İçeriğe geç
AC
11. Ceza Dairesi Esas: 2025/1931 Karar: 2025/12293 Tarih: 2025

Yargıtay 11. Ceza Dairesi E.2025/1931 K.2025/12293

11. Ceza Dairesi 2025/1931 E. , 2025/12293 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Sulh Ceza Hakimliği SAYISI : 2024/186 Değişik iş SUÇ : Bilişim sistemlerinin, banka veya kredi kurumlarının araç olarak kullanılması suretiyle dolandırıcılık KARAR : Kovuşturmaya yer olmadığına dair karara karşı yapılan itirazın reddi TEBLİĞNAME G

Karar Özeti

11. Ceza Dairesi 2025/1931 E. , 2025/12293 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Sulh Ceza Hakimliği SAYISI : 2024/186 Değişik iş SUÇ : Bilişim sistemlerinin, banka veya kredi kurumlarının araç olarak kullanılması suretiyle dolandırıcılık KARAR : Kovuşturmaya yer olmadığına dair karara karşı yapılan itirazın reddi TEBLİĞNAME G

Karar Detayı

11. Ceza Dairesi 2025/1931 E. , 2025/12293 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Sulh Ceza Hakimliği SAYISI : 2024/186 Değişik iş SUÇ : Bilişim sistemlerinin, banka veya kredi kurumlarının araç olarak kullanılması suretiyle dolandırıcılık KARAR : Kovuşturmaya yer olmadığına dair karara karşı yapılan itirazın reddi TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : İlgili kararın kanun yararına bozulması Küçükçekmece Cumhuriyet Başsavcılığının 19.12.2023 tarihli ve 2023/79638 Soruşturma, 2023/44903 Karar sayılı kovuşturmaya yer olmadığına dair kararına karşı yapılan itirazın reddine ilişkin mercii Küçükçekmece 3. Sulh Ceza Hakimliğinin 16.01.2024 tarihli ve 2024/186 Değişik İş sayılı kararının, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 271/4. maddesi uyarınca kesin nitelikte olması sebebiyle karar tarihi olan 16.01.2024’de kesinleştiği belirlenmiştir. Adalet Bakanlığının, 5271 sayılı Kanun'un 309/1. maddesi uyarınca, 07.04.2025 tarihli ve 2024/13799 sayılı evrakı ile kanun yararına bozma istemine istinaden düzenlenen, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 25.04.2025 tarihli ve KYB-2025/49376 sayılı Tebliğnamesi ile dava dosyası Daireye gönderilmekle, gereği düşünüldü: I. İSTEM Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 25.04.2025 tarihli ve KYB-2025/49376 sayılı kanun yararına bozma isteminin; “5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’un 160. maddesi uyarınca, Cumhuriyet savcısının, ihbar veya başka bir suretle bir suçun işlendiği izlenimini veren bir hâli öğrenir öğrenmez kamu davasını açmaya yer olup olmadığına karar vermek üzere hemen işin gerçeğini araştırmaya başlaması gerektiği, aynı Kanun’un 170/2. maddesi gereğince yapacağı değerlendirme sonucunda, toplanan delillerin suçun işlendiği hususunda yeterli şüphe oluşturduğu kanısına ulaştığında iddianame düzenleyerek kamu davası açacağı, aksi halde ise anılan Kanun’un 172. maddesi gereği kovuşturma yapılmasına yer olmadığına dair karar vereceği, buna karşın Cumhuriyet savcısının 5271 sayılı Kanun’un kendisine yüklediği soruşturma görevini yerine getirmediği, ortada yasaya uygun bir soruşturmanın bulunmadığı durumda, anılan Kanun’un 173/3. maddesindeki koşullar oluşmadığından, itirazı inceleyen merciin Cumhuriyet savcısının soruşturma yapmasını sağlamak maksadıyla itirazın kabulüne karar verebileceği yönündeki açıklamalar karşısında, Dosya kapsamına göre, müştekinin parasını değerlendirmek üzere korlex-tr.com adlı hesaba belirli aralıklarla 1.000, 00... .000,00 Türk lirası yatırdığı, sonrasında müştekinin para iadesi istediği ve bonus kullanım parası yatırması gerektiğinin ve ancak bu şekilde müştekiye parasının iadesinin sağlanabileceğinin belirtildiği, müştekinin bunun üzerine söz konusu internet hesabına 5.500,00 Türk lirası yatırdığı, müştekinin tekrar para iadesi istemesi üzerine, bu