Karar Özeti
11. Ceza Dairesi 2025/1329 E. , 2025/12648 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Sulh Ceza Hakimliği SAYISI : 2023/7673 Değişik İş SUÇLAR : Hizmet nedeniyle güveni kötüye kullanma, kaybolmuş veya hata sonucu ele geçmiş eşya üzerinde tasarruf İNCELEME KONUSU KARAR : Kovuşturmaya yer olmadığına dair karara karşı yapılan itirazın
Karar Detayı
11. Ceza Dairesi 2025/1329 E. , 2025/12648 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Sulh Ceza Hakimliği SAYISI : 2023/7673 Değişik İş SUÇLAR : Hizmet nedeniyle güveni kötüye kullanma, kaybolmuş veya hata sonucu ele geçmiş eşya üzerinde tasarruf İNCELEME KONUSU KARAR : Kovuşturmaya yer olmadığına dair karara karşı yapılan itirazın reddi TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : İlgili kararın kanun yararına bozulması İzmir Cumhuriyet Başsavcılığının, 11.10.2023 tarihli ve 2023/157998 Soruşturma, 2023/70052 Karar sayılı kovuşturmaya yer olmadığına dair kararına karşı yapılan itirazın reddine ilişkin mercii İzmir 6. Sulh Ceza Hakimliğinin, 30.11.2023 tarihli ve 2023/7673 Değişik İş sayılı kararının, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 271/4. maddesi uyarınca kesin nitelikte olması sebebiyle karar tarihi olan 30.11.2023'te kesinleştiği belirlenmiştir. Adalet Bakanlığının, 5271 sayılı Kanun'un 309/1. maddesi uyarınca, 27.01.2025 tarihli ve 2024/11420 sayılı evrakı ile kanun yararına bozma istemine istinaden düzenlenen, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 05.03.2025 tarihli ve KYB-2025/16584 sayılı Tebliğnamesi ile soruşturma dosyası Daireye gönderilmekle, gereği düşünüldü: I. İSTEM A. Kanun Yararına Bozma İstemi Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 05.03.2025 tarihli ve KYB-2025/16584 sayılı kanun yararına bozma isteminin; "5271 sayılı Kanun’un 160. maddesi uyarınca, Cumhuriyet savcısının, ihbar veya başka bir suretle bir suçun işlendiği izlenimini veren bir hâli öğrenir öğrenmez kamu davasını açmaya yer olup olmadığına karar vermek üzere hemen işin gerçeğini araştırmaya başlaması gerektiği, aynı Kanun’un 170/2. maddesi gereğince yapacağı değerlendirme sonucunda, toplanan delillerin suçun işlendiği hususunda yeterli şüphe oluşturduğu kanısına ulaştığında iddianame düzenleyerek kamu davası açacağı, aksi halde ise anılan Kanun’un 172. maddesi gereği kovuşturma yapılmasına yer olmadığına dair karar vereceği, buna karşın Cumhuriyet savcısının 5271 sayılı Kanun’un kendisine yüklediği soruşturma görevini yerine getirmediği, ortada yasaya uygun bir soruşturmanın bulunmadığı durumda, anılan Kanun’un 173/3. maddesindeki koşullar oluşmadığından, itirazı inceleyen merciin Cumhuriyet savcısının soruşturma yapmasını sağlamak maksadıyla itirazın kabulüne karar verebileceği yönündeki açıklamalar karşısında, Dosya kapsamına göre, müşteki vekili şikâyet dilekçesinde özetle, 01/10/2023 tarihinde saat 21:50 sıralarında ... firmasından aldığı bileti ile ... ilçesi otogarında beklediğini ve... plaka sayılı otobüsün muavinine valizini teslim ettiğini, müştekinin muavini uyarmasına rağmen, muavinin valizleri müşterilere fişleri karşılığında vermemesi ve valizlere yapıştırdıkları fişlerde koltuk numarası yazmamasından dolayı valizinin karıştırılarak alındığını ve müştekinin otobüs firmasını arayarak kayıp başvurusunda bulunmasına rağmen valizinin kendisine teslim edilmediğini belirterek adı geçen otobüs firması, otobüs görevlileri ve valizi alıp da teslim etmeyen yolcu hakkında şikâyetçi olması üzerine başlatılan