KÜNYE
11. Ceza Dairesi 2024/6778 E., 2025/13244 K.
- Karar tarihi
- 16 Ekim 2025
- Konu
- Dolandiricilik İban Magduriyeti
- Mahkemesi
- Asliye Ceza Mahkemesi
- Sayısı
- 2024/475 E., 2024/542 K
- Suç
- Dolandırıcılık
- Karar
- Mahkumiyet
- Tebliğname görüşü
- Düşme
Karar Detayı
281 kelime·1 dk okuma
Anayasa’nın 40/2. maddesi ile 5271 sayılı CMK'nın 34/2, 231/2 ve 232/6. maddeleri uyarınca hüküm ve kararlarda, başvurulacak kanun yolu, mercii, başvuru şekli, süresi ve bu sürenin ne zaman başlayacağının açıkça ve ilgiliyi yanıltmayacak biçimde gösterilmesinin gerektiği anlaşılmakla,
Mahkemece kurulan hüküm fıkrasında temyiz süresinin "15 gün" olarak belirtilmesi suretiyle temyiz süresi konusunda yanıltıcı ifade kullanıldığı ve sanıkların temyiz dilekçelerinin Mahkemece hatalı şekilde belirtilen süre içerisinde sunulduğu gözetilerek sanıkların temyiz isteğinin de kanuni süresi içinde yapılmış olduğu kabul edilerek yapılan ön inceleme neticesinde; sanıklar hakkında bozma üzerine kurulan hükümlerin temyiz edilebilir oldukları, temyiz edenlerin hükümleri temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, temyiz istemlerinin süresinde olduğu,
temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle, gereği düşünüldü: Sanıklara isnat edilen "dolandırıcılık" suçunun TCK 157/1 maddesinde öngörülen cezanın türü ve üst sınırı itibariyle TCK 66/1-e ve 67/4 maddelerinde öngörülen 8 yıllık asli, 12 yıllık olağanüstü dava zamanaşımı süresine tabi bulunmakla, TCK 67/2-a maddesi gereğince asli dava zamanaşımı süresini kesen son işlemin, bozma öncesi mahkumiyet hükümlerinin verildiği 08/03/2016 tarihi olduğu ve asli dava zamanaşımı süresinin,
uzlaşma sürecinde duran süre de eklendiğinde hükümlerin tarihine kadar dolduğu gözetilmeden yargılamaya devamla mahkûmiyet hükümleri kurulması, Yasaya aykırı, sanıkların temyiz itirazları bu nedenle yerinde görüldüğünden, sair yönleri incelenmeksizin, 5320 sayılı kanunun 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK 321. maddesi gereğince hükümlerin BOZULMASINA, ancak yeniden yargılama yapılmasını gerektirmeyen bu hususta aynı kanunun 322. maddesinde öngörülen yetkiye dayanılarak karar verilmesi mümkün olduğundan sanıklar hakkında açılan kamu davalarının gerçekleşen zamanaşımı nedeniyle TCK 66/1-e,
Özgün Analiz
Olay Özeti
Olay Özeti: Asliye Ceza Mahkemesi, bozma üzerine yürüttüğü yargılamada sanıkları dolandırıcılık suçundan yeniden mahkum etmiş; hüküm fıkrasında temyiz süresi yanlış biçimde 15 gün gösterilmiş ve sanıklar bu süre içinde temyiz dilekçesi vermiştir. 11. Ceza Dairesi, yanıltıcı bildirime dayanan başvuruları süresinde kabul ederek incelemeyi yapmıştır.
Hukuki İlke
Hukuki İlke: Anayasa'nın 40/2 ve CMK 34/2, 231/2, 232/6 maddeleri uyarınca kararlarda kanun yolu, mercii, şekli ve süresi ilgiliyi yanıltmayacak biçimde gösterilmelidir; ayrıca TCK 157/1'deki dolandırıcılık, TCK 66/1-e ve 67/4 uyarınca 8 yıllık asli ve 12 yıllık olağanüstü zamanaşımına tabi olup, TCK 67/2-a gereği süreyi kesen son işlemden sonra uzlaşmada duran süre de eklenerek asli zamanaşımı dolmuşsa mahkumiyet kurulamaz.
Uygulama Sonucu
Uygulama Sonucu: Bozma ve düşme: Asli dava zamanaşımını kesen son işlem olan 08/03/2016 tarihli bozma öncesi mahkumiyetten hüküm tarihine kadar sürenin dolduğu gözetilmeden yargılamaya devam edilmesi yasaya aykırı bulunmuş, hükümler bozularak kamu davaları CMK 223/8 uyarınca zamanaşımından düşürülmüştür.
Dava Strateji Notu
Dava Strateji Notu: Basit dolandırıcılıkta bozmayla uzayan yargılamalarda sekiz yıllık asli zamanaşımı sıklıkla dolar; müdafi süreyi kesen son işlemi saptayıp uzlaştırmada duran dönemi ekleyerek hesabı her celse güncellemelidir. Karardaki yanlış temyiz süresi bildirimi ise geç kalmış görünen başvuruları kurtaran bağımsız bir dayanaktır.