Karar Özeti
11. Ceza Dairesi 2025/1859 E. , 2025/6736 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2024/3791 E. 2024/2110 K. SUÇ : Kişinin, kendisini kamu görevlisi veya banka, sigorta ya da kredi kurumlarının çalışanı olarak tanıtması veya bu kurum ve kuruluşlarla ilişkili olduğunu söylemesi ile bilişim sistemlerinin, bank
Karar Detayı
11. Ceza Dairesi 2025/1859 E. , 2025/6736 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2024/3791 E. 2024/2110 K. SUÇ : Kişinin, kendisini kamu görevlisi veya banka, sigorta ya da kredi kurumlarının çalışanı olarak tanıtması veya bu kurum ve kuruluşlarla ilişkili olduğunu söylemesi ile bilişim sistemlerinin, banka veya kredi kurumlarının araç olarak kullanılması suretiyle dolandırıcılık HÜKÜM : İstinaf başvurusunun düzeltilerek esastan reddi TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Esastan ret İlk Derece Mahkemesince kurulan hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, temyiz isteminin süresinde olduğu, temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle gereği düşünüldü: I. HUKUKÎ SÜREÇ 1. Elazığ 4. Ağır Ceza Mahkemesinin, 09.10.2024 tarihli ve 2024/340 Esas, 2024/359 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında "kişinin, kendisini kamu görevlisi veya banka, sigorta ya da kredi kurumlarının çalışanı olarak tanıtması veya bu kurum ve kuruluşlarla ilişkili olduğunu söylemesi ile bilişim sistemlerinin, banka veya kredi kurumlarının araç olarak kullanılması suretiyle dolandırıcılık" suçundan 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (5237 sayılı Kanun) 158/1-F-L-son, 52/2-4, 53 ve 58. maddeleri uyarınca 7 yıl hapis ve 1.000.000,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına, hak yoksunluklarına ve tekerrür hükümlerinin uygulanmasına karar verilmiştir. 2. Diyarbakır Bölge Adliye Mahkemesi 8. Ceza Dairesinin, 21.11.2024 tarihli ve 2024/3791 Esas, 2024/2110 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında İlk Derece Mahkemesince kurulan hükme yönelik sanık ve katılan vekilinin istinaf başvurularının hüküm fıkrasına "Katılan kovuşturmada kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi gereğince hesaplanan 48.000,00 TL avukatlık ücretinin sanıktan alınarak katılana verilmesine" cümlesi eklenmek suretiyle 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun (5271 sayılı Kanun) 280/1-a ve 303/1-h maddeleri uyarınca düzeltilerek esastan reddine karar verilmiştir. II. TEMYİZ SEBEPLERİ Sanık müdafinin temyiz isteği; sanığın suçu işlemesi kuvvetle muhtemel yurt dışında ikamet eden kişinin ad ve soyadını belirterek araştırma yapılmasını talep etmesine rağmen eksik inceleme sonucu hüküm kurulduğuna ve müvekkili hakkında sanık olarak yer aldığı ve henüz kesinleşmemiş derdest davalar gerekçe gösterilerek takdiri indirim maddesinin uygulanmamasının hukuka aykırı olduğuna ilişkindir. III. GEREKÇE Sanığın, katılana kendisini "fizik öğretmeni" olarak tanıtması şeklindeki eyleminin 5237 sayılı Kanun'un 158/1-L maddesinde düzenlenen "Kişinin, kendisini kamu görevlisi veya banka, sigorta ya da kredi kurumlarının çalışanı olarak tanıtması veya bu kurum ve kuruluşlarla ilişkili olduğunu söylemesi suretiyle dolandırıcılık" suçuna vücut vermeyeceği ancak sanık hakkında temel ceza belirlenirken alt sınırdan uzaklaşılmasının tek nedeninin "eylemin birden fazla nitelikli halin bir araya gelmiş olması" olmadığı, "suçun işleniş şekli ve özelliği, suç konusunun miktarı ve failin kastının yoğunluğu" nedenleriyle de alt sınırdan uzaklaşıldığı anlaşılmakla sonucu etkili görülmeyen bu husus bozma nedeni yapılmamıştır. Dairemizce de benimsenen, Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 23.01.2018 tarihli ve 2017/463 Esas, 2018/20 Karar sayılı ile 23.01.2018 tarihli ve 2015/962 Esas, 2018/16 Karar sayılı ilamlarında da belirtildiği üzere; hükmolunan adli para cezasının ödenmemesi halinde uygulanacak olan 5275 sayılı Kanun’un 106/3. maddesinde 28.06.2014 tarihli Resmi Gazete’de yayımlanan 6545 sayılı Kanun'un 81. maddesiyle yapılan değişikliğin infaz aşamasında gözetilmesi mümkün görülmüştür. Yargılama sürecindeki işlemlerin usul ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanı kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfı ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği, 5237 sayılı Kanun'un cezanın belirlenmesi başlıklı 61/1. maddesinde belirtilen kriterler ile aynı Kanun'un 3/1. maddesinde ifade edilen cezada orantılılık ilkesi nazara alındığında temel cezanın alt sınırdan uzaklaşılarak belirlenmesinin ve dosya kapsamıyla örtüşen gerekçelerle takdiri indirim hükmünün uygulama dışı bırakılmasının isabetli olduğu anlaşıldığından, sanık müdafiinin temyiz istemleri yerinde görülmemiş, Bölge Adliye Mahkemesince verilen kararda hukuka aykırılık bulunmamıştır. IV. KARAR Gerekçe bölümünde açıklanan nedenle Diyarbakır Bölge Adliye Mahkemesi 8. Ceza Dairesinin, yukarıda tarih ve sayısı belirtilen incelemeye konu kararında sanık müdafii tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve 5271 sayılı Kanun’un 289/1. maddesi ile sınırlı olarak yapılan temyiz incelemesi sonucunda hukuka aykırılık görülmediğinden, 5271 sayılı Kanun’un 302/1. maddesi gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN ONANMASINA, Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304/1. maddesi uyarınca Elazığ 4. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise Diyarbakır Bölge Adliye Mahkemesi 8. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 28.05.2025 tarihinde karar verildi.
Özgün Analiz
Olay Özeti: Sanık, katılanla iletişimde kendisini 'fizik öğretmeni' olarak tanıtarak nitelikli dolandırıcılık işlemiş; ilk derece mahkemesi birden fazla nitelikli hâl ile suçun işleniş şekli ve kastın yoğunluğunu gerekçe göstererek alt sınırdan uzaklaşıp yüksek ceza vermiş, istinaf düzeltilerek esastan reddedilmiştir.
Hukuki İlke: Kendini 'öğretmen' olarak tanıtmak TCK 158/1-L'deki kamu görevlisi/banka-sigorta-kredi çalışanı olarak tanıtma nitelikli hâline vücut vermez; ancak temel ceza yalnızca nitelikli hâllerin birleşmesi değil, suçun işleniş şekli, konusunun miktarı ve kastın yoğunluğu gerekçeleriyle de alt sınırdan uzaklaştırılmışsa bu husus sonuca etkili görülmeyip bozma sebebi yapılmaz.
Uygulama Sonucu: onama
Dava Strateji Notu: Yanlış uygulanan bir nitelikli hâl (ör. 158/1-L) tek başına bozma sağlamaz; mahkeme alt sınırdan uzaklaşmayı ayrıca suçun işleniş biçimi ve kastın yoğunluğu gibi bağımsız gerekçelere de dayandırmışsa hüküm ayakta kalır. Savunmada temel ceza gerekçelerinin tümünü çürütmeye yönelmek gerekir.