İçeriğe geç
AC
11. Ceza Dairesi Esas: 2025/1649 Karar: 2025/11402 Tarih: 2025

Yargıtay 11. Ceza Dairesi E.2025/1649 K.2025/11402

11. Ceza Dairesi 2025/1649 E. , 2025/11402 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Sulh Ceza Hakimliği SAYISI : 2023/5194 Değişik İş SUÇLAR : Bilişim sistemlerinin, banka veya kredi kurumlarının araç olarak kullanılması suretiyle dolandırıcılık, kamu kurum ve kuruluşlarının araç olarak kullanılması suretiyle dolandırıcılık KARAR

Karar Özeti

11. Ceza Dairesi 2025/1649 E. , 2025/11402 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Sulh Ceza Hakimliği SAYISI : 2023/5194 Değişik İş SUÇLAR : Bilişim sistemlerinin, banka veya kredi kurumlarının araç olarak kullanılması suretiyle dolandırıcılık, kamu kurum ve kuruluşlarının araç olarak kullanılması suretiyle dolandırıcılık KARAR

Karar Detayı

11. Ceza Dairesi 2025/1649 E. , 2025/11402 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Sulh Ceza Hakimliği SAYISI : 2023/5194 Değişik İş SUÇLAR : Bilişim sistemlerinin, banka veya kredi kurumlarının araç olarak kullanılması suretiyle dolandırıcılık, kamu kurum ve kuruluşlarının araç olarak kullanılması suretiyle dolandırıcılık KARAR : Kovuşturmaya yer olmadığına dair karara karşı yapılan itirazın reddi TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : İlgili kararın kanun yararına bozulması Nazilli Cumhuriyet Başsavcılığının, 04.10.2023 tarihli ve 2022/6306 Soruşturma, 2023/7306 Karar sayılı kovuşturmaya yer olmadığına dair kararına karşı yapılan itirazın reddine ilişkin mercii Nazilli Sulh Ceza Hakimliğinin, 22.11.2023 tarihli ve 2023/5194 Değişik İş sayılı kararının, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 271/4. maddesi uyarınca kesin nitelikte olması sebebiyle karar tarihi olan 22.11.2023'te kesinleştiği belirlenmiştir. Adalet Bakanlığının, 5271 sayılı Kanun'un 309/1. maddesi uyarınca, 06.03.2025 tarihli ve 2024/8193 sayılı evrakı ile kanun yararına bozma istemine istinaden düzenlenen, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 28.03.2025 tarihli ve KYB-2025/33166 sayılı Tebliğnamesi ile soruşturma dosyası Daireye gönderilmekle, gereği düşünüldü: I. İSTEM A. Kanun Yararına Bozma İstemi Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 28.03.2025 tarihli ve KYB-2025/33166 sayılı kanun yararına bozma isteminin; "5271 sayılı Kanun’un 160. maddesi uyarınca, Cumhuriyet savcısının, ihbar veya başka bir suretle bir suçun işlendiği izlenimini veren bir hâli öğrenir öğrenmez kamu davasını açmaya yer olup olmadığına karar vermek üzere hemen işin gerçeğini araştırmaya başlaması gerektiği, aynı Kanun’un 170/2. maddesi gereğince yapacağı değerlendirme sonucunda, toplanan delillerin suçun işlendiği hususunda yeterli şüphe oluşturduğu kanısına ulaştığında iddianame düzenleyerek kamu davası açacağı, aksi halde ise anılan Kanun’un 172. maddesi gereği kovuşturma yapılmasına yer olmadığına dair karar vereceği, buna karşın Cumhuriyet savcısının 5271 sayılı Kanun’un kendisine yüklediği soruşturma görevini yerine getirmediği, ortada yasaya uygun bir soruşturmanın bulunmadığı durumda, anılan Kanun’un 173/3. maddesindeki koşullar oluşmadığından, itirazı inceleyen merciin Cumhuriyet savcısının