Karar Özeti
11. Ceza Dairesi 2024/6795 E. , 2026/3423 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2024/560 E., 2024/556 K. SUÇ : Dolandırıcılık HÜKÜM : Mahkûmiyet TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Esastan ret İlk Derece Mahkemesince verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın temyiz
Karar Detayı
11. Ceza Dairesi 2024/6795 E. , 2026/3423 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2024/560 E., 2024/556 K. SUÇ : Dolandırıcılık HÜKÜM : Mahkûmiyet TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Esastan ret İlk Derece Mahkemesince verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenlerin hükmü temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, temyiz istemlerinin süresinde olduğu, temyiz dilekçelerinde temyiz sebeplerine yer verildiği, temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü: I. HUKUKİ SÜREÇ 1. Ankara 18. Asliye Ceza Mahkemesinin, 06.10.2021 tarihli ve 2021/913Esas ve 2021/1387 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında güveni kötüye kullanma suçundan, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 223/2-e. maddesi uyarınca beraat kararı verilmiştir. 2. Anılan kararın katılan vekili ve Cumhuriyet savcısı tarafından istinaf edilmesi üzerine, Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 25. Ceza Dairesinin 11.05.2023 tarihli ve 2021/2042 Esas, 2023/842 Karar sayılı kararı ile ; olayın tek tanığı konumunda bulunan ve CMK 210/1 ve 236/1 maddeleri gereğince beyanının alınması zorunlu olan.... ve .... A.Ş.nin olay tarihindeki yetkilisinin savunma kapsamında tanık sıfatıyla anlatımlarının tespiti, katılan tarafından sanığa hangi tarihlerde ne miktarda ödemeler yapıldığı, katılan tarafından alacağı daireye karşılık sanığa hangi taşınmazı hangi tarihte devrettiği, taşınmazın ...’a devrinin katılanla sanık arasında yapılan haricen taşınmaz satış sözleşmesinin düzenlenme tarihinden önce veya sonra yapılıp yapılmadığı hususlarının kesin surette açıklığa kavuşturulup buna ilişkin belgeler denetime olanak verecek şekilde temin edildikten sonra, sanığın katılana satışını vaad ettiği taşınmazı aynı zamanda başka bir kişiye sattığının tespiti halinde eylemin TCK’nın 157/1 maddesi kapsamında dolandırıcılık suçunu oluşturup oluşturmayacağı tartışılarak sonucuna göre sanığın hukuki durumunun değerlendirilmesi gerektiği gözetilmeden, eksik araştırma sonucu karar verildiği gerekçesiyle hükmün bozulmasına karar verilmiştir. 3. Ankara 18. Asliye Ceza Mahkemesinin bozmaya uyarak eksik hususları ikmal ettiği ve 03.01.2024 tarihli ve 2023/499 Esas, 2024/4 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında 5237 sayılı Kanun'un 157/1. 62, ve 53. maddeleri uyarınca 2 yıl 6 ay hapis ve 16.660 TL adli para cezası ile cezalandırılmalarına karar verilmiştir. 4. Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 25. Ceza Dairesinin, yukarıda belirtilen kararı ile sanık hakkında İlk Derece Mahkemesince kurulan hükme yönelik katılan vekili ve sanık müdafiinin istinaf başvurusunun 5271 sayılı Kanun’un 280/1-a maddesi uyarınca esastan reddine karar verilmiştir. II. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri Sanık Müdafiinin Temyiz İstemi Sanık ile katılan arasındaki ihtilafın özel hukuk kapsamında kalan hukuki ihtilaf niteliğinde olup sanığın üzerine atılı suçun sabit olmadığına ilişkindir. Katılan Vekilinin Temyiz İstemi Sanığın eyleminin TCK'nın 158/1-h kapsamında kalan nitelikli dolandırıcılık olduğuna ilişkindir. B. Değerlendirme ve Gerekçe 5271 sayılı Kanun’un 280/1-e ve f bentlerinde Bölge Adliye Mahkemelerinin duruşma açmaksızın hükmün bozulmasına karar verebileceği hallerin sınırlı olarak sayıldığı, dosya içeriğine göre, sanık hakkında Ankara 18. Asliye Ceza Mahkemesinin, 06.10.2021 tarihli ve 2021/913Esas ve 2021/1387 Karar sayılı beraat kararının aleyhe istinaf edilmesi üzerine inceleme yapan Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 