İçeriğe geç
AC
11. Ceza Dairesi Esas: 2025/1645 Karar: 2025/11403 Tarih: 2025

Yargıtay 11. Ceza Dairesi E.2025/1645 K.2025/11403

11. Ceza Dairesi 2025/1645 E. , 2025/11403 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Sulh Ceza Hakimliği SAYISI : 2023/9546 Değişik İş SUÇ : Bilişim sistemlerinin, banka veya kredi kurumlarının araç olarak kullanılması suretiyle dolandırıcılık KARAR : Kovuşturmaya yer olmadığına dair karara karşı yapılan itirazın reddi TEBLİĞNAME

Karar Özeti

11. Ceza Dairesi 2025/1645 E. , 2025/11403 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Sulh Ceza Hakimliği SAYISI : 2023/9546 Değişik İş SUÇ : Bilişim sistemlerinin, banka veya kredi kurumlarının araç olarak kullanılması suretiyle dolandırıcılık KARAR : Kovuşturmaya yer olmadığına dair karara karşı yapılan itirazın reddi TEBLİĞNAME

Karar Detayı

11. Ceza Dairesi 2025/1645 E. , 2025/11403 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Sulh Ceza Hakimliği SAYISI : 2023/9546 Değişik İş SUÇ : Bilişim sistemlerinin, banka veya kredi kurumlarının araç olarak kullanılması suretiyle dolandırıcılık KARAR : Kovuşturmaya yer olmadığına dair karara karşı yapılan itirazın reddi TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : İlgili kararın kanun yararına bozulması Ankara Cumhuriyet Başsavcılığının, 11.09.2023 tarihli ve 2023/175181 Soruşturma, 2023/102410 Karar sayılı kovuşturmaya yer olmadığına dair kararına karşı yapılan itirazın reddine ilişkin mercii Ankara 7. Sulh Ceza Hakimliğinin, 08.11.2023 tarihli ve 2023/9546 Değişik İş sayılı kararının, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 271/4. maddesi uyarınca kesin nitelikte olması sebebiyle karar tarihi olan 08.11.2023'te kesinleştiği belirlenmiştir. Adalet Bakanlığının, 5271 sayılı Kanun'un 309/1. maddesi uyarınca, 06.03.2025 tarihli ve 2024/15021 sayılı evrakı ile kanun yararına bozma istemine istinaden düzenlenen, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 28.03.2025 tarihli ve KYB-2025/32058 sayılı Tebliğnamesi ile soruşturma dosyası Daireye gönderilmekle, gereği düşünüldü: I. İSTEM A. Kanun Yararına Bozma İstemi Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 28.03.2025 tarihli ve KYB-2025/32058 sayılı kanun yararına bozma isteminin; "5271 sayılı Kanun’un 160. maddesi uyarınca, Cumhuriyet savcısının, ihbar veya başka bir suretle bir suçun işlendiği izlenimini veren bir hâli öğrenir öğrenmez kamu davasını açmaya yer olup olmadığına karar vermek üzere hemen işin gerçeğini araştırmaya başlaması gerektiği, aynı Kanun’un 170/2. maddesi gereğince yapacağı değerlendirme sonucunda, toplanan delillerin suçun işlendiği hususunda yeterli şüphe oluşturduğu kanısına ulaştığında iddianame düzenleyerek kamu davası açacağı, aksi halde ise anılan Kanun’un 172. maddesi gereği kovuşturma yapılmasına yer olmadığına dair karar vereceği, buna karşın Cumhuriyet savcısının 5271 sayılı Kanun’un kendisine yüklediği soruşturma görevini yerine getirmediği, ortada yasaya uygun bir soruşturmanın bulunmadığı durumda, anılan Kanun’un 173/3. maddesindeki koşullar oluşmadığından, itirazı inceleyen merciin Cumhuriyet savcısının soruşturma yapmasını sağlamak maksadıyla itirazın kabulüne karar verebileceği yönündeki açıklamalar nazara alındığında, Dosya kapsamına göre, müşteki ...'ın 18/07/2023 tarihli dilekçesi ile, Google Maps Groop üzerinden firmaların reklamlarını beğenmek ve yorumlarda bulunmak üzere kayıt olduğunu, her beğeni ve yorum karşılığında 25,00 Türk lirası ödeneceğini, kayıt olmak ve alışveriş yapmak üzere ....com isimli internet sitesine yönlendirildiğini, bir kısım ürünler için toplamda 7.600,00 Türk lirası ödediğini ancak ürünlerin gelmediğini, para iadesi istediğini ancak verilmediğini belirterek şikayetçi olması üzerine yürütülen soruşturma kapsamında, Ankara Cumhuriyet Başsavcılığının 17/07/2023 tarihli kararı ile, müştekinin