Karar Özeti
11. Ceza Dairesi 2024/6883 E. , 2025/1691 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2024/1455 E., 2024/1326 K. SUÇLAR : Resmi belgede sahtecilik, kamu kurum ve kuruluşlarının araç olarak kullanılması suretiyle dolandırıcılık, serbest meslek sahibi kişiler tarafından mesleklerinden dolayı kendilerine duyulan g
Karar Detayı
11. Ceza Dairesi 2024/6883 E. , 2025/1691 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2024/1455 E., 2024/1326 K. SUÇLAR : Resmi belgede sahtecilik, kamu kurum ve kuruluşlarının araç olarak kullanılması suretiyle dolandırıcılık, serbest meslek sahibi kişiler tarafından mesleklerinden dolayı kendilerine duyulan güvenin kötüye kullanılması suretiyle dolandırıcılık HÜKÜM : İstinaf başvurusunun esastan reddine dair karar TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Kısmî esastan ret ile hükmün onanması, kısmî bozma Yapılan ön inceleme neticesinde; sanık hakkında kurulan hükümlerin, 1136 sayılı Avukatlık Kanunu'nun 59/son maddesi uyarınca, temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenlerin hükümleri temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, temyiz istemlerinin süresinde olduğu, temyiz dilekçelerinde temyiz sebeplerine yer verildiği, temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle; Sanık ve müdafinin duruşmalı inceleme taleplerinin, 7079 sayılı Kanun’un 94. maddesiyle değişik 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 299/1. maddesi gereği takdiren reddine karar verilmekle, gereği düşünüldü: I. HUKUKİ SÜREÇ A. İlk Derece Ankara 15. Ağır Ceza Mahkemesinin, 12.06.2024 tarihli ve 2024/147 Esas, 2024/275 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında resmi belgede sahtecilik suçundan, 5271 sayılı Kanun'un 223/2-a. maddesi uyarınca beraatına; nitelikli dolandırıcılık suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 158/1-d-i, 43/1, 62, 52/2-4, 53, 63. maddeleri uyarınca neticeten 10 yıl 11 ay 7 gün hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir. B. İstinaf Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 25. Ceza Dairesinin, 09.09.2024 tarihli ve 2024/1455 Esas, 2024/1326 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında İlk Derece Mahkemesince kurulan hükümlere yönelik sanık ve müdafi ile katılan vekilinin istinaf başvurularının, 5271 sayılı Kanun’un 280/1-a. maddesi uyarınca esastan reddine karar verilmiştir. II. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri 1. Katılan Vekilinin Temyiz İstemi Sanığın üzerine atılı resmi belgede sahtecilik suçunun tüm unsurları itibarıyla oluştuğuna, bu eylemlerin aynı zamanda 1136 sayılı Kanun'un 56/3. maddesine de uygunluk teşkil ettiğine, sanık hakkında nitelikli dolandırıcılık suçundan kurulan hükümde suç vasfında ve zincirleme suç hükümlerinin uygulanması hususunda yanılgıya düşüldüğüne, eksik ceza tayin edildiğine ilişkindir. 