soruşturma yapmasını sağlamak maksadıyla itirazın kabulüne karar verebileceği yönündeki açıklamalar karşısında, Dosya kapsamına göre, müşteki ile şüphelinin ekran kartı satımı için anlaştığı, müştekinin, şüphelinin belirtmiş olduğu hesaba 4.250,00 Türk lirası para yatırdığı, şüphelinin söz konusu ekran kartını müştekiye göndermediği ve müştekinin zarara uğratıldığı iddiasıyla şikâyetçi olması üzerine başlatılan soruşturmada, uyuşmazlığın hukuki ihtilaf mahiyetinde olduğu, suçun yasal unsurlarının oluşmadığından bahisle kovuşturmaya yer olmadığına dair karar verilmiş ise de, Müştekinin şikayeti ile ilgili olarak şüphelinin kimliğini kaybettiğine yönelik ifadesi üzerine kimliğini ne zaman kaybettiğinin tespitinin yapılması, kimlik kartının paranın bankamatikten çekilmesinden önce kaybedilip kaybedilmediğinin tespitinin yapılması, para çekilme esnasında şüphelinin aynı mevkide olup olmadığının tespiti amacıyla HTS kayıtlarının getirtilmesi, şüpheli hakkında benzer soruşturma veya kovuşturma dosyalarının araştırılarak incelenmek üzere celp edilmesi sonrasında, sonucuna göre karar verilmesi gerekirken, herhangi bir soruşturma işlemi yapılmaksızın yazılı şekilde kovuşturmaya yer olmadığına dair karar verilemeyeceği cihetle, yapılan eksik soruşturma sonucu verilen kovuşturmaya yer olmadığına dair karara karşı yapılan itiraz üzerine soruşturmanın genişletilmesine karar verilmesi yerine, yazılı şekilde itirazın reddine karar verilmesinde isabet görülmemiştir." Şeklindeki gerekçeye dayandığı anlaşılmıştır. B. Değerlendirme ve Gerekçe 1. 5271 sayılı Kanun‘un 160. maddesinin birinci ve ikinci fıkralarında; Cumhuriyet savcısının, ihbar veya başka bir suretle bir suçun işlendiği izlenimini veren bir hâli öğrenir öğrenmez kamu davasını açmaya yer olup olmadığına karar vermek üzere hemen işin gerçeğini araştırmaya başlayacağı, maddî gerçeğin araştırılması ve adil bir yargılamanın yapılabilmesi için, emrindeki adlî kolluk görevlileri marifetiyle, şüphelinin lehine ve aleyhine olan delilleri toplayarak muhafaza altına almakla ve şüphelinin haklarını korumakla yükümlü olduğu belirlenmiştir. 2. 5271 sayılı Kanun’un, “Kovuşturmaya yer olmadığına dair karar” başlıklı 172/1. maddesi; “(1) Cumhuriyet savcısı, soruşturma evresi sonunda, kamu davasının açılması için yeterli şüphe oluşturacak delil elde edilememesi veya kovuşturma olanağının bulunmaması hâllerinde kovuşturmaya yer olmadığına karar verir. Bu karar, suçtan zarar gören ile önceden ifadesi alınmış veya sorguya çekilmiş şüpheliye bildirilir. Kararda itiraz hakkı, süresi ve mercii gösterilir. ...“ Şeklinde düzenlenmiştir. 3. 5271 sayılı Kanun’un, “Cumhuriyet savcısının kararına itiraz” başlıklı 173. maddesinin inceleme konusu ile ilgili olan birinci, ikinci, üçüncü ve dördüncü fıkralarında; “(1) Suçtan zarar gören, kovuşturmaya yer olmadığına dair kararın kendisine tebliğ edildiği tarihten itibaren onbeş gün içinde, bu kararı veren Cumhuriyet savcısının yargı çevresinde görev yaptığı ağır ceza mahkemesinin bulunduğu yerdeki sulh ceza hâkimliğine itiraz edebilir. (2) İtiraz dilekçesinde, kamu davasının açılmasını gerektirebilecek olaylar ve deliller belirtilir. (3)(Değişik: 18/6/2014-6545/71 md.) Sulh ceza