şikayetine konu eylemin, taraflar arasındaki alım satım akdinden kaynaklanan hukuki temelli bir ilişki olduğu ve sözleşmeye aykırılık, edimini ifa etmeme gibi iddiaların sözleşmenin haklı feshi ve aynı zamanda çeşitli alacak ve tazminat istemleri doğurabileceği ancak bu iddiaların çözüm yerinin hukuk mahkemeleri olduğu, kesinleşen alacakların icra marifetiyle tahsil edilebileceği, şu haliyle anlatıma göre dolandırıcılık suçunun unsurlarının bulunmadığı gerekçesiyle kovuşturmaya yer olmadığına dair karar verilmiş ise de, Müştekinin şikayet ve itiraz dilekçesi eklerinde, para gönderdiği şahsın ... isimli şahıs olduğunun görüldüğü ve hesap bilgilerinin yer aldığı anlaşılmakla, öncelikle şüphelinin açık kimlik ve adres bilgilerinin tespiti ile savunmasının alınması, şüpheli hakkında benzer şekilde dolandırıcılık suçundan soruşturma yürütülüp yürütülmediğinin araştırılması, bunların yanısıra olayın aydınlatılmasına yarar diğer delillerin toplanmasının ardından yapılacak inceleme sonucuna göre şüphelinin hukukî durumunun takdir ve tayini gerekirken, şüphelinin ifadesi dahi alınmadan eksik soruşturmaya dayalı olarak verilen kovuşturmaya yer olmadığına dair karara yönelik itiraz üzerine soruşturmanın genişletilmesine karar verilmesi gerektiği gözetilmeden, yazılı şekilde itirazın reddine karar verilmesinde isabet görülmemiştir." Şeklindeki gerekçeye dayandığı anlaşılmıştır. B. Değerlendirme ve Gerekçe 1. 5271 sayılı Kanun‘un 160. maddesinin birinci ve ikinci fıkralarında; Cumhuriyet savcısının, ihbar veya başka bir suretle bir suçun işlendiği izlenimini veren bir hâli öğrenir öğrenmez kamu davasını açmaya yer olup olmadığına karar vermek üzere hemen işin gerçeğini araştırmaya başlayacağı, maddî gerçeğin araştırılması ve adil bir yargılamanın yapılabilmesi için, emrindeki adlî kolluk görevlileri marifetiyle, şüphelinin lehine ve aleyhine olan delilleri toplayarak muhafaza altına almakla ve şüphelinin haklarını korumakla yükümlü olduğu belirlenmiştir. 2. 5271 sayılı Kanun’un, “Kovuşturmaya yer olmadığına dair karar” başlıklı 172/1. maddesi; “(1) Cumhuriyet savcısı, soruşturma evresi sonunda, kamu davasının açılması için yeterli şüphe oluşturacak delil elde edilememesi veya kovuşturma olanağının bulunmaması hâllerinde kovuşturmaya yer olmadığına karar verir. Bu karar, suçtan zarar gören ile önceden ifadesi alınmış veya sorguya çekilmiş şüpheliye bildirilir. Kararda itiraz hakkı, süresi ve mercii gösterilir. ...“ Şeklinde düzenlenmiştir. 3. 5271 sayılı Kanun’un, “Cumhuriyet savcısının kararına itiraz” başlıklı 173. maddesinin inceleme konusu ile ilgili olan birinci, ikinci, üçüncü ve dördüncü fıkralarında; “(1) Suçtan zarar gören, kovuşturmaya yer olmadığına dair kararın kendisine tebliğ edildiği tarihten itibaren onbeş gün içinde, bu kararı veren Cumhuriyet savcısının yargı çevresinde görev yaptığı ağır ceza mahkemesinin bulunduğu yerdeki sulh ceza hâkimliğine itiraz edebilir. (2) İtiraz dilekçesinde, kamu davasının açılmasını gerektirebilecek olaylar ve deliller belirtilir. (3)(Değişik: 18/6/2014-6545/71 md.) Sulh ceza hâkimliği, kararını vermek için soruşturmanın genişletilmesine gerek görür ise bu hususu açıkça belirtmek suretiyle, o yer Cumhuriyet başsavcılığından talepte bulunabilir; kamu davasının açılması için yeterli nedenler bulunmazsa, istemi gerekçeli olarak reddeder; itiraz edeni giderlere mahkûm eder ve dosyayı Cumhuriyet savcısına gönderir. Cumhuriyet savcısı, kararı itiraz edene ve şüpheliye bildirir. (4) (Değişik: 25/5/2005 - 5353/26 md.) Sulh ceza hâkimliği istemi yerinde bulursa, Cumhuriyet savcısı iddianame düzenleyerek mahkemeye verir. ...“ Hükümleri yer almaktadır. 4. Kanun‘da yer alan düzenlemelerden de görüleceği üzere; Cumhuriyet savcısı, suçun işlenip işlenmediğinin tespiti bakımından hemen işin gerçeğini araştırmaya başlamalı, toplanan delillerin suçun işlendiği hususunda yeterli şüphe oluşturduğu kanısına ulaştığında iddianame düzenleyerek kamu davası açmalı, aksi halde 5271 sayılı Kanun’un 172. maddesi gereğince kovuşturma yapılmasına yer olmadığına dair karar vermelidir. 