Karar Özeti
11. Ceza Dairesi 2024/6876 E. , 2025/2314 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi SAYISI : 2015/54 E., 2015/78 K. SUÇLAR : Bilişim sistemine girme, bilişim sistemlerinin, banka veya kredi kurumlarının araç olarak kullanılması suretiyle dolandırıcılık HÜKÜMLER : Mahkûmiyet, davanın reddi TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Bo
Karar Detayı
11. Ceza Dairesi 2024/6876 E. , 2025/2314 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi SAYISI : 2015/54 E., 2015/78 K. SUÇLAR : Bilişim sistemine girme, bilişim sistemlerinin, banka veya kredi kurumlarının araç olarak kullanılması suretiyle dolandırıcılık HÜKÜMLER : Mahkûmiyet, davanın reddi TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Bozma I. Bilişim Sistemine Girme Suçu Yönünden Davanın mükerrer olduğu gerekçesi ile verilen kamu davasının reddi kararına yönelik sanığın temyizde hukuki menfaati bulunmadığı cihetle temyiz talebinin, karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33. maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun'un 8/1. maddesi uyarınca yürürlükte bulunan 1412 sayılı CMUK’un 317. maddesi gereğince REDDİNE, II. Bilişim Sistemlerinin, Banka veya Kredi Kurumlarının Araç Olarak Kullanılması Suretiyle Dolandırıcılık Suçu Yönünden Yapılan ön inceleme neticesinde; sanık hakkında kurulan hükmün temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, temyiz isteğinin süresinde olduğu, temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle, gereği düşünüldü: 1. Bilişim sistemlerinin, banka veya kredi kurumlarının araç olarak kullanılması suretiyle dolandırıcılık suçunun zarar göreni olan ve soruşturma aşamasında 26.08.2013 tarihli kolluk beyanında, suç nedeniyle şikâyetçi olduğunu beyan eden ... yönünden, Dairemizin 16.09.2024 tarihli ve 2021/20450 Esas, 2024/10006 Karar sayılı ilâmıyla, kamu davasına katılan sıfatı ile taraf olma ve hükmü temyiz etme hak ve yetkisini haiz şikâyetçi ...'e gerekçeli kararın ile gerekçeli kararın usulüne uygun şekilde tebliği için dava dosyasının tevdiine karar verildiği, gerekçeli kararın, 04.11.2024 tarihinde usulüne uygun şekilde tebliğ edildiği ancak şikâyetçinin hükmü temyiz etmediği belirlenmekle, Tebliğname'nin bozma görüşüne iştirak olunmamıştır. 2. Şikâyetçi ...'in 26.08.2013 tarihli kolluk beyanında suç tarihini 15.10.2012 olarak beyan ettiği anlaşılmakla, gerekçeli karar başlığında suç tarihinin "2012 - 01/01/2012" şeklinde belirtilmesi, mahallinde düzeltilmesi mümkün maddi hata olarak kabul edildiğinden bu husus bozma nedeni yapılmamıştır. 3. Sanık hakkında kasıtlı suçtan hapis cezasına mahkûmiyetin kanunî sonucu olarak uygulanmasına karar verilen hak yoksunlukları yönünden, Anayasa Mahkemesinin, 24.11.2015 tarihli ve 29542 sayılı Resmî Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren, 08.10.2015 tarihli ve 2014/140 Esas, 2015/85 Karar sayılı iptal kararı ile 5237 sayılı TCK'nın 53. maddesindeki bazı hükümlerin iptal edilmesi ve hükümden sonra, 15.04.2020 tarihinde, yürürlüğe giren 7242 sayılı Kanun’un 10. maddesi ile 5237 sayılı TCK'nın 53/3. maddesinin birinci cümlesine; “... ertelenen veya” ibaresinden sonra gelmek üzere eklenen; “... denetimli serbestlik tedbiri uygulanarak cezası infaz edilen ...” ibarelerinin infaz aşamasında gözetilmesi mümkün görüldüğünden bu husus bozma nedeni yapılmamıştır. 