soruşturma sonunda, İzmir Cumhuriyet Başsavcılığınca yürütülen soruşturmada müştekinin eşyasının kaybolduğu, herhangi biri tarafından çalındığına ilişkin delilin olmadığı, ileride delil elde edilmesi halinde tekrar soruşturma yürütülebileceği ve bu aşamada herhangi bir suçun oluşmadığından bahisle kovuşturmaya yer olmadığına dair karar verilmiş ise de; suç tarihinde görevli muavinin adı ve açık adresi tespit edilerek ifadesinin alınması, müştekinin iddialarının doğruluğunun araştırılması, müşteki vekilinin valizi alıp da teslim etmeyen yolcu hakkında da şikâyetçi olması nedeniyle 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 160. maddesinde düzenlenen kaybolmuş veya hata sonucu ele geçmiş eşya üzerinde tasarruf suçu yönünden de değerlendirme yapılması ve şüphelilerin hukuki durumunun takdir ve tayini gerekirken, eksik soruşturmaya dayalı olarak verilen kovuşturmaya yer olmadığına dair karara yönelik itiraz üzerine soruşturmanın genişletilmesine karar verilmesi gerektiği gözetilmeden, yazılı şekilde itirazın reddine karar verilmesinde isabet görülmemiştir." Şeklindeki gerekçeye dayandığı anlaşılmıştır. B. Değerlendirme ve Gerekçe 1. 5271 sayılı Kanun‘un 160. maddesinin birinci ve ikinci fıkralarında; Cumhuriyet savcısının, ihbar veya başka bir suretle bir suçun işlendiği izlenimini veren bir hâli öğrenir öğrenmez kamu davasını açmaya yer olup olmadığına karar vermek üzere hemen işin gerçeğini araştırmaya başlayacağı, maddî gerçeğin araştırılması ve adil bir yargılamanın yapılabilmesi için, emrindeki adlî kolluk görevlileri marifetiyle, şüphelinin lehine ve aleyhine olan delilleri toplayarak muhafaza altına almakla ve şüphelinin haklarını korumakla yükümlü olduğu belirlenmiştir. 2. 5271 sayılı Kanun’un, “Kovuşturmaya yer olmadığına dair karar” başlıklı 172/1. maddesi; “(1) Cumhuriyet savcısı, soruşturma evresi sonunda, kamu davasının açılması için yeterli şüphe oluşturacak delil elde edilememesi veya kovuşturma olanağının bulunmaması hâllerinde kovuşturmaya yer olmadığına karar verir. Bu karar, suçtan zarar gören ile önceden ifadesi alınmış veya sorguya çekilmiş şüpheliye bildirilir. Kararda itiraz hakkı, süresi ve mercii gösterilir. ...“ Şeklinde düzenlenmiştir. 3. 5271 sayılı Kanun’un, “Cumhuriyet savcısının kararına itiraz” başlıklı 173. maddesinin inceleme konusu ile ilgili olan birinci, ikinci, üçüncü ve dördüncü fıkralarında; “(1) Suçtan zarar gören, kovuşturmaya yer olmadığına dair kararın kendisine tebliğ edildiği tarihten itibaren onbeş gün içinde, bu kararı veren Cumhuriyet savcısının yargı çevresinde görev yaptığı ağır ceza mahkemesinin bulunduğu yerdeki sulh ceza hâkimliğine itiraz edebilir. (2) İtiraz dilekçesinde, kamu davasının açılmasını gerektirebilecek olaylar ve deliller belirtilir. (3)(Değişik: 18/6/2014-6545/71 md.) Sulh ceza hâkimliği, kararını vermek için soruşturmanın genişletilmesine gerek görür ise bu hususu açıkça belirtmek suretiyle, o yer Cumhuriyet başsavcılığından talepte bulunabilir; kamu davasının açılması için yeterli nedenler bulunmazsa, istemi gerekçeli olarak reddeder; itiraz edeni giderlere mahkûm eder ve dosyayı Cumhuriyet savcısına gönderir. Cumhuriyet savcısı, kararı itiraz edene ve şüpheliye bildirir. (4) (Değişik: 25/5/2005 - 5353/26 md.) Sulh ceza hâkimliği istemi yerinde bulursa, Cumhuriyet savcısı iddianame düzenleyerek mahkemeye verir. Hükümleri yer almaktadır. 