İçeriğe geç
AC
11. Ceza Dairesi Esas: 2024/6660 Karar: 2025/3483 Tarih: 2025

Yargıtay 11. Ceza Dairesi E.2024/6660 K.2025/3483

11. Ceza Dairesi 2024/6660 E. , 2025/3483 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Sulh Ceza Hakimliği SAYISI : 2022/7062 Değişik iş SUÇ : Bilişim sistemlerinin banka veya kredi kurumlarının araç olarak kullanılması suretiyle dolandırıcılık, resmi belgede sahtecilik KARAR : Kovuşturmaya yer olmadığına dair karara karşı yapılan it

Karar Özeti

11. Ceza Dairesi 2024/6660 E. , 2025/3483 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Sulh Ceza Hakimliği SAYISI : 2022/7062 Değişik iş SUÇ : Bilişim sistemlerinin banka veya kredi kurumlarının araç olarak kullanılması suretiyle dolandırıcılık, resmi belgede sahtecilik KARAR : Kovuşturmaya yer olmadığına dair karara karşı yapılan it

Karar Detayı

11. Ceza Dairesi 2024/6660 E. , 2025/3483 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Sulh Ceza Hakimliği SAYISI : 2022/7062 Değişik iş SUÇ : Bilişim sistemlerinin banka veya kredi kurumlarının araç olarak kullanılması suretiyle dolandırıcılık, resmi belgede sahtecilik KARAR : Kovuşturmaya yer olmadığına dair karara karşı yapılan itirazın reddi KANUN YARARINA BOZMA YOLUNA BAŞVURAN : Adalet Bakanlığının istemi üzerine Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : İlgili kararın kanun yararına bozulması Denizli Cumhuriyet Başsavcılığının 21.09.2022 tarihli ve 2022/28528 Soruşturma, 2022/15519 Karar sayılı kovuşturmaya yer olmadığına dair kararına karşı yapılan itirazın reddine ilişkin merci Denizli 2. Sulh Ceza Hakimliğinin 15.02.2023 tarihli ve 2022/7062 Değişik İş sayılı kararının, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 271/4. maddesi uyarınca kesin nitelikte olması sebebiyle karar tarihi olan 15.02.2023’de kesinleştiği belirlenmiştir. Adalet Bakanlığının, 5271 sayılı Kanun'un 309/1. maddesi uyarınca, 14.07.2023 tarihli ve 2023/10176 sayılı evrakı ile kanun yararına bozma istemine istinaden düzenlenen, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 06.09.2023 tarihli ve KYB-2023/88636 sayılı Tebliğnamesi ile dava dosyası Daireye gönderilmekle, gereği düşünüldü: I. İSTEM Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 06.09.2023 tarihli ve KYB-2023/88636 sayılı kanun yararına bozma isteminin; “Dosya kapsamına göre, müşteki vekilinin müşteki adına 31/01/2019 keşide tarihli 100.000,00 TL bedelli, 0012851 seri numaralı keşidecisi... olan ancak...'ün oğlu şüpheli ... tarafından babası adına imza atılarak çek düzenlendiğini, müştekinin kendi adına düzenlenen çeki ... Petrol'e ciro ettirdiğini, 11/02/2019 tarihinde çek keşidecisinin... adına şüpheli ... tarafından ... Petrol'den teslim alındığını, şüphelinin çeki aldıktan sonra çek üzerindeki keşide tarihinde 13/07/2019 şeklinde değişiklik yaptığını ve paraflayarak ... Petrol'e tekrar verdiğini, daha sonra ...'