Karar Özeti
11. Ceza Dairesi 2025/1236 E. , 2026/2708 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2023/1776 E., 2024/1538 K. SUÇ : Dolandırıcılık HÜKÜM : Mahkûmiyet TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama Sakarya Bölge Adliye Mahkemesi 8. Ceza Dairesinin, yukarıda tarih ve sayısı belirtilen incelemeye konu kararının temyizi üzerine yapı
Karar Detayı
11. Ceza Dairesi 2025/1236 E. , 2026/2708 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2023/1776 E., 2024/1538 K. SUÇ : Dolandırıcılık HÜKÜM : Mahkûmiyet TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama Sakarya Bölge Adliye Mahkemesi 8. Ceza Dairesinin, yukarıda tarih ve sayısı belirtilen incelemeye konu kararının temyizi üzerine yapılan ön inceleme neticesinde gereği düşünüldü: I. HUKUKÎ SÜREÇ 1.Düzce 1. Asliye Ceza Mahkemesinin, 09.05.2023 tarihli kararı ile; sanık hakkında dolandırıcılık suçundan 5127 sayılı Kanun'un 223/2-a maddesi gereğince beraatine karar verilmiştir. 2.Sakarya Bölge Adliye Mahkemesinin 8. Ceza Daresinin, 11.06.2024 tarihli ve 2023/1776 Esas, 2024/1538 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında İlk Derece Mahkemesince kurulan mahkumiyet hükmüne yönelik katılan vekilinin istinaf başvurusunun kabulüyle duruşma açılmasına karar verilerek ilk derece mahkemesinin beraat hükmü kaldırılarak 5237 sayılı Kanun'un 157/1,62,52,58,53 üncü maddeleri gereğince 1 yıl 8 ay hapis ve 2000 tl adli para cezası ile cezalandırılmasına, tekerrür hükümlerinin uygulanmasına ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir. II. TEMYİZ SEBEPLERİ Sanığın temyiz isteği, suçsuz olduğuna, bölge adliye mahkemesinin mahkumiyet kararının bozulmasına ilişkindir. III. GEREKÇE 1.Hüküm fıkrasının ilk paragrafındaki Yerel Mahkeme adının sehven yazıldığı ve mahallince "Düzce 1. Asliye Ceza Mahkemesinin" olacak şekilde düzeltilmesi mümkün görülmüştür. 2.Yargılama sürecindeki işlemlerin usul ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanı kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfı ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından, sanığın temyiz istemleri yerinde görülmemiş Bölge Adliye Mahkemesince verilen kararda, hukuka aykırılık bulunmamıştır. IV. KARAR Gerekçe bölümünde açıklanan nedenle Sakarya Bölge Adliye Mahkemesi 8. Ceza Dairesinin, kararında sanık tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve 5271 sayılı Kanun’un 289/1. maddesi ile sınırlı olarak yapılan temyiz incelemesi sonucunda hukuka aykırılık görülmediğinden 5271 sayılı Kanun’un 302/1. maddesi gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN ONANMASINA, Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304/1. maddesi uyarınca Düzce 1. Asliye Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise Sakarya Bölge Adliye Mahkemesi 8. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 05.03.2026 tarihinde karar verildi.
Özgün Analiz
Olay Özeti: Düzce 1. Asliye Ceza Mahkemesi dolandırıcılık suçundan sanığın beraatine hükmetmiş, katılan vekilinin istinafı üzerine Sakarya BAM 8. Ceza Dairesi duruşma açarak beraati kaldırmış ve sanığı TCK 157/1 kapsamında 1 yıl 8 ay hapis, 2.000 TL adli para cezasıyla mahkum edip tekerrür hükümlerini uygulamıştı. Sanık suçsuz olduğunu ileri sürerek temyiz etti.
Hukuki İlke: İstinaf mahkemesi, katılanın başvurusu üzerine duruşma açarak ilk derecenin beraat hükmünü kaldırıp mahkumiyet kurabilir; hüküm fıkrasında yerel mahkeme adının sehven yanlış yazılması ise bozma değil mahallinde düzeltilebilir maddi hata niteliğindedir.
Uygulama Sonucu: Temyiz isteminin esastan reddi ile mahkumiyet hükmü oy birliğiyle onandı; delillerin gerekçeli kararda tartışıldığı ve suç vasfının doğru belirlendiği kabul edilirken mahkeme adı hatasının mahallince düzeltilmesi yeterli görüldü.
Dava Strateji Notu: Beraatle sonuçlanan dolandırıcılık dosyalarında katılan tarafın istinaf yolu gerçek bir ikinci şanstır; savunma cephesi ise istinaf duruşmasını ihmal etmemeli, salt 'suçsuzum' düzeyinde soyut temyiz sebeplerinin Yargıtay'da hiçbir inceleme derinliği yaratmadığını görmelidir.