Karar Özeti
11. Ceza Dairesi 2024/6875 E. , 2025/1610 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2023/4438 E., 2023/4421 K. SUÇ : Kişinin, kendisini kamu görevlisi veya banka,sigorta,kredi kurumlarının çalışanı olarak tanıtması veya bu kurumlarla ilişkili olduğunu söylemesi suretiyle dolandırıcılık HÜKÜMLER : İstinaf başv
Karar Detayı
11. Ceza Dairesi 2024/6875 E. , 2025/1610 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2023/4438 E., 2023/4421 K. SUÇ : Kişinin, kendisini kamu görevlisi veya banka,sigorta,kredi kurumlarının çalışanı olarak tanıtması veya bu kurumlarla ilişkili olduğunu söylemesi suretiyle dolandırıcılık HÜKÜMLER : İstinaf başvurusunun esastan reddi TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Ret-Esastan ret Yapılan ön inceleme neticesinde; sanıklar hakkında kurulan hükümlerin temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenlerin hükümleri temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, sanık ...'ın yokluğunda verilen hükmün öncelikle sorgusunda bildirdiği adresine tebliğe çıkarılıp iade gelmesi halinde, 7201 sayılı Tebligat Kanunu’nun (7201 sayılı Kanun) 21/2. maddesine göre MERNİS adresine tebliğ edilmesi gerektiği gözetilmeden, yurtiçi ikamet adresi olarak gözüken başka bir adrese yapılan tebliğ işleminin usulsüz olması ve yine sanık ...'un yokluğunda verilen hükmün yerel mahkemenin 31.05.2022 tarihli duruşmasında sanık müdafiiliğinden çekildiğini bildiren Av. ...'a yapılan tebliğ işleminin usulsüz olması nedeniyle sanıkların öğrenme üzerine yaptıkları temyiz istemlerinin süresinde olduğu, temyiz dilekçelerinde temyiz sebeplerine yer verildiği, temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmiştir. I. HUKUKİ SÜREÇ 1.Söke 2. Ağır Ceza Mahkemesinin, 31.05.2022 tarihli ve 2022/170 Esas, 2022/263 Karar sayılı kararı ile sanıklar hakkında nitelikli dolandırıcılık suçundan;5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 158/1-L,son, 158/3, 52/2,4 ve 53. maddeleri uyarınca 7 yıl 6 ay hapis ve 126.000 TL adli para cezası ile cezalandırılmalarına, ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir. 2.İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 13. Ceza Dairesinin, 27.11.2023 tarihli ve 2023/4438 Esas, 2023/4421 Karar sayılı kararı ile sanıklar hakkında İlk Derece Mahkemesince kurulan hükümlere yönelik sanıkların istinaf başvurularının 5271 sayılı Kanun’un 280/1-a. maddesi uyarınca esastan reddine karar verilmiştir. II. TEMYİZ SEBEPLERİ 1.Sanık ...'ın temyiz isteği; infaz durdurma talepli olarak, tebligat usulsüz olduğundan gerekçeli kararın tebliğ edilmediğine ve mağdur olduğuna ilişkindir. 2.Sanık ...'un temyiz isteği; infaz durdurma talepli olarak, kararın müdafiilikten çekildiğini beyan eden avukatına tebliğ edildiğinden eski hale getirme talebi ile karara karşı itiraz ettiğine ilişkindir. III. GEREKÇE Yargılama sürecindeki işlemlerin usul ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemlerin sanıklar tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanı kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eylemlere uyan suç vasfı ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği, 5237 sayılı Kanun'un cezanın belirlenmesi başlıklı 61/1. maddesinde belirtilen kriterler ile aynı Kanun'un 3/1. maddesinde ifade edilen cezada orantılılık ilkesi nazara alındığında temel cezanın alt sınırdan uzaklaşılarak belirlenmesinin ve dosya kapsamıyla örtüşen gerekçelerle takdiri indirim hükmünün uygulama dışı bırakılmasının isabetli olduğu anlaşıldığından sanıkların temyiz istemleri yerinde görülmemiş, Bölge Adliye Mahkemesince verilen kararda hukuka aykırılık bulunmamıştır. IV. KARAR Gerekçe bölümünde açıklanan nedenle İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 13. Ceza Dairesinin, kararında sanıklar tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve 5271 sayılı Kanun’un 289/1. maddesi ile sınırlı olarak yapılan temyiz incelemesi sonucunda hukuka aykırılık görülmediğinden 5271 sayılı Kanun’un 302/1. maddesi gereği, Tebliğname’ye kısmen uygun olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMLERİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKÜMLERİN ONANMASINA, Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304/1. maddesi uyarınca Söke 2. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 13. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 06.02.2025 tarihinde karar verildi.
Özgün Analiz
Olay Özeti: Söke 2. Ağır Ceza Mahkemesi, kamu görevlisi/banka çalışanı gibi tanıtma suretiyle nitelikli dolandırıcılıktan sanıkları TCK m.158/1-L,son ve 158/3 uyarınca 7 yıl 6 ay hapis ve 126.000 TL adli para cezasına mahkûm etmiş, İzmir BAM 13. Ceza Dairesi istinafı esastan reddetmişti. Yargıtay, yoklukta verilen hükmün bir sanığa usulsüz adrese, diğerine ise müdafiilikten çekilen avukata tebliğ edildiğini saptayarak öğrenme üzerine yapılan temyizleri süresinde kabul edip esası inceledi.
Hukuki İlke: Yoklukta verilen hüküm önce sorguda bildirilen adrese tebliğe çıkarılmalı, iade hâlinde Tebligat Kanunu m.21/2 uyarınca MERNİS adresine tebliğ edilmelidir; müdafiilikten çekildiğini bildiren avukata yapılan tebliğ de usulsüzdür ve süre öğrenmeyle işler. Esasta ise TCK m.61/1 kriterleri ve m.3/1'deki orantılılık ilkesi çerçevesinde temel cezanın alt sınırdan uzaklaşılarak belirlenmesi ve takdiri indirimin dosyayla örtüşen gerekçeyle dışlanması hukuka uygundur.
Uygulama Sonucu: Onama: Daire, usulsüz tebligat nedeniyle temyizleri süresinde saymakla birlikte, alt sınırdan uzaklaşmayı ve takdiri indirimin uygulanmamasını isabetli bularak hükümleri CMK m.302/1 gereği oy birliğiyle esastan ret ile onadı.
Dava Strateji Notu: Usulsüz tebligat, kesinleşmiş görünen hükme karşı dahi öğrenme üzerine temyiz kapısını açar; ancak bu yalnızca inceleme imkânı sağlar, esasa dair güçlü sebep yoksa sonuç değişmez. Müdafi ayrıca alt sınırdan uzaklaşma ve takdiri indirim itirazlarının, gerekçe dosya kapsamıyla örtüştüğünde Yargıtay'da tutmadığını hesaba katmalıdır.