ün çeki teslim alarak çek üzerinde oynama yaparak keşide tarihini 23/01/2020 olacak şekilde parafladığını, şüphelinin kötü niyetle hareket ederek keşide tarihi geçen çek hakkında müştekinin muvafakati olmaksızın yeni bir keşide tarihi belirlediği ve eşinin şirket yetkilisi olduğu ... Gıda adına kendisi imza atarak çeki yeniden tedavüle sokmak suretiyle müşteki aleyhine icra takibine başlandığı her ne kadar şüpheli ... Petrol'e ödeme yaptığını iddia etmişse de; ödemenin müşteki tarafından yapıldığı böylelikle müştekinin hem icra dosyasına hem de çeki alırken ... Petrol'e çek bedeli olan 100.000,00 Türk lirasını ödemek zorunda bırakıldığı, müşteki ile şüpheli hakkında şikayet konusu aynı çeke ilişkin öncesinde Denizli 1. Ağır Ceza Mahkemesinin 2021/54 esas 2022/395 sayılı kararı ile açılmış olan kamu davası bulunduğu, fakat şikayet konusu eylemin anılan davada dava konusu edilmediği belirterek şikayetçi olması üzerine başlatılan soruşturma sonunda; Denizli Cumhuriyet Başsavcılığınca; Denizli 1. Ağır Ceza Mahkemesinin şüpheli hakkındaki beraat hükmünün gerekçelerinde de bahsedildiği şekilde; ticari temaüller ve bir kambiyo evrakı olan çeklerin ciro yolu ile el değiştirmesi olgusu karşısında, ticari defterler üzerinde aldırılan bilirkişi raporunda sanığın da, en başta hatır çeki olarak verdiği çeke yönelik dava dışı ... Akaryakıt Pazarlama San. Tic. A.Ş'ye yönelik ödemesinin de olması hususu bir arada değerlendirildiğinde, sanığın yaptığı ödeme akbinde ciro ile çeki geri alıp, akabinde müşteki adına yaptığı ödeme için müştekiye rücu ettiği şeklindeki savunma olgusu, gerek ticari hayat teamülleri, gerek dava dışı ... Akaryakıt Pazarlama San. Tic. A.Ş'ye ait ticari defterlerdi yapılan inceleme ve gerekse de suça konu çekin arkasındaki ciro silsilesi nazara alındığında, somut olaya uygun olduğu değerlendirilmiş ve bu gerekçeler ile bu şekildeki savunmaya itibar edildiği; sanığın anılan mahkemedeki sorgusunda; sanık mezkur çekin bir hatır çeki olduğunu savunmuş, bu hususun katılanın anılan mahkemedeki 20/01/2022 tarihli celsedeki beyanıyla da doğruladığı, söz konusu beyanlar karşısında mahkemenin sanık ve katılan arasında gerçek bir ticari ilişkinin bulunmadığı değerlendirmesine atıfta bulunularak ve bu yönüyle senedin gerçek bir hukuki sebebe dayanmadığı kanaatine varılarak, çekin keşideciye iade edilmesinden sonra keşidecisi tarafından üzerine değişiklik yapılmasının evrakta sahtecilik suçunu oluşturmayacağı gerekçesiyle kovuşturmaya yer olmadığına ilişkin karar verilmiş ise de; Benzer bir olay sebebi ile Yargıtay 11. Ceza Dairesinin 12/01/2022 tarih ve 2022/42 esas 2022/302 karar sayılı ilamında;'' somut olayda şüphelinin yetkilisi olduğu ... Gıda Tarım Ürn. San. Tic. Ltd Şti. tarafından müştekiye verilen QNB Finansbank .... Şubesi'ne ait 27.04.2019 keşide tarihli, 100.000,00 Türk lirası bedelli ve CÇ 0307265 seri numaralı çekin bedelinin ödenmesi üzerine müştekinin cirosu iptal edilmeksizin şüpheli şirkete iade edilmesini müteakip, şüpheli tarafından çekin keşide tarihinde düzeltme yapılmak suretiyle tedavüle sokulduğu ve ödemesi yapılmadığı için icra takibine konu edilmiş olması, bu durumun şüpheli tarafından da alınan ifadesi ile ikrar edilmiş olması karşısında, resmi belgede sahtecilik ve dolandırıcılığa teşebbüs suçları