İçeriğe geç
AC
11. Ceza Dairesi Esas: 2025/1642 Karar: 2025/11864 Tarih: 2025

Yargıtay 11. Ceza Dairesi E.2025/1642 K.2025/11864

11. Ceza Dairesi 2025/1642 E. , 2025/11864 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Sulh Ceza Hakimliği SAYISI : 2023/7145 Değişik İş SUÇ : Bilişim sistemlerinin, banka veya kredi kurumlarının araç olarak kullanılması suretiyle dolandırıcılık KARAR : Kovuşturmaya yer olmadığına dair karara karşı yapılan itirazın reddi TEBLİĞNAME

Karar Özeti

11. Ceza Dairesi 2025/1642 E. , 2025/11864 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Sulh Ceza Hakimliği SAYISI : 2023/7145 Değişik İş SUÇ : Bilişim sistemlerinin, banka veya kredi kurumlarının araç olarak kullanılması suretiyle dolandırıcılık KARAR : Kovuşturmaya yer olmadığına dair karara karşı yapılan itirazın reddi TEBLİĞNAME

Karar Detayı

11. Ceza Dairesi 2025/1642 E. , 2025/11864 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Sulh Ceza Hakimliği SAYISI : 2023/7145 Değişik İş SUÇ : Bilişim sistemlerinin, banka veya kredi kurumlarının araç olarak kullanılması suretiyle dolandırıcılık KARAR : Kovuşturmaya yer olmadığına dair karara karşı yapılan itirazın reddi TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : İlgili kararın kanun yararına bozulması İstanbul Anadolu Cumhuriyet Başsavcılığının, 19.06.2023 tarihli ve 2023/126595 Soruşturma, 2023/83912 Karar sayılı kovuşturmaya yer olmadığına dair kararına karşı yapılan itirazın reddine ilişkin mercii İstanbul Anadolu 3. Sulh Ceza Hakimliğinin, 14.12.2023 tarihli ve 2023/7145 Değişik İş sayılı kararının, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun (5271 sayılı Kanun) 271/4. maddesi uyarınca kesin nitelikte olması sebebiyle karar tarihi olan 14.12.2023'te kesinleştiği belirlenmiştir. Adalet Bakanlığının, 5271 sayılı Kanun'un 309/1. maddesi uyarınca, 13.03.2025 tarihli ve 2024/16017 sayılı evrakı ile kanun yararına bozma istemine istinaden düzenlenen, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 08.04.2025 tarihli ve KYB-2025/35888 sayılı Tebliğnamesi ile soruşturma dosyası Daireye gönderilmekle, gereği düşünüldü: I. İSTEM A. Kanun Yararına Bozma İstemi Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 08.04.2025 tarihli ve KYB-2025/35888 sayılı kanun yararına bozma isteminin; "5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 160. maddesi uyarınca, Cumhuriyet savcısının, ihbar veya başka bir suretle bir suçun işlendiği izlenimini veren bir hâli öğrenir öğrenmez kamu davasını açmaya yer olup olmadığına karar vermek üzere hemen işin gerçeğini araştırmaya başlaması gerektiği, aynı Kanun’un 170/2. maddesi gereğince yapacağı değerlendirme sonucunda, toplanan delillerin suçun işlendiği hususunda yeterli şüphe oluşturduğu kanısına ulaştığında iddianame düzenleyerek kamu davası açacağı, aksi halde ise anılan Kanun’un 172. maddesi gereği kovuşturma yapılmasına yer olmadığına dair karar vereceği, buna karşın ortada yasaya uygun bir soruşturmanın bulunmadığı durumda, anılan Kanun’un 173/3. maddesindeki koşullar oluşmadığından, itirazı inceleyen merciin Cumhuriyet savcısının soruşturma yapmasını sağlamak maksadıyla soruşturmanın genişletilmesine karar verebileceği yönündeki açıklamalar karşısında, Dosya kapsamına göre, müşteki vekilinin sunmuş olduğu şikayet dilekçesinde, ... Derneğine ait görsellerin sosyal medya hesapları üzerinden paylaşılarak yardım adı altında maddi menfaat temin edilmeye çalışıldığı, bu kapsamda kendileri ile iletişime geçen kişilere para transferi için dernek ile ilgisi olmayan banka hesap numaralarının gönderildiğinin beyan edilerek yapılan şikayet üzerine, İstanbul Anadolu Cumhuriyet Başsavcılığınca, dolandırıcılık suçunun şikayetçi vakfa karşı işlenmediği, şikayetçi vakfın dolandırıcılık suçunun unsuru olan herhangi bir zararının bulunmadığı gerekçesiyle kovuşturmaya yer olmadığı kararı verişmiş ise de, müşteki vekilinin şikayet dilekçesi ekinde, şüpheli şahıslara ait görüşme yapılan ve yardım adı altında para transferi amacıyla gönderilen banka hesap bilgileri ve telefon numarası bilgilerinin yer aldığı, şüphelilerin kimlik bilgilerinin tespitine yarayacak telefon numarası ve banka hesap bilgilerinin dosyada yer almasına rağmen şüphelilerin tespit edilmeyerek ifadelerine başvurulmadığı, bu itibarla şüphelilerin derneği aracı kılmak suretiyle hileli hareketlerle haksız menfaat temin ettikleri iddiası üzerine başlatılan soruşturma kapsamında, şüphelilerin ifadesi alınmadan ve herhangi bir soruşturma işlemi yapılmadan karar verildiği, olayın aydınlatılmasına yarar sair delillerin toplanması sonrasında yapılacak inceleme sonucuna göre şüphelilerin hukuki durumunun takdir ve tayini gerekirken, eksik soruşturmaya dayalı olarak verilen kovuşturmaya yer olmadığına dair karara yönelik itiraz üzerine soruşturmanın genişletilmesine karar verilmesi gerektiği gözetilmeden, yazılı şekilde itirazın reddine karar verilmesinde isabet görülmemiştir." Şeklindeki gerekçeye dayandığı anlaşılmıştır. B. Değerlendirme ve Gerekçe 1. 