sefer de kullanıcı bilgilerinin yanlış olduğundan bahisle yeniden para gönderilmesinin istenildiği, bunun üzerine 5.500,00 Türk lirası daha müştekinin internet hesabınına para yatırdığı, ancak daha sonra şüphelinin şirketini kapattığından bahisle para göndermediği olay nedeniyle başlatılan soruşturma sonunda, şüpheli tarafından gerçekleştirildiği iddia edilen davranışların nitelikli yalan olmadığından bahisle kovuşturmaya yer olmadığına dair karar verildiği anlaşılmış ise de; şikayet dilekçesinin verilmesi üzerine hiç bir araştırmanın ve soruşturmanın yapılmadığı maddi delillerin toplanmadığı, olayın başından beri şüphelinin dolandırma kastı ile hareket edip etmediğinin araştırılmadığı, şüphelinin aynı ya da başka bir sosyal medya üzerinden bilişim sistemlerini aracı kılmak suretiyle aynı eylemi başkalarına karşı da gerçekleştirip gerçekleştirmediğine dair soruşturma dosyalarının bulunup bulunmadığının tespit edilmediği, bu suretle tanık ve toplanacak diğer deliller ile yapılacak inceleme sonucuna göre şüphelinin hukukî durumunun tayin ve takdir edilmesi gerektiği gözetilmeden, eksik soruşturmaya dayalı olarak kovuşturmaya yer olmadığına dair karar verildiği cihetle, soruşturmanın genişletilmesi yerine, yazılı şekilde itirazın reddine karar verilmesinde isabet görülmemiştir.“ Şeklindeki gerekçeye dayandığı anlaşılmıştır. II. GEREKÇE 1. 5271 sayılı Kanun‘un 160 ıncı maddesinin birinci ve ikinci fıkralarında; Cumhuriyet savcısının, ihbar veya başka bir suretle bir suçun işlendiği izlenimini veren bir hâli öğrenir öğrenmez kamu davasını açmaya yer olup olmadığına karar vermek üzere hemen işin gerçeğini araştırmaya başlayacağı, maddî gerçeğin araştırılması ve adil bir yargılamanın yapılabilmesi için, emrindeki adlî kolluk görevlileri marifetiyle, şüphelinin lehine ve aleyhine olan delilleri toplayarak muhafaza altına almakla ve şüphelinin haklarını korumakla yükümlü olduğu belirlenmiştir. 2. 5271 sayılı Kanun’un, “Kovuşturmaya yer olmadığına dair karar” başlıklı 172 nci maddesinin birinci fıkrası; “(1) Cumhuriyet savcısı, soruşturma evresi sonunda, kamu davasının açılması için yeterli şüphe oluşturacak delil elde edilememesi veya kovuşturma olanağının bulunmaması hâllerinde kovuşturmaya yer olmadığına karar verir. Bu karar, suçtan zarar gören ile önceden ifadesi alınmış veya sorguya çekilmiş şüpheliye bildirilir. Kararda itiraz hakkı, süresi ve mercii gösterilir. ...“ Şeklinde düzenlenmiştir. 3. 5271 sayılı Kanun’un, “Cumhuriyet savcısının kararına itiraz” başlıklı 173 üncü maddesinin inceleme konusu ile ilgili olan birinci, ikinci, üçüncü ve dördüncü fıkralarında; “(1) Suçtan zarar gören, kovuşturmaya yer olmadığına dair kararın kendisine tebliğ edildiği tarihten itibaren onbeş gün içinde, bu kararı veren Cumhuriyet savcısının yargı çevresinde görev yaptığı ağır ceza mahkemesinin bulunduğu yerdeki sulh ceza hâkimliğine itiraz edebilir. (2) İtiraz dilekçesinde, kamu davasının açılmasını gerektirebilecek olaylar ve deliller belirtilir. (3)(Değişik: 18/6/2014-6545/71 md.) Sulh ceza hâkimliği, kararını vermek için soruşturmanın genişletilmesine gerek görür ise bu hususu açıkça belirtmek suretiyle, o yer Cumhuriyet başsavcılığından talepte bulunabilir; kamu davasının açılması için yeterli nedenler bulunmazsa, istemi gerekçeli olarak reddeder; itiraz edeni giderlere mahkûm eder ve dosyayı Cumhuriyet savcısına gönderir. Cumhuriyet savcısı, kararı itiraz edene ve şüpheliye bildirir. (4) (Değişik: 25/5/2005 - 5353/26 md.) Sulh ceza hâkimliği istemi yerinde bulursa, Cumhuriyet savcısı iddianame düzenleyerek mahkemeye verir. ...“ Hükümleri yer almaktadır. 