hâkimliği, kararını vermek için soruşturmanın genişletilmesine gerek görür ise bu hususu açıkça belirtmek suretiyle, o yer Cumhuriyet başsavcılığından talepte bulunabilir; kamu davasının açılması için yeterli nedenler bulunmazsa, istemi gerekçeli olarak reddeder; itiraz edeni giderlere mahkûm eder ve dosyayı Cumhuriyet savcısına gönderir. Cumhuriyet savcısı, kararı itiraz edene ve şüpheliye bildirir. (4) (Değişik: 25/5/2005 - 5353/26 md.) Sulh ceza hâkimliği istemi yerinde bulursa, Cumhuriyet savcısı iddianame düzenleyerek mahkemeye verir. ...“ Hükümleri yer almaktadır. 4. Kanun‘da yer alan düzenlemelerden de görüleceği üzere; Cumhuriyet savcısı, suçun işlenip işlenmediğinin tespiti bakımından hemen işin gerçeğini araştırmaya başlamalı, toplanan delillerin suçun işlendiği hususunda yeterli şüphe oluşturduğu kanısına ulaştığında iddianame düzenleyerek kamu davası açmalı, aksi halde 5271 sayılı Kanun’un 172. maddesi gereğince kovuşturma yapılmasına yer olmadığına dair karar vermelidir. 5. Kovuşturmaya yer olmadığına dair kararı itiraz üzerine inceleyen Sulh Ceza Hakimliği, kamu davası açılması için yeterli delil bulunmaması durumunda itirazın reddine, yeterli delil bulunması durumunda itirazın kabulüne veya eksik soruşturma nedeniyle soruşturmanın genişletilmesine karar verebilecektir. 6. Bu kapsamda inceleme konusu soruşturma dosyası değerlendirildiğinde; şikâyetçinin, internet üzerinden bilgisayar ekran kartı satışı için ilan veren ve kendisini asker olarak tanıtarak adına düzenlenmiş askeri kimliği whatsapp üzerinden şikâyetçiye gönderen şüpheliyle 4.250,00 TL karşılığında anlaştığının, paranın şüphelinin banka hesabına gönderilmesine karşın vaat edilen ürünün gelmediğinin ve şüpheliye ulaşılamadığının iddia olunması üzerine yürütülen soruşturma kapsamında; her ne kadar Nazilli Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından, "...yürütülen soruşturma kapsamında şüphelinin alınan ifadesinde daha önce de kimlik bilgilerinin şüpheli şahıs veya şahıslar tarafından ele geçirilerek dolandırıcılık olaylarında kullanıldığını, üzerine atılı suçlamayı kabul etmediğini beyan ettiği gibi yapılan tüm araştırmalara rağmen isnat edilen suç bakımından şüpheli hakkında kamu davası açmak için gerekli olan her türlü şüpheden uzak, somut ve inandırıcı hiçbir bir delil de elde edilemediği, tüm bunların yanında ayrıca Yerleşik Yargıtay İçtihatlarına göre dolandırıcılık suçundaki fiillerin nitelikli hile olması gerektiği, basit yalan ifadelerin nitelikli hileyi oluşturmadığı ayrıca dolandırıcılık eylemini gerçekleştiren faillerin müştekiye yönelik hilelerinin müştekiler tarafından denetleme imkanının ortadan kaldırılmasına yönelik bir takım söz ve eylemlerde bulunması gerektiği, somut olayda faillerin müştekinin talebi üzerine müşteki ile iletişime geçtiği, şüphelilerin müştekiyi nitelikli hile niteliğinde olan yalanlar söylemediği, müşteki ile şüpheli şahıs veya şahıslar arasındaki husumetin tamamen alacak verecek meselesinden kaynaklı hukuki ihtilaf mahiyetinde olduğu, bu nedenle müştekinin şikayetine konu olaydaki alacağını Asliye Hukuk Mahkemelerinde sebepsiz zenginleşme isnadıyla dava yoluna gidip bahse konu tutarı tahsil edebileceği..." şeklindeki gerekçeyle, 