5271 sayılı Kanun'un, “Kovuşturmaya yer olmadığına dair karar” başlıklı 172/1. maddesi; “(1) Cumhuriyet savcısı, soruşturma evresi sonunda, kamu davasının açılması için yeterli şüphe oluşturacak delil elde edilememesi veya kovuşturma olanağının bulunmaması hâllerinde kovuşturmaya yer olmadığına karar verir. Bu karar, suçtan zarar gören ile önceden ifadesi alınmış veya sorguya çekilmiş şüpheliye bildirilir. Kararda itiraz hakkı, süresi ve mercii gösterilir. ...“ Şeklinde düzenlenmiştir. 2. 5271 sayılı Kanun'un, “Cumhuriyet savcısının kararına itiraz” başlıklı 173. maddesinin inceleme konusu ile ilgili olan birinci, ikinci, üçüncü ve dördüncü fıkralarında; “(1) Suçtan zarar gören, kovuşturmaya yer olmadığına dair kararın kendisine tebliğ edildiği tarihten itibaren onbeş gün içinde, bu kararı veren Cumhuriyet savcısının yargı çevresinde görev yaptığı ağır ceza mahkemesinin bulunduğu yerdeki sulh ceza hâkimliğine itiraz edebilir. (2) İtiraz dilekçesinde, kamu davasının açılmasını gerektirebilecek olaylar ve deliller belirtilir. (3)(Değişik: 18/6/2014-6545/71 md.) Sulh ceza hâkimliği, kararını vermek için soruşturmanın genişletilmesine gerek görür ise bu hususu açıkça belirtmek suretiyle, o yer Cumhuriyet başsavcılığından talepte bulunabilir; kamu davasının açılması için yeterli nedenler bulunmazsa, istemi gerekçeli olarak reddeder; itiraz edeni giderlere mahkûm eder ve dosyayı Cumhuriyet savcısına gönderir. Cumhuriyet savcısı, kararı itiraz edene ve şüpheliye bildirir. (4) (Değişik: 25/5/2005 - 5353/26 md.) Sulh ceza hâkimliği istemi yerinde bulursa, Cumhuriyet savcısı iddianame düzenleyerek mahkemeye verir. ...“ Hükümleri yer almaktadır. 3. Bu kapsamda inceleme konusu soruşturma dosyası, kovuşturmaya yer olmadığına dair kararın ve bu karara yönelik itirazın kapsamı ile ihbarname içeriği birlikte değerlendirildiğinde, ihbarnamede belirtilen kanun yararına bozma talebinin yalnızca meçhul şüpheli hakkında, "bilişim sistemlerinin, banka veya kredi kurumlarının araç olarak kullanılması suretiyle dolandırıcılık" suçundan verilen karara yönelik olduğu belirlenerek yapılan incelemede; 5271 sayılı Kanun'un 173/1. maddesine göre, kovuşturmaya yer olmadığına dair karara karşı yalnızca suçtan zarar görene itiraz hakkı tanındığı ve şikâyetçilerin atılı "nitelikli dolandırıcılık" suçundan doğrudan zarar görmedikleri anlaşıldığından, meçhul şüpheli hakkında bu suçtan verilen kovuşturmaya yer olmadığına dair karara karşı itiraz hakları bulunmayıp, itirazın sıfat yokluğu nedeniyle usûlden reddi yerine işin esasına girilerek reddine karar verilmiş ise de, ret kararı sonucu itibarıyla doğru bulunduğundan, kanun yararına bozma talebi yerinde görülmemiştir. II. KARAR Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, kanun yararına bozma istemi doğrultusunda düzenlediği tebliğnamedeki düşünce yerinde görülmediğinden KANUN YARARINA BOZMA İSTEMİNİN oy birliğiyle REDDİNE, Soruşturma dosyasının, mahalline gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 22.09.2025 tarihinde karar verildi.

Özgün Analiz

Olay Özeti: Bir derneğe ait görsellerin sosyal medyada paylaşılıp yardım adı altında, dernekle ilgisiz banka hesaplarına para toplandığı şikayeti üzerine savcılık kovuşturmaya yer olmadığı kararı vermiş, itiraz da reddedilmiştir; kanun yararına bozma meçhul şüpheli yönünden istenmiştir.

Hukuki İlke: Kovuşturmaya yer olmadığına dair karara karşı yalnızca suçtan doğrudan zarar gören itiraz edebilir (CMK 173/1); şikayetçi dernek nitelikli dolandırıcılıktan doğrudan zarar görmediğinden itiraz sıfatı yoktur, sıfat yokluğundan usulden ret gerekirken esastan ret verilmesi sonucu itibarıyla doğrudur.

Uygulama Sonucu: Kanun yararına bozma isteminin reddi

Dava Strateji Notu: KYOK itirazında itiraz edenin doğrudan zarar gören sıfatını taşıması şarttır; yardım dolandırıcılığında zarar görenler parayı gönderen kişiler olduğundan itirazın aracı kılınan kurum tarafından değil gerçek mağdurlar tarafından yapılması gerekir.

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu emsali kullanmak için avukat desteği alın.

Görüşme Planla