Karar Özeti
11. Ceza Dairesi 2025/1657 E. , 2025/6526 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi SAYISI : 2023/179 E., 2024/61 K. SUÇLAR : Dinî inanç ve duyguların istismar edilmesi suretiyle dolandırıcılık, bilişim sistemlerinin, banka veya kredi kurumlarının araç olarak kullanılması suretiyle dolandırıcılık KARAR : Mahkûm
Karar Detayı
11. Ceza Dairesi 2025/1657 E. , 2025/6526 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi SAYISI : 2023/179 E., 2024/61 K. SUÇLAR : Dinî inanç ve duyguların istismar edilmesi suretiyle dolandırıcılık, bilişim sistemlerinin, banka veya kredi kurumlarının araç olarak kullanılması suretiyle dolandırıcılık KARAR : Mahkûmiyet KANUN YARARINA BOZMA YOLUNA BAŞVURAN : Adalet Bakanlığının istemi üzerine Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : İlgili kararın kanun yararına bozulması Adalet Bakanlığının, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 309/1. maddesi uyarınca, 05.03.2025 tarihli ve 2024/17265 sayılı evrakı ile kanun yararına bozma istemine istinaden düzenlenen, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 28.03.2025 tarihli ve KYB-2025/33604 sayılı Tebliğnamesi ile dava dosyası Daireye gönderilmekle, yapılan ön inceleme neticesinde gereği düşünüldü: Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 28.03.2025 tarihli ve KYB-2025/33604 sayılı kanun yararına bozma isteminin; "Dosya kapsamına göre, sanığın kollukta savunması alınırken şüpheli müdafiinin beyanında sanığın ceza ehliyetinin olmadığına dair raporu bulunduğunu ve raporu daha sonra dosyaya ibraz edeceklerini belirtmesi ve hükümden sonra sanığın bipolar bozukluk hastalığı nedeniyle vesayet altına alındığına dair Polatlı Sulh Hukuk Mahkemesinin 16/03/2023 tarihli ve 2021/632 esas, 2023/427 sayılı kararını dosyaya sunması karşısında, sanığın psikolojik tedavi görüp görmediğinin araştırılması ve varsa hastahane kayıtlarının sanığa sorularak celbi ile suç tarihi itibariyle 5237 sayılı Kanun'un 32. maddesi kapsamında akıl hastalığı nedeniyle, işlediği fiillerin hukukî anlam ve sonuçlarını algılayıp algılayamadığı veya bu fiillerle ilgili olarak davranışlarını yönlendirme yeteneğinin önemli derecede azalmış olup olmadığı konusunda, yöntemince sağlık kurulu raporu alınması ancak hükümden sonra sanığın Adli Tıp Kurumu'na sevk edileceği de gözetilerek Adli Tıp Kurumu raporunun sonucuna göre sanığın hukuki durumunun belirlenmesi gerektiği gözetilmeden, yazılı şekilde mahkûmiyetine karar verilmesinde isabet görülmemiştir." Şeklindeki gerekçeye dayandığı anlaşılmıştır. İncelenen dosya içeriğine göre; kanun yararına bozma konusu İstanbul 11. Ağır Ceza Mahkemesinin, 08.02.2024 tarihli ve 2023/179 Esas, 2024/61 Karar sayılı kararına yönelik sanık müdafi tarafından 29.05.2024 tarihli dilekçe ile kanun yararına bozma talebinde bulunulması üzerine, Mahkemenin 26.07.2024 tarihli ek kararı ile sanık müdafinin bu dilekçesi kanun yararına bozma talebi olarak değerlendirilmek suretiyle sanık hakkındaki infazın durdurulmasına ve sanığın "suç tarihinde işlediği fiilin hukuki anlam ve sonuçlarını algılama yeteneği olup olmadığının tespiti amacıyla 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 32. maddesi uyarınca Adli Tıp Kurumuna sevkine ve rapor dönüşünde sanık hakkındaki yargılamanın yenilenmesi talebinin değerlendirilmesine" karar verildiği, ancak dosya içerisinde ve UYAP'ta bu yönde düzenlenmiş herhangi bir rapora veya mahkeme tarafından verilen başkaca bir karara rastlanmadığı anlaşılmakla; sanığın cezai ehliyetinin tespitine yönelik herhangi bir rapor bulunup bulunmadığı, Mahkeme tarafından yargılamanın yenilenmesi hususunda başkaca bir işlem yapılıp yapılmadığı tespit edilerek buna ilişkin evrak dosyaya eklendikten sonra, dosyanın kanun yararına bozma incelemesine gönderilmesi bakımından dava dosyasının Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, Oy birliğiyle, 26.05.2025 tarihinde karar verildi.
Özgün Analiz
Olay Özeti: Dini inanç istismarı ve bilişim/banka araç dolandırıcılık suçlarından mahkum edilen sanığın bipolar bozukluk nedeniyle vesayet altına alındığı ve cezai ehliyet raporu bulunduğu ileri sürülmüş; mahkeme Adli Tıp Kurumuna sevk yönünde ek karar vermiş ancak dosyada rapor veya işleme rastlanmamıştır.
Hukuki İlke: Sanığın cezai ehliyetine yönelik ciddi şüphe varsa, suç tarihi itibarıyla TCK 32 kapsamında fiillerin hukuki anlam ve sonuçlarını algılama ile davranışları yönlendirme yeteneğinin tespiti için yöntemince sağlık kurulu/Adli Tıp raporu alınıp hukuki durum belirlenmelidir.
Uygulama Sonucu: Eksikliğin giderilmesi için dosyanın Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına tevdii (iade)
Dava Strateji Notu: Akıl hastalığı/vesayet iddiasında suç tarihindeki algılama-yönlendirme yeteneğine ilişkin TCK 32 raporu şarttır; vesayet kararı ve hastane kayıtları erken aşamada dosyaya sunulmalı, rapor alınmadan kurulan mahkumiyet bozma/KYB nedenidir.