yönünden delillerin kamu davası açılması için yeterli olduğu, mevcut durumun mahkemesince takdir ve değerlendirilmesi gerektiği gözetilmeden itirazın kabulü yerine, yazılı şekilde reddine karar verilmesinde isabet görülmediğinden'' şeklindeki açıklamalar dikkate alındığında; Somut olayda, şüphelinin Denizli 1. Ağır Ceza Mahkemesinin anılan dosyasındaki gerekçeli kararından sanığın kendi borcu olmayan kendine ait çeki dava dışı ... Akaryakıt Pazarlama Sanayi Tic. ve A.Ş.'ye kendisinin ödediğini, çekin ödeme nedeniyle kendisine geçtiğini, mahkemece şüphelinin yaptığı ödeme akabinde ciro ile çeki geri alıp yapmış olduğu ödeme için müştekiye rücu ettiği şeklindeki savunmasının bulunduğu ve dosya içinde yer alan 13/07/2019 tarihli çek iade bordrosundan da çekin şüpheliye iade edildiğinin anlaşılması karşısında kamu davasının açılmasını gerektirir yeterli delillerin mevcut bulunduğu, bu delillerin mahkemesince takdir ve değerlendirilmesi gerektiği gözetilmeden itirazın kabulü yerine, yazılı şekilde reddine karar verilmesinde isabet görülmemiştir.“ Şeklindeki gerekçeye dayandığı anlaşılmıştır. II. GEREKÇE 1. 5271 sayılı Kanun‘un 160 ıncı maddesinin birinci ve ikinci fıkralarında; Cumhuriyet savcısının, ihbar veya başka bir suretle bir suçun işlendiği izlenimini veren bir hâli öğrenir öğrenmez kamu davasını açmaya yer olup olmadığına karar vermek üzere hemen işin gerçeğini araştırmaya başlayacağı, maddî gerçeğin araştırılması ve adil bir yargılamanın yapılabilmesi için, emrindeki adlî kolluk görevlileri marifetiyle, şüphelinin lehine ve aleyhine olan delilleri toplayarak muhafaza altına almakla ve şüphelinin haklarını korumakla yükümlü olduğu belirlenmiştir. 2. 5271 sayılı Kanun’un, “Kovuşturmaya yer olmadığına dair karar” başlıklı 172 nci maddesinin birinci fıkrası; “(1) Cumhuriyet savcısı, soruşturma evresi sonunda, kamu davasının açılması için yeterli şüphe oluşturacak delil elde edilememesi veya kovuşturma olanağının bulunmaması hâllerinde kovuşturmaya yer olmadığına karar verir. Bu karar, suçtan zarar gören ile önceden ifadesi alınmış veya sorguya çekilmiş şüpheliye bildirilir. Kararda itiraz hakkı, süresi ve mercii gösterilir. ...“ Şeklinde düzenlenmiştir. 3. 5271 sayılı Kanun’un, “Cumhuriyet savcısının kararına itiraz” başlıklı 173 üncü maddesinin inceleme konusu ile ilgili olan birinci, ikinci, üçüncü ve dördüncü fıkralarında; “(1) Suçtan zarar gören, kovuşturmaya yer olmadığına dair kararın kendisine tebliğ edildiği tarihten itibaren onbeş gün içinde, bu kararı veren Cumhuriyet savcısının yargı çevresinde görev yaptığı ağır ceza mahkemesinin bulunduğu yerdeki sulh ceza hâkimliğine itiraz edebilir. (2) İtiraz dilekçesinde, kamu davasının açılmasını gerektirebilecek olaylar ve deliller belirtilir. (3)(Değişik: 18/6/2014-6545/71 md.) Sulh ceza hâkimliği, kararını vermek için soruşturmanın genişletilmesine gerek görür ise bu hususu açıkça belirtmek suretiyle, o yer Cumhuriyet başsavcılığından talepte bulunabilir; kamu davasının açılması için yeterli nedenler bulunmazsa, istemi gerekçeli olarak reddeder; itiraz edeni giderlere mahkûm eder ve dosyayı Cumhuriyet savcısına gönderir. Cumhuriyet savcısı, kararı itiraz edene ve şüpheliye bildirir. (4) (Değişik: 25/5/2005 - 5353/26 md.) Sulh ceza hâkimliği istemi yerinde bulursa, Cumhuriyet savcısı iddianame düzenleyerek mahkemeye verir. Hükümleri yer almaktadır. 