2. Sanık ve Müdafinin Temyiz İstemleri Nitelikli dolandırıcılık suçu yönünden, eksik araştırmaya dayalı olarak karar verildiğine, adil yargılanma hakkının ihlal edildiğine ilişkindir. B. Değerlendirme ve Gerekçe 1. Resmi Belgede Sahtecilik Suçu Yönünden Yargılama sürecindeki işlemlerin usul ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan ve dosya kapsamına göre yeterli olduğu anlaşılan delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı anlaşılmakla, Mahkemenin yargılama sonuçlarına uygun şekilde oluşan inanç ve takdirine, incelenen dava dosyası içeriğine göre, sanığın üzerine atılı suçun yasal unsurlarının oluşmadığından bahisle atılı suçtan beraat kararı verilmesinde bir isabetsizlik görülmediğinden, katılan vekilinin temyiz sebeplerinin incelenmesinde hükümde hukuka aykırılık bulunmamıştır. 2. Nitelikli Dolandırıcılık Suçu Yönünden Katılan kurumda, 11.07.2006-30.11.2022 tarihleri arasında sözleşmeli avukat olarak çalışan sanığın, vekil sıfatıyla takip ettiği Ankara 25. Asliye Hukuk Mahkemesinin, 21.11.2013 tarihli ve 2012/219 Esas, 2013/582 Karar sayılı kararına istinaden katılan kurum aleyhine Ankara 16. İcra Müdürlüğü'nün 2016/13554 sayılı dosyasında başlatılan icra takibi sırasında, icra dosyasına ödeme yapacağından bahisle aldığı paranın bir bölümünü dosyaya yatırmayarak uhdesinde tuttuğu, yine borcun tamamı ödendikten sonra da aynı dosyaya ödeme yapacağını beyan eden muhtelif tarihli gerçeğe aykırı yazılı talepler üzerine kurumdan aldığı parayı herhangi bir ödemede kullanmadığı, bu eylemlerin ortaya çıkmasını engellemek amacıyla, gerçeğe aykırı tahsilat makbuzları düzenleyerek, bu makbuzların suretlerini aslı dosyasındadır şerhi ile birlikte kuruma ibraz ettiğinin iddia ve kabul olunduğu olayda; sanığın mahkemede alınan savunmasında, 2014 yılında katılan kurumun bir diğer avukatı Hüseyin Cahit Yıldırım'dan kurum içinde bir örtülü ödenek oluşturulacağının, halihazırda bu ödenek için fazla mesailer ve ikramiyeler yoluyla kaynak oluşturulduğunun, bahse konu "fon ödemesi" olarak adlandırılan icra dosyası ödemelerinin de bu örtülü ödenek de kullanılmasının uygun bulunduğunun, bu ödenek için güvenilir insanlarla çalışmak istediklerinin söylenmesi üzerine, bu kişinin yönlendirmesi ile kendisine bildirilen miktarda parayı dilekçe ile talep ettiğini, talep edilen paranın yalnızca icra dosyasına ödenecek kısmını elden aldığını, geri kalan paranın nasıl kullanıldığını bilmediğini, bu fonun kurum içi işlerde kullanılmak üzere Bakanlık tarafından yapılacak teftişlerin dışında bırakılmak amacıyla oluşturulduğunun kendisine söylendiğini, Kurumun o tarihlerde yalnızca 1 adet icra dosyası bulunduğunu, bunun da tüm Federasyon yönetimince bilindiğini, kimsenin haberi olmadan fazla para almasının mümkün olmadığını, Hüseyin Cahit Yıldırım'ın o dönem baş hukuk müşavirliğinin yanı sıra fiilen yönetici konumunda bulunduğunu beyan etmesi, dosya içerisinde bulunan MASAK raporu, T.C. Ticaret Bakanlığı Rehberlik ve Teftiş Başkanlığı raporu, tanık beyanları ve diğer delillerin de bu savunmayı desteklediğinin anlaşılması karşısında; maddi gerçeğin kuşkuya yer bırakmayacak şekilde ortaya çıkarılması ve suç vasfının belirlenmesi amacıyla, UYAP üzerinden yapılan incelemede tespit edilen, sanığın savunmasında isimleri geçen bir kısım katılan kurum yönetim ve denetim kurulu ile muhasebe biriminde çalışan personel hakkında Ankara Cumhuriyet Başsavcılığının, 05.02.2024 tarihli ve 2023/29336 Soruşturma, 2024/8087 Esas sayılı iddianamesi ile açılan kamu davasının akıbetinin araştırılarak, mümkün olması halinde davaların birleştirilmesine karar