4. Yapılan yargılamaya, toplanıp gerekçeli kararda gösterilerek tartışılan delillere, Mahkemenin oluşa uygun şekilde oluşan inanç ve takdirine, incelenen dosya içeriğine göre, sanığın diğer temyiz nedenleri yerinde görülmemiştir, ancak; Güncel adli sicil kaydına göre tekerrüre esas başkaca kaydı bulunmayan sanık hakkında tekerrüre esas alınan, Seydişehir Ağır Ceza Mahkemesinin, 23.05.2012 tarihli ve 2011/99 Esas, 2012/77 Karar sayılı ilâmına konu mahkûmiyet hükmünün, Yargıtay(Kapatılan) 23. Ceza Dairesinin, 18.02.2016 tarihli ve 2015/6965 Esas, 2016/1586 Karar sayılı ilâmı ile düzeltilerek onanması kararı ile kesinleştiği, inceleme konusu suç tarihinde kesinleşmemiş olduğundan tekerrüre esas alınamayacağı dikkate alınmadan 5237 sayılı TCK'nın 58/6 maddesi uyarınca tekerrür hükümlerinin uygulanmasına karar verilmesi, Yasaya aykırı, sanığın temyiz nedenleri bu itibarla yerinde görüldüğünden, 5320 sayılı Kanun’un 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK’un 321. maddesi uyarınca hükmün BOZULMASINA, ancak yeniden yargılama yapılmasını gerektirmeyen bu hususun aynı Kanun’un 322. maddesi uyarınca düzeltilmesi mümkün bulunduğundan, hüküm fıkrasında 5237 sayılı TCK'nın 58. maddesinin uygulandığı (4) numaralı paragrafın hükümden tamamen çıkarılması takip eden paragrafların buna göre teselsül ettirilmesi suretiyle diğer yönleri usul ve yasaya uygun bulunan hükmün, Tebliğname'ye aykırı olarak, DÜZELTİLEREK ONANMASINA, 24.02.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.
Özgün Analiz
Olay Özeti: Sanık, bilişim sistemine girme ve bilişim sistemleri ile banka/kredi kurumlarının araç olarak kullanılması suretiyle dolandırıcılık suçlarından Ağır Ceza Mahkemesinde yargılanmış; bilişim sistemine girme davası mükerrerlik nedeniyle reddedilmiş, dolandırıcılıktan mahkûmiyet kurulmuş ve TCK m.58/6 uyarınca tekerrür uygulanmıştı. Yargıtay 11. Ceza Dairesi, tekerrüre esas alınan Seydişehir Ağır Ceza Mahkemesi ilamının inceleme konusu suç tarihinde henüz kesinleşmemiş olduğunu saptadı.
Hukuki İlke: Tekerrür hükümlerinin uygulanabilmesi için önceki mahkûmiyetin yeni suçun işlendiği tarihte kesinleşmiş olması gerekir; suç tarihinde henüz Yargıtay denetiminden geçmemiş bir ilam TCK m.58/6'ya esas alınamaz. Ayrıca davanın mükerrerlik nedeniyle reddi kararına karşı sanığın temyizde hukuki menfaati yoktur ve karar başlığındaki suç tarihi hatası mahallinde düzeltilebilir maddi hatadır.
Uygulama Sonucu: Düzelterek onama: Daire, suç tarihinde kesinleşmemiş ilama dayalı tekerrür uygulamasını yasaya aykırı bularak CMUK m.321 uyarınca hükmü bozdu, ancak CMUK m.322 yetkisiyle TCK m.58'in uygulandığı paragrafı hükümden çıkarıp kalan kısmı Tebliğname'ye aykırı olarak oy birliğiyle düzelterek onadı.
Dava Strateji Notu: Tekerrür itirazında müdafiin ilk bakacağı yer, esas alınan eski ilamın kesinleşme tarihi ile yeni suç tarihinin karşılaştırılmasıdır; kesinleşme sonradansa tekerrür Yargıtay'da düzeltmeyle kaldırılır ve bu, infaz rejimini doğrudan hafifletir. Süresinde temyiz etmeyen şikâyetçinin bozma isteğinin dinlenmeyeceği de bu kararla teyit edilmektedir.