4. Kanun‘da yer alan düzenlemelerden de görüleceği üzere; Cumhuriyet savcısı, suçun işlenip işlenmediğinin tespiti bakımından hemen işin gerçeğini araştırmaya başlamalı, toplanan delillerin suçun işlendiği hususunda yeterli şüphe oluşturduğu kanısına ulaştığında iddianame düzenleyerek kamu davası açmalı, aksi halde 5271 sayılı Kanun’un 172 nci maddesi gereğince kovuşturma yapılmasına yer olmadığına dair karar vermelidir. 5. Kovuşturmaya yer olmadığına dair kararı itiraz üzerine inceleyen Sulh Ceza Hakimliği, kamu davası açılması için yeterli delil bulunmaması durumunda itirazın reddine, yeterli delil bulunması durumunda itirazın kabulüne veya eksik soruşturma nedeniyle soruşturmanın genişletilmesine karar verebilecektir. 6. Bu kapsamda inceleme konusu soruşturma dosyası değerlendirildiğinde; şikayetçi vekilinin 07.02.2020 tarihli dilekçesinde; keşidecisi... olan 31.01.2019 tarihli 100.000,00 TL bedelli çekin şikayetçi ... (... ve ... oğlu) adına düzenlendiğini, şikayetçinin bu çeki cirolayarak ... Petrol isimli iş yerine verdiğini, bununla birlikte çekin keşidecisi...'ün oğlu olan şüpheli ... tarafından ... Petrol'den teslim alınan çekin, keşide tarihi değiştirilerek ... Gıda şirketine verildiğini, bu şirket tarafından da şikayetçiye icra takibi başlatıldığını, böylece şüpheli ...'ün, çeki şikayetçiye verirken babası yerine keşideci imzası atmak ve sonradan çekteki keşide tarihini değiştirmek suretiyle atılı suçları işlediğini iddia etmesi üzerine başlatılan soruşturma neticesinde, Denizli Cumhuriyet Başsavcılığının 08.12.2020 tarihli ve 2020/12512 Esas sayılı iddianamesi ile "...müşteki ve şüphelinin amca çocukları olduğu, aralarında bulunan ticarete istinaden hakkında ek kovuşturmaya yer olmadığına dair karar verilen ...'ün keşideci olarak düzenlediği görülen ve lehtarın müşteki ... olduğu, 31/01/2019 tarihli Vakıfbank'a ait 100.000,00 TL'lik çekin şüpheli tarafından babası olan ... adına bilgisi olmadan imzasını atarak verdiği, daha sonra bu çekin icraya konulduğu ve ...'ün bilgisi olmadığından bahisle itiraz ettiği, şüphelinin alınan savunmasında; babasının adına değil vekaleten imza attığını beyan ederek çeki imzaladığını ikrar ettiği, çek incelendiğinde vekaleten imza atıldığına dair herhangi bir yazının olmadığı ...'ün bilgisi dışında imzalanıp dolandırma kastı ile müştekiye verildiği, şüpheli tarafından imzaya itiraz edileceğinin bilindiği ve bu hileli hareket ile müştekinin dolandırma eylemi esnasında çek kullanılmak suretiyle bankanın aracı kılındığı ve böylece müştekinin alacağı olan parayı almamasını sağlayıp evrakta sahtecilik yaparak sevk maddesinde yazılı suçları işlediği..." denilmek suretiyle şüpheli ... (.... ve ... oğlu) hakkında bilişim sistemlerinin banka veya kredi kurumlarının araç olarak kullanılması suretiyle