04.10.2023 tarihli ve 2022/6306 Soruşturma, 2023/7306 Karar sayılı kovuşturmaya yer olmadığına dair karar verilmiş ise de; "kendini askeri personel olarak tanıtarak, adına düzenlenmiş sahte kimlik belgesini şikâyetçiye göndermek suretiyle internet üzerinden verdiği satış ilanı ile bilgisayar ekran kartı satışı vaadinde bulunma" şeklinde gerçekleştirilen eylemde, dolandırıcılık suçunun hile unsurunun bulunmadığından ve uyuşmazlığın hukuki ihtilaf mahiyetinde olduğundan söz edilemeyeceği; bununla birlikte şikâyetçi vekilinin dilekçesinde hesap sahibi olarak şüphelinin kimlik bilgilerine yer verilmesi nedeniyle soruşturmanın bu yönde yürütüldüğü belirlenmekle birlikte, ... Bankası A.Ş.'nin 26.07.2022 tarihli cevabi yazısında hesap sahibinin 1...4 T.C. Kimlik numaralı ... olduğunun görülmesi ve şüphelinin, Giresun İl Emniyet Müdürlüğünde alınan 27.06.2022 tarihli ifadesinde de suçlamaları kabul etmeyerek, benzer şekilde daha önce de kimlik bilgilerinin bilgi ve rızası dışında kullanılması nedeniyle ifade vermek zorunda kaldığını, bahse konu olaylarla bir ilgisinin bulunmadığını bildirmesi karşısında; paranın yatırıldığı hesap sahibinin şüpheli ... (T.C. Kimlik No: 2...4 ) olup olmadığının net olarak belirlenmesi, şikâyetçinin şüpheliyle iletişim kurduğu 05...81 numaralı GSM hattı sahibinin açık kimlik ve adres bilgileri tespit edilerek şüpheli sıfatıyla ifadesinin alınması, UYAP üzerinden temin edilen hukuk dava/icra dosyalarının onaylı örneklerinin fiziken de dosyaya eklenmesi, İzmir 20. Asliye Hukuk Mahkemesinin, 2021/72 Esas sayılı dosyasının akıbetinin araştırılması, şikâyetçiye gönderilen kimlik kartı üzerindeki fotoğrafın şüpheliye ait olup olmadığının tespit edilmesi, şüphelinin kullanmakta olduğunu bildirdiği 05...40 numaralı GSM hattının HTS kayıtları temin edilerek, suç tarihinde paranın çekildiği bildirilen ATM'nin bulunduğu .../KKTC'de olup olmadığının ortaya konulması, şüpheli ile hesap sahibi olarak bildirilen 1...4 T.C. Kimlik numaralı ... hakkında benzer eylemleri nedeniyle başkaca soruşturma dosyaları bulunup bulunmadığının araştırılması, gerekli görülmesi halinde tespit edilen dosyaların getirtilip incelenmesi, işbu soruşturmayı ilgilendiren delillerin onaylı örneklerinin dosyaya eklenmesinden sonra sonucuna göre bir değerlendirme yapılması gerekirken, hatalı gerekçe ve eksik soruşturma neticesinde verilen kovuşturmaya yer olmadığına dair karara karşı yapılan itiraz üzerine soruşturmanın genişletilmesine karar verilmesi yerine itirazın reddine karar verilmesi Kanun’a aykırı olup, kanun yararına bozma talebi yerinde görülmüştür. II. KARAR 1. Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının kanun yararına bozma isteminin KABULÜNE, 2. Nazilli Sulh Ceza Hakimliğinin, 22.11.2023 tarihli ve 2023/5194 Değişik İş sayılı kararının, 5271 sayılı Kanun’un 309/3. maddesi gereği, oy birliğiyle KANUN YARARINA BOZULMASINA, 5271 sayılı Kanun’un 309/4-a. maddesi uyarınca gerekli işlemlerin yapılması için soruşturma dosyasının, mahalline gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 15.09.2025 tarihinde karar verildi.

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu emsali kullanmak için avukat desteği alın.

Görüşme Planla