4. Kanun‘da yer alan düzenlemelerden de görüleceği üzere; Cumhuriyet savcısı, suçun işlenip işlenmediğinin tespiti bakımından hemen işin gerçeğini araştırmaya başlamalı, toplanan delillerin suçun işlendiği hususunda yeterli şüphe oluşturduğu kanısına ulaştığında iddianame düzenleyerek kamu davası açmalı, aksi halde 5271 sayılı Kanun’un 172. maddesi gereğince kovuşturma yapılmasına yer olmadığına dair karar vermelidir. 5. Kovuşturmaya yer olmadığına dair kararı itiraz üzerine inceleyen Sulh Ceza Hakimliği, kamu davası açılması için yeterli delil bulunmaması durumunda itirazın reddine, yeterli delil bulunması durumunda itirazın kabulüne veya eksik soruşturma nedeniyle soruşturmanın genişletilmesine karar verebilecektir. 6. Bu kapsamda inceleme konusu soruşturma dosyası değerlendirildiğinde; ... Otogarından ... isimli firmaya ait yolcu otobüsüne binen şikâyetçinin, kendisine ait valizi bagaja konulması amacıyla muavine teslim ettiğinin, İzmir Otogarında otobüsten indiğinde valizlerin bagaj fişi karşılığında gerekli kontroller sağlanarak teslim edilmemesi nedeniyle benzer nitelikteki başka bir valiz ile karıştığını anladığının, otobüs firmasına kayıp müracaatında bulunmasına rağmen valizinin kendisine teslim edilmediğini, içerisinde 40.000,00 TL değerinde eşyasının bulunduğunu, valizini iade etmeyen yolcudan ve otobüs firması görevlilerinden şikayetçi olduğunu beyan etmesi üzerine başlatılan soruşturma kapsamında; suç tarihinde adı geçen firmaya ait ... plaka sayılı otobüste görevli muavinin açık kimlik ve adres bilgileri tespit edilerek olayla ilgili ifadesinin alınması, mümkün olması halinde otobüsün güzergah boyunca yolcu indirdiği yerlere ait güvenlik kamerası görüntülerinin temin edilmeye çalışılması, ilgili şirketten sorulmak suretiyle şikâyetçinin kayıp müracaatına yönelik olarak ne tür işlemler yapıldığı, valizin bulunup bulunamadığı, zararın giderilip giderilmediği hususlarında bilgi talep edilmesinden sonra, sonucuna göre şüpheli şirket yetkililerinin suç kastıyla hareket edip etmedikleri yönünden bir değerlendirme yapılarak ve valizi teslim alıp iade etmeyen yolcu hakkında da 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 160. maddesinde düzenlenen "kaybolmuş veya hata sonucu ele geçmiş eşya üzerinde tasarruf" suçu yönünden dosyanın daimi aramaya alınması suretiyle zamamaşımı sürecinde soruşturmaya devam olunması gerekirken, "...müştekinin beyanından şikayete konu bavulunun kayıp olduğunun anlaşıldığı, eşyanın her hangi biri tarafından çalındığına veya bulunarak kullanıldığına dair bu aşamada bir delilin bulunmadığı, ileride böyle bir durumun tespiti halinde tekrar soruşturma yürütülebileceği, eşyanın kaybedilmesi olayının başlı başına bir suç oluşturmadığı, çalındığı hususunda delil bulunmadığı ve bu aşamada herhangi bir suç oluşmadığı..." şeklindeki hatalı gerekçe ve eksik soruşturma neticesinde verilen kovuşturmaya yer olmadığına dair karara karşı yapılan itiraz üzerine soruşturmanın genişletilmesine karar verilmesi yerine itirazın reddine karar verilmesi Kanun’a aykırı olup, kanun yararına bozma talebi yerinde görülmüştür. II. KARAR 1. Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının kanun yararına bozma isteminin KABULÜNE, 2. İzmir 6. Sulh Ceza Hakimliğinin, 30.11.2023 tarihli ve 2023/7673 Değişik İş sayılı kararının, 5271 sayılı Kanun’un 309/3. maddesi gereği, oy birliğiyle KANUN YARARINA BOZULMASINA, 5271 sayılı Kanun’un 309/4-a. maddesi uyarınca gerekli işlemlerin yapılması için soruşturma dosyasının, mahalline gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 06.10.2025 tarihinde karar verildi.