dolandırıcılık ve resmi belgede sahtecilik suçlarından kamu davası açıldığı, yapılan yargılama sonucunda, Denizli 1. Ağır Ceza Mahkemesinin, 06.09.2022 tarihli ve 2021/54 Esas, 2022/395 Karar sayılı kararı ile "...suça konu çekin keşidecisi sanık, lehdarı müşteki olup, çekin arka yüzünde lehdar olan müşteki tarafından yapılan ciro bulunmakta, bu ciro ile çekin dava dışı ... tekstile geçtiği anlaşılmaktadır. Buna göre, mahkememizin 20.01.2022 tarihli 2 nolu celsesinde alınan beyanında, suça konu çekin hatır çeki olduğunu, sanık ile arasında bir ticari ilişki bulunmadığını, hatır çeki olarak sanıktan 3-4 tane çek aldığını, ancak suça konu çeki ve hatır çeki olarak aldığı çekleri verdiği muhataplarına borçlarını ödediğini nitekim suça konu çek yönünden de, suça konu çekin, herhangi bir hukuki ve ticari ilişkiye dayanmaksızın, sanık tarafından hatır çeki olarak keşide edilip akrabası olan müştekiye verildiği, müştekinin bu çeki cirolayarak kendi borcu bulunan dava dışı ... Akaryakıt Pazarlama San. Tic. Aş'ye verildiği, sonrasında ise çekin keşideci sanığa geçtiği anlaşılmaktadır. Duruşmada hem müşteki hem de sanık, suça konu çekin ... Akaryakıt Pazarlama San. Tic. Aş'ye kendileri tarafından ödendiğini beyan etmişler; buna göre sanık, kendi borcu olmayan tarafına ait çeki dava dışı ... Akaryakıt Pazarlama San. Tic. Aş'ye kendisinin ödediğini, çekin ödeme nedeniyle kendisine geçtiğini; müşteki ise suça konu çeki ... Akaryakıt Pazarlama San. Tic. Aş'ye kendisinin ödediğini beyanla, çekin sanığa nasıl geçtiğini hukuken tam olarak izah edemediği görülmüştür. İki tarafın bu iddiaları karşısında, dava dışı ... Akaryakıt Pazarlama San. Tic. Aş.'nin ticari defterleri üzerinde inceleme yapılmış, bilirkişi raporu aldırılmıştır. Alınan rapor uyarınca, hem sanığın hem de müştekinin, suça konu çek makabilinde ... Akaryakıt Pazarlama San. Tic. Aş'ye ödemesinin bulunduğu görülmüştür. Ancak; ticari temaüller ve bir kambiyo evrakı olan çeklerin ciro yolu ile el değiştirmesi olgusu karşısında, ticari defterler üzerinde aldırılan bilirkişi raporunda sanığın da, en başta hatır çeki olarak verdiği çeke yönelik dava dışı ... Akaryakıt Pazarlama San. Tic. Aş'ye yönelik ödemesinin de olması hususu bir arada değerlendirildiğinde, sanığın yaptığı ödeme akabinde ciro ile çeki geri alıp, akabinde müşteki adına yaptığı ödeme için müştekiye rücu ettiği şeklindeki savunma olgusu, gerek ticari hayat teamülleri, gerek dava dışı ... Akaryakıt Pazarlama San. Tic. Aş'e ait ticari defterlerde yapılan inceleme ve gerekse de suça konu çekin arkasındaki ciro silsilesi nazara alındığında, somut olaya uygun olduğu değerlendirilmiş ve bu gerekçeler ile bu şekildeki savunmaya itibar edilmiştir. Öte yandan yukarıda da belirtildiği üzere; sanık mahkememizce sorgusu yapılan sanık mezkur çekin bir hatır çeki olduğunu savunmuş, bu husus katılanın 20/01/2022 tarihli celsedeki beyanıyla da doğrulanmıştır. Söz konusu beyanlar karşısında mahkememizce sanık ve katılan arasında gerçek bir ticari ilişkinin bulunmadığı ve bu yönüyle senedin gerçek bir hukuki sebebe dayanmadığı kanaatine