4. Kanun‘da yer alan düzenlemelerden de görüleceği üzere; Cumhuriyet savcısı, suçun işlenip işlenmediğinin tespiti bakımından hemen işin gerçeğini araştırmaya başlamalı, toplanan delillerin suçun işlendiği hususunda yeterli şüphe oluşturduğu kanısına ulaştığında iddianame düzenleyerek kamu davası açmalı, aksi halde 5271 sayılı Kanun’un 172 nci maddesi gereğince kovuşturma yapılmasına yer olmadığına dair karar vermelidir. 5. Kovuşturmaya yer olmadığına dair kararı itiraz üzerine inceleyen Sulh Ceza Hakimliği, kamu davası açılması için yeterli delil bulunmaması durumunda itirazın reddine, yeterli delil bulunması durumunda itirazın kabulüne veya eksik soruşturma nedeniyle soruşturmanın genişletilmesine karar verebilecektir. 6. Bu kapsamda inceleme konusu soruşturma dosyası değerlendirildiğinde; şikâyetçinin, internet üzerinden borsa işlemleri yürüten korlex-tr.com isimli siteye giriş yaparak site çalışanlarının belirtmiş olduğu hesaba 64.000,00 TL'yi gönderdiğinin, bir süre sonra parasını çekmek istediğinde, bonus kullanım parası adı altında 5.500,00 TL talep edildiğinin, parayı yatırmasına karşın bu kez eksik blokaj ödemesi yapıldığından bahisle kullanıcı ismi yazılarak 5.500,00 TL daha göndermesinin istendiğinin, bu paranın da havalesinden sonra şikayetçinin dolandırıldığını anladığının, benzer şekilde başka mağdurların da bulunduğunun, şüphelilerin bu şekilde haksız menfaat temin ettiklerinin iddia olunması karşısında; paranın gönderildiği hesap sahibi ...'ün açık kimlik ve adres bilgilerinin tespiti ile ifadesinin alınması, internet sitesi sorumlularına yönelik gerekli araştırmanın yapılması, banka hesap hareketlerinin getirtilmesi, dosyada mevcut yazışmaların incelenmesi, şüpheliler hakkında benzer şekilde başka soruşturma ya da kovuşturma dosyalarının bulunup bulunmadığının araştırılması, varsa bu dosyayı ilgilendiren delillerin onaylı bir suretinin dosya arasına alınması, sonucuna göre somut olayda dolandırıcılık suçunun unsurlarının oluşup oluşmadığının takdir ve tayin edilmesi gerekirken; "...müştekinin kısa zamanda az miktarda para ile yatırım yaparak yüksek miktarda para kazanma şeklindeki eyleminde kaybetme ihtimali olduğunu bilmesi gerektiği, bu nedenle şüpheli tarafından gerçekleştirildiği iddia edilen davranışların nitelikli yalan olmadığı ve bu nedenlerle dolandırıcılık suçunun yasal unsurlarının oluşmadığı..." şeklindeki hatalı gerekçe ve eksik soruşturma neticesinde verilen kovuşturmaya yer olmadığına dair karara karşı yapılan itiraz üzerine soruşturmanın genişletilmesine karar verilmesi yerine "...Cumhuriyet Başsavcılığınca şüphelinin lehine ve aleyhine toplanan bilgi, belgeler ve ekleri incelendiğinde; CMK 170 hükmü uyarınca yürütülen soruşturma yönünden Cumhuriyet Başsavcılığınca kovuşturmaya yer olmadığına dair itiraza konu kararda usule, yasaya ve oluşa aykırı bir durum bulunmadığı, kararın gerekçesinin usul ve yasaya uygun olduğu, karardaki gerekçenin ve değerlendirmenin yerinde olduğu..." şeklindeki hatalı ve dosya kapsamıyla uyumlu olmayan gerekçe ile itirazın reddine karar verilmesi Kanun’a aykırı olup kanun yararına bozma talebi yerinde görülmüştür. III. KARAR 1. Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının kanun yararına bozma isteminin KABULÜNE, 2. Küçükçekmece 3. Sulh Ceza Hakimliğinin 16.01.2024 tarihli ve 2024/186 Değişik İş sayılı kararının 5271 sayılı Kanun’un 309 uncu maddesinin üçüncü fıkrası gereği, oy birliğiyle KANUN YARARINA BOZULMASINA, 5271 sayılı Kanun’un 309 uncu maddesinin dördüncü fıkrasının (a) bendi uyarınca gerekli işlemin yapılması için dava dosyasının, mahalline gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 29.09.2025 tarihinde karar verildi.

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu emsali kullanmak için avukat desteği alın.

Görüşme Planla