5. Kovuşturmaya yer olmadığına dair kararı itiraz üzerine inceleyen Sulh Ceza Hakimliği, kamu davası açılması için yeterli delil bulunmaması durumunda itirazın reddine, yeterli delil bulunması durumunda itirazın kabulüne veya eksik soruşturma nedeniyle soruşturmanın genişletilmesine karar verebilecektir. 6. Bu kapsamda inceleme konusu soruşturma dosyası değerlendirildiğinde; şikâyetçinin, Google Maps Group üzerinden firmaların reklamlarını beğenmek ve yorumlarda bulunmak üzere kayıt olduğunun, her beğeni ve yorum karşılığında kendisine 25,00 TL ödeneceğinin söylendiğinin, kayıt işlemlerinin tamamlanması ve alışveriş yapması amacıyla ....com isimli internet sitesine yönlendirildiğinin, başlangıçta yaptığı alışverişlerin ve ödemelerin karşılığını aldığının, ancak daha sonra satın aldığı ürünler için toplamda 7.600,00 TL ödediği halde ürünlerin gelmediğinin, parasının da iade edilmediğinin iddia olunması üzerine başlatılan soruşturma kapsamında; şikâyetçinin Cumhuriyet savcısı huzurunda olaya ilişkin ayrıntılı şekilde beyanın alınması suretiyle şikâyet ve delillerinin ortaya konulması, hesap sahibi olduğu bildirilen şüpheli ...'nın açık kimlik ve adres bilgileri tespit edilerek şüpheli sıfatıyla ifadesine başvurulması, bahse konu internet sitesi ve şüpheli hakkında benzer şekilde dolandırıcılık suçundan yürütülen başkaca soruşturma bulunup bulunmadığının araştırılmasından sonra sonucuna bir değerlendirme yapılması gerekirken, "...şüphelinin üzerine atılı Bilişim Sistemleri Banka veya Kredi Kurumlarının Araç Olarak Kullanılması Suretiyle Dolandırıcılık suçunda, Yargıtay ilamı ışığında müşteki ile şüpheli arasındaki şikayete konu olayın hukuki ihtilaf olduğu ve tarafların aralarındaki bu anlaşmazlığı ise Hukuk Mahkemelerine ya da Tüketici Hakem Heyetine başvurarak çözme imkanlarının bulunduğu, dolayısıyla Dolandırıcılık suçunun yasal unsurlarının oluşmadığı, Hakimler ve savcılar yüksek kurulunun 18/10/2011 tarih ve 10 numaralı genelgesinin 31. Mad. gereğince " Soruşturma evrakında yer alan dilekçe kapsamından uyuşmazlığın açıkça hukuki nitelik arz ettiği belli olan hususlarda gereksiz soruşturmaya girilmeden, belirlenen duruma göre evrakın muktezaya bağlanması, emek ve zaman kaybına sebep olunmaması" ilkesi de göz önüne alınarak, müştekinin şikayetine konu eylemin temelde taraflar arasındaki ilişkinin alım satım akdinden kaynaklanan hukuki temelli bir ilişki olduğu ve sözleşmeye aykırılık, edimini ifa etmeme gibi iddiaların sözleşmenin haklı feshi ve aynı zamanda çeşitli alacak ve tazminat istemleri doğurabileceği, ancak bu iddiaların çözüm yerinin hukuk mahkemeleri olduğu, kesinleşen alacakların icra marifetiyle tahsil edilebileceği, şu haliyle anlatıma göre dolandırıcılık suçunun unsurlarının bulunmadığı..." şeklindeki hatalı gerekçe ve eksik soruşturma neticesinde verilen kovuşturmaya yer olmadığına dair karara karşı yapılan itiraz üzerine soruşturmanın genişletilmesine karar verilmesi yerine itirazın reddine karar verilmesi Kanun’a aykırı olup, kanun yararına bozma talebi yerinde görülmüştür. II. KARAR 1. Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının kanun yararına bozma isteminin KABULÜNE, 2. Ankara 7. Sulh Ceza Hakimliğinin, 08.11.2023 tarihli ve 2023/9546 Değişik İş sayılı kararının, 5271 sayılı Kanun’un 309/3. maddesi gereği, oy birliğiyle KANUN YARARINA BOZULMASINA, 5271 sayılı Kanun’un 309/4-a. maddesi uyarınca gerekli işlemlerin yapılması için soruşturma dosyasının, mahalline gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 15.09.2025 tarihinde karar verildi.

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu emsali kullanmak için avukat desteği alın.

Görüşme Planla