varılmıştır. Her ne kadar sanık tarafından babası olan... namına çek keşide edip katılana verdiği ve bu suretle üzerine atılı nitelikli dolandırıcılık ve resmi belgede sahtecilik suçunu işlediği iddia edilmiş ise de; mahkememizce tanık olarak dinlenen... ile sanık arasındaki Vakıfbank'ın 23/03/2022 tarihli cevabi yazısı ekinde gönderilen vekaletnameden de anlaşılacağı üzere sanık ile aralarında kambiyo taahhüdünde bulunabilme yetkisinin bulunmadığı, fakat bu yönde zımni bir iradelerinin bulunduğu anlaşılmıştır. Katılanın da beyanıyla doğruladığı şekliyle, sanık tarafından verilmiş bir hatır çekiyle sanığın katılana zarar verme bilinç ve iradesi ile hareket etmiş olmasından söz edilemeyeceği ve TCK'nın 21/2. maddesindeki "suçun oluşması kastın varlığına bağlıdır..." hükmü de göz önünde tutularak sanığın üzerine atılı suçlar yönünden kastı bulunmadığı..." gerekçesiyle her iki suç yönünden de ayrı ayrı beraat kararları verildiği ve bu hükümlerin Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 9. Ceza Dairesinin, 17.05.2023 tarihli ve 2022/4260 Esas, 2023/1839 Karar sayılı ilamı ile istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmek suretiyle kesinleştiği, bu kez şikayetçi vekilinin 13.09.2022 tarihli dilekçesi ile aynı hususlar anlatıldıktan sonra, Denizli Cumhuriyet Başsavcılığının 08.12.2020 tarihli ve 2020/12512 Esas sayılı iddianamesinin eksik bırakıldığının, keşide tarihindeki sahtecilik yönünden dava açılmadığının iddia olunmasını müteakip, Denizli Cumhuriyet Başsavcılığının 21.09.2022 tarihli ve 2022/28528 Soruşturma, 2022/15519 Karar sayılı kararı ile "...çekin keşideciye iade edilmesinden sonra keşidecisi tarafından üzerinde değişiklik yapılması sahtecilik suçunu oluşturmayacağı, yetkisiz kişi tarafından çekin imzalandığına ilişkin müştekilerin iddialarına yönelik daha önce soruşturma yürütüldüğü ve iddianame tanzim edilerek Denizli 1.Ağır Ceza Mahkemesi'nin 2021/54 esas 2022/395 karar sayılı ilamı ile beraat kararı verildiği..." denilerek kovuşturmaya yer olmadığına dair karar verildiği anlaşılmakla; Denizli 1. Ağır Ceza Mahkemesinin, 06.09.2022 tarihli ve 2021/54 Esas, 2022/395 Karar sayılı dosyası kapsamında yapılan yargılama sonucu verilen ve kesinleşen beraat kararlarının gerekçesinde yer alan "...sanık ve katılan arasında gerçek bir ticari ilişki bulunmadığı, sanığın suça konu çeki, katılana hatır çeki olarak verdiği ve sanığın ... Petrol'e çek bedelini ödeyip geri aldıktan sonra, katılan adına yaptığı ödeme için katılana rücu ettiği..." şeklindeki kabul karşısında, kanun yararına bozma istemindeki düşünce yerinde görülmediğinden reddine karar vermek gerekmiştir. III. KARAR Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, kanun yararına bozma istemi doğrultusunda düzenlediği tebliğnamedeki düşünce yerinde görülmediğinden KANUN YARARINA BOZMA İSTEMİNİN oy birliğiyle REDDİNE, Dosyanın, mahalline gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 17.03.2025 tarihinde karar verildi.

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu emsali kullanmak için avukat desteği alın.

Görüşme Planla