25. Ceza Dairesince 5271 sayılı Kanun'un 280/1-f maddesine yollamada bulunularak duruşma açılmaksızın beraat hükmünün eksik inceleme nedeniyle bozulmasına karar verildiği, oysa ki anılan fıkranın (e) ve (f) bentlerinde İlk derece mahkemesi kararlarının hangi hallerde bozulabileceğinin açık ve tahdidi şekilde belirtildiği, verilen bu bozma kararının aynı Kanun’un 280/1-e ve f bentlerinde sınırlı olarak sayılan bozma nedenleri arasında gösterilmediği, Bölge Adliye Mahkemesi Ceza Dairesi tarafından duruşma açarak karar vermek yerine sınırlı olarak sayılan bozma nedenleri göz ardı edilerek dosya üzerinden yapılan inceleme neticesinde hukuka aykırı şekilde 11.05.2023 tarihli bozma kararının verildiği ve anılan karara karşı direnme yetkisi bulunmayan İlk Derece Mahkemesince bozmaya uyularak yeniden hüküm kurulduğu, söz konusu kararın aleyhe istinaf edilmesi üzerine Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 25. Ceza Dairesince sanık hakkında esastan ret kararı verildiği belirlenerek yapılan incelemede; Somut olayda; İlk Derece Mahkemesinin 06.10.2021 tarihli kararları üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından 5271 sayılı Kanun’un 280/1.g maddesi uyarınca duruşma açılarak ve taraflar da çağırılarak delillerin değerlendirilmesi sonucunda anılan Kanun maddesinin ikinci fıkrasına göre hüküm kurulması gerektiği gözetilmeden, hukuka aykırı şekilde duruşma açılmaksızın dosya üzerinden yapılan inceleme sonucunda bozma kararı verilmesi ve bu şekilde yargılamaya devam edilerek 04.04.2024 tarihli inceleme konusu esastan ret kararlarının verilmesi hukuka aykırı bulunmuştur. III. KARAR Değerlendirme ve Gerekçe bölümünde açıklanan nedenle katılan vekili ve sanık müdafiinin temyiz istemleri yerinde görüldüğünden başkaca yönleri incelenmeyen Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 25. Ceza Dairesinin kararının 5271 sayılı Kanun’un 302/2. maddesi gereği, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA, Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304/2. maddesi uyarınca Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 25. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 30.03.2026 tarihinde karar verildi.
Özgün Analiz
Olay Özeti: Sanık, katılana haricen taşınmaz satış sözleşmesiyle satışını vaad ettiği taşınmazla ilgili güveni kötüye kullanma suçundan yargılanmış, Ankara 18. Asliye Ceza Mahkemesi beraat kararı vermiştir. Ankara BAM 25. Ceza Dairesi bu beraati duruşma açmaksızın dosya üzerinden eksik inceleme gerekçesiyle bozmuş; ilk derece mahkemesi bozmaya uyarak sanığı TCK 157/1 uyarınca 2 yıl 6 ay hapis ve 16.660 TL adli para cezasına mahkûm etmiş, aynı BAM dairesi istinafı esastan reddetmiştir. Yargıtay 11. Ceza Dairesi ise BAM'ın ilk bozma kararını usulden sakat bulmuştur.
Hukuki İlke: CMK 280/1'in (e) ve (f) bentleri, bölge adliye mahkemesinin duruşma açmaksızın ilk derece kararını bozabileceği halleri tahdidi olarak sayar; eksik inceleme bu sınırlı bozma nedenleri arasında yer almaz. Beraat hükmünün aleyhe istinafında delil değerlendirmesi gerekiyorsa BAM, CMK 280/1-g uyarınca duruşma açıp tarafları çağırarak ikinci fıkraya göre kendisi hüküm kurmak zorundadır; dosya üzerinden bozma kararı verilmesi hukuka aykırıdır.
Uygulama Sonucu: Bozma: BAM'ın duruşma açmadan verdiği usule aykırı bozma kararı üzerine yürüyen tüm yargılama sakatlandığından, esastan ret kararı başkaca yönleri incelenmeksizin CMK 302/2 gereği Tebliğname'ye aykırı olarak oy birliğiyle bozulmuştur.
Dava Strateji Notu: Müvekkil aleyhine BAM'dan dosya üzerinden bozma geldiyse, bozma nedeninin CMK 280/1-e/f'deki tahdidi listede olup olmadığı mutlaka denetlenmelidir; listede yoksa sonraki mahkûmiyet dahi bu usul sakatlığıyla temyizde çökebilir. Ayrıca taşınmaz satış vaadi uyuşmazlıklarında güveni kötüye kullanma - dolandırıcılık vasıf tartışması ve çifte satış tarihi kritik araştırma konusudur.