İçeriğe geç
AC
11. Ceza Dairesi Esas: 2024/5975 Karar: 2025/3020 Tarih: 2025

Yargıtay 11. Ceza Dairesi E.2024/5975 K.2025/3020

11. Ceza Dairesi 2024/5975 E. , 2025/3020 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SAYISI : 2013/380 E., 2015/460 K. SUÇ : Dolandırıcılık, özel belgede sahtecilik HÜKÜMLER : Mahkumiyet TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : İncelemeksizin iade, ret Bakırköy 11. Asliye Ceza Mahkemesinin 07.09.2015, 23.03.2018 tarihli ve 2013/38

Karar Özeti

11. Ceza Dairesi 2024/5975 E. , 2025/3020 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SAYISI : 2013/380 E., 2015/460 K. SUÇ : Dolandırıcılık, özel belgede sahtecilik HÜKÜMLER : Mahkumiyet TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : İncelemeksizin iade, ret Bakırköy 11. Asliye Ceza Mahkemesinin 07.09.2015, 23.03.2018 tarihli ve 2013/38

Karar Detayı

11. Ceza Dairesi 2024/5975 E. , 2025/3020 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SAYISI : 2013/380 E., 2015/460 K. SUÇ : Dolandırıcılık, özel belgede sahtecilik HÜKÜMLER : Mahkumiyet TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : İncelemeksizin iade, ret Bakırköy 11. Asliye Ceza Mahkemesinin 07.09.2015, 23.03.2018 tarihli ve 2013/380 Esas, 2015/460 Karar sayılı asıl kararının ve ek kararının sanık tarafından temyizi üzerine yapılan ön inceleme neticesinde gereği düşünüldü: 1. Sanığın, Özel Belgede Sahtecilik Suçundan Kurulan 23.03.2018 Tarihli Hükme Yönelik Temyiz Başvurusu Yönünden; 5320 sayılı Ceza Muhakemesi Kanununun Yürürlük ve Uygulama Şekli Hakkında Kanun'un 8/1. maddesinin "Bölge adliye mahkemelerinin, 26.9.2004 tarihli ve 5235 sayılı Adlî Yargı İlk Derece Mahkemeleri ile Bölge Adliye Mahkemelerinin Kuruluş, Görev ve Yetkileri Hakkında Kanunun geçici 2’nci maddesi uyarınca Resmî Gazetede ilân edilecek göreve başlama tarihinden önce verilen kararlar hakkında, kesinleşinceye kadar Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu'nun 322 nci maddesinin dördüncü, beşinci ve altıncı fıkraları hariç olmak üzere, 305 ilâ 326 ncı maddeleri uygulanır. (Ek cümle: 1/7/2016-6723/33 md.) Bu kararlara ilişkin dosyalar bölge adliye mahkemelerine gönderilemez." şeklinde düzenlendiği, sanık hakkında incelemeye konu dosyadaki hükmün esasının daha önce Yargıtay incelemesinden geçmemiş, bölge adliye mahkemelerinin göreve başladığı 20.07.2016 tarihinden sonra ilk kez verilmiş hüküm olması nedeniyle kanun yolu incelemesinin istinaf olduğu anlaşılmakla, istinaf talebinin merciince incelenmesi için dava dosyasının, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle İNCELENMEKSİZİN İADESİNE, 2. Sanığın, Dolandırıcılık Suçundan Kurulan 07.09.2015 Tarihli Hükme Yönelik Temyiz Başvurusu Yönünden; Gerekçeli kararın sanığa, 07.09.2015 tarihinde tebliğ edildiği ancak, bu tebliğ işlemi 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 35/3. maddesinde bulunan "ilgili taraf serbest olmayan bir kişi veya tutuklu ise tebliğ edilen karar kendisine okunup anlatılır” şeklindeki düzenleme uyarınca tebliğ tarihinde cezaevinde bulunan sanığa “okunup anlatılmak suretiyle” tebliğ edilmediğinden usulsüz ise de; Bakırköy 11. Asliye Ceza Mahkemesinin 31.05.2017 tarihli infazın durdurulmasına yer olmadığına dair kararının sanığa tebliğ edildiği ve sanığın bu ek karara karşı 09.06.2017 tarihli dilekçe ile itiraz ettiği tarihte hükümden haberdar olduğu halde, karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33. maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8. maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 310/1. maddesinde belirlenen bir haftalık kanunî süre geçtikten sonra 04.09.2024 tarihinde temyiz isteğinde bulunduğu, hükmün, 1412 sayılı Kanun’un 305/1. maddesi gereği re’sen temyize de tabi olmadığı anlaşılmakla, sanığın temyiz isteğinin, 1412 sayılı Kanun’un 317. maddesi gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle REDDİNE, 10.03.2025 tarihinde karar verildi.

Özgün Analiz

Olay Özeti: Bakırköy 11. Asliye Ceza Mahkemesi, sanık hakkında dolandırıcılıktan 07.09.2015 tarihli, özel belgede sahtecilikten ise 23.03.2018 tarihli mahkûmiyet hükümleri kurmuş; sanık her iki hükmü de 2024 yılında temyiz etmiştir. Yargıtay 11. Ceza Dairesi iki hükmü farklı kanun yolu rejimlerine tabi tutarak ayrı ayrı incelemiştir.

Hukuki İlke: 5320 sayılı Kanun'un 8/1 maddesi uyarınca bölge adliye mahkemelerinin göreve başladığı 20.07.2016'dan sonra ilk kez verilen ve daha önce Yargıtay incelemesinden geçmemiş hükümlerin kanun yolu istinaftır; bu tarihten önceki hükümlerde ise cezaevindeki sanığa CMK'nın 35/3 maddesine uygun okunup anlatılarak tebliğ yapılmamış olsa bile, sanığın hükümden fiilen haberdar olduğu tarihten itibaren CMUK'un 310/1 maddesindeki bir haftalık süre işler.

Uygulama Sonucu: Daire, 2018 tarihli sahtecilik hükmüne yönelik başvuruyu istinaf merciince incelenmek üzere incelenmeksizin iade etmiş; 2015 tarihli dolandırıcılık hükmü yönünden ise sanığın 2017'de infaz dosyasındaki itirazıyla hükümden haberdar olmasına rağmen 2024'te temyiz ettiğini belirleyerek istemi CMUK'un 317. maddesi gereği oy birliğiyle reddetmiştir.

Dava Strateji Notu: Aynı dosyada farklı tarihlerde kurulan hükümlerin kanun yolları farklılaşabilir; 20.07.2016 öncesi ve sonrası hükümler için temyiz-istinaf ayrımı mutlaka kontrol edilmelidir. Usulsüz tebliğ savunması da sınırsız değildir: müvekkilin infaz aşamasındaki itiraz dilekçeleri gibi hükümden haberdar olduğunu gösteren işlemler süreyi başlatır ve yıllar sonraki temyizi kurtarmaz.

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu emsali kullanmak için avukat desteği alın.

Görüşme Planla