verildikten sonra, toplanan deliller birlikte değerlendirilerek, sonucuna göre sanığın hukuki durumunun ve suç vasfının belirlenmesi gerektiği gözetilmeden, eksik araştırma ve inceleme neticesinde sanık hakkında yazılı şekilde mahkûmiyet hükmü kurulması hukuka aykırı bulunmuştur. III. KARAR A. Resmi Belgede Sahtecilik Suçundan Kurulan Hüküm Yönünden Gerekçe bölümünün (A) bendinde açıklanan nedenlerle Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 25. Ceza Dairesinin kararında, katılan vekilince öne sürülen temyiz sebepleri ve 5271 sayılı Kanun’un 289/1. maddesi ile sınırlı olarak yapılan temyiz incelemesi sonucunda hukuka aykırılık görülmediğinden, 5271 sayılı Kanun’un 302/1. maddesi gereği Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN ONANMASINA, B. Nitelikli Dolandırıcılık Suçundan Kurulan Hüküm Yönünden Gerekçe bölümünün (B) bendinde açıklanan nedenlerle sanık, müdafi ve katılan vekilinin temyiz istemleri yerinde görüldüğünden, Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 25. Ceza Dairesinin kararının, 5271 sayılı Kanun'un 302/2. maddesi uyarınca tebliğname'ye uygun olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA, Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304/2-a. maddesi uyarınca Ankara 15. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 25. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 10.02.2025 tarihinde karar verildi.
Özgün Analiz
Olay Özeti: Katılan kurumda 2006-2022 arasında sözleşmeli avukat olarak çalışan sanık, takip ettiği icra dosyasına ödeme yapacağı gerekçesiyle kurumdan aldığı paraların bir kısmını dosyaya yatırmayıp gerçeğe aykırı tahsilat makbuzları ibraz etmekle suçlanmış; Ankara 15. Ağır Ceza Mahkemesi resmi belgede sahtecilikten beraat, nitelikli dolandırıcılıktan TCK m.158/1-d-i ve zincirleme suç hükümleriyle 10 yıl 11 ay 7 gün hapis cezası vermişti. Sanık savunmasında paranın kurum içi 'örtülü ödenek/fon' talimatıyla talep edildiğini, bu savunmanın MASAK ve Ticaret Bakanlığı teftiş raporlarıyla desteklendiğini ileri sürdü.
Hukuki İlke: Sanığın savunmasında adı geçen kurum yönetim-denetim kurulu ve muhasebe personeli hakkında aynı olaylardan ayrı bir kamu davası açılmışsa, maddi gerçeğin kuşkuya yer bırakmadan ortaya çıkarılması ve suç vasfının doğru belirlenmesi için o davanın akıbeti araştırılıp mümkünse davalar birleştirilmeli, deliller birlikte değerlendirilmeden mahkûmiyet kurulamaz. Avukat sanık yönünden temyiz edilebilirlik Avukatlık Kanunu m.59/son'a göre belirlenir.
Uygulama Sonucu: Kısmen onama, kısmen bozma: Resmi belgede sahtecilikten verilen beraat onandı; nitelikli dolandırıcılık hükmü ise bağlantılı iddianamenin akıbeti araştırılıp birleştirme değerlendirilmeden eksik incelemeyle kurulduğundan CMK m.302/2 uyarınca oy birliğiyle bozuldu.
Dava Strateji Notu: Kurum içi zimmet/dolandırıcılık ithamlarında savunma, olaya karışan diğer kurum görevlileri hakkında açılmış soruşturma ve davaları UYAP kayıtlarıyla belgeleyip birleştirme talep etmelidir; savunmayı destekleyen MASAK ve teftiş raporları varken bağlantılı dava beklenmeden verilen mahkûmiyet, eksik araştırma gerekçesiyle bozdurulabilir. Avukatlık Kanunu m.59/son, avukat sanıklar için temyiz yolunu ceza miktarından bağımsız açık tutar.