İçeriğe geç
AC
11. Ceza Dairesi Esas: 2025/1903 Karar: 2025/14394 Tarih: 2025

Yargıtay 11. Ceza Dairesi E.2025/1903 K.2025/14394

11. Ceza Dairesi 2025/1903 E. , 2025/14394 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Sulh Ceza Hakimliği SAYISI : 2023/5434 Değişik iş SUÇLAR : Bilişim sistemlerinin, banka veya kredi kurumlarının araç olarak kullanılması suretiyle dolandırıcılık, resmi belgede sahtecilik, hırsızlık Büyükçekmece Cumhuriyet Başsavcılığının 31.08.20

Karar Özeti

11. Ceza Dairesi 2025/1903 E. , 2025/14394 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Sulh Ceza Hakimliği SAYISI : 2023/5434 Değişik iş SUÇLAR : Bilişim sistemlerinin, banka veya kredi kurumlarının araç olarak kullanılması suretiyle dolandırıcılık, resmi belgede sahtecilik, hırsızlık Büyükçekmece Cumhuriyet Başsavcılığının 31.08.20

Karar Detayı

11. Ceza Dairesi 2025/1903 E. , 2025/14394 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Sulh Ceza Hakimliği SAYISI : 2023/5434 Değişik iş SUÇLAR : Bilişim sistemlerinin, banka veya kredi kurumlarının araç olarak kullanılması suretiyle dolandırıcılık, resmi belgede sahtecilik, hırsızlık Büyükçekmece Cumhuriyet Başsavcılığının 31.08.2023 tarihli ve 2020/56368 Soruşturma sayılı ek kovuşturmaya yer olmadığına dair kararına karşı yapılan itirazın reddine ilişkin merci Bakırköy 3. Sulh Ceza Hakimliğinin 24.10.2023 tarihli ve 2023/5434 Değişik İş sayılı kararının, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 271/4. maddesi uyarınca kesin nitelikte olması sebebiyle karar tarihi olan 24.10.2023’de kesinleştiği belirlenmiştir. Adalet Bakanlığının, 5271 sayılı Kanun'un 309/1. maddesi uyarınca, 27.03.2025 tarihli ve 2024/13518 sayılı evrakı ile kanun yararına bozma istemine istinaden düzenlenen, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 18.04.2025 tarihli ve ... sayılı Tebliğnamesi ile dava dosyası Daireye gönderilmekle, gereği düşünüldü: I. İSTEM Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 18.04.2025 tarihli ve KYB-2025/44780 sayılı kanun yararına bozma isteminin; “5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 160. maddesi uyarınca, Cumhuriyet savcısının, ihbar veya başka bir suretle bir suçun işlendiği izlenimini veren bir hâli öğrenir öğrenmez kamu davasını açmaya yer olup olmadığına karar vermek üzere hemen işin gerçeğini araştırmaya başlaması gerektiği, aynı Kanun’un 170/2. maddesi gereğince yapacağı değerlendirme sonucunda, toplanan delillerin suçun işlendiği hususunda yeterli şüphe oluşturduğu kanısına ulaştığında iddianame düzenleyerek kamu davası açacağı, aksi halde ise anılan Kanun’un 172. maddesi gereği kovuşturma yapılmasına yer olmadığına dair karar vereceği, buna karşın ortada yasaya uygun bir soruşturmanın bulunmadığı durumda, anılan Kanun’un 173/3. maddesindeki koşullar oluşmadığından, itirazı inceleyen merciin Cumhuriyet savcısının soruşturma yapmasını sağlamak maksadıyla soruşturmanın genişletilmesine karar verebileceği yönündeki açıklamalar karşısında, Dosya kapsamına göre, müşteki ...Meyve Suları Gıda San. Ltd. Şti lehine keşide edilen ...'a ait ... seri numaralı ve 25.000,00 Türk lirası bedelli çekin lehdar müşteki firma yetkilisi tarafından ciro edilerek aralarında ticari ilişkinin bulunduğu... firmasına kargo ile gönderildiği, ancak kargo dağıtıcısı şüpheli ...'in, dağıtım esnasında çekin bulunduğu çantanın çalındığını ifade ettiği ve çekin ciro silsilesi ile eline geçen son ciranta şüpheli ... tarafından ibraz edilerek bedelinin tahsil edildiği olayda, müşteki vekili tarafından şikayetçi olunması üzerine yürütülen soruşturma sonunda, Büyükçekmece Cumhuriyet Başsavcılığının 31/08/2023 tarihli kararı ile çeki ibraz eden şüphelinin iyi niyetli olduğu, çekin çalıntı olduğunu bildiğine ilişkin şüphe bulunmadığı, müşteki firmanın çek iptal ve ziya davası açması gerektiği, şüphelilerin üzerlerine atılı suçların yasal unsurlarının oluşmadığından bahisle kovuşturmaya yer olmadığına dair karar verilmiş ise de; Şüpheli kargo dağıtıcısının, olay günü çekin bulunduğu çantanın çalınması üzerine kargo yetkilisi ile birlikte Polis Merkezine giderek şikayetçi olduklarını ifade etmesi karşısında, ilgili kargo yetkilisinin de ifadesine başvurularak şikayet sonucunun araştırılması, yine soruşturma esnasında alınan 02/06/2022 tarihli bilirkişi raporunda çek arkasında, müşteki firma cirosunu takiben ciranta olarak imzası bulunan firmalardan yalnızca ... Endüstriyel Tekstil Ürünleri Yapı Metal San. Tic. Ltd. Şti yetkilisi ... ve çeki ibraz eden ... Mobilya ve Dekorasyon Otomotiv Nakliye Sanayi Tc. Ltd. Şti yetkilisi ...'ın imzaları üzerinden inceleme yapılmakla yetinildiği, anılan raporda, ... firması yetkilisi olarak ve ibraz eden olarak atılan imzaların şüpheli ...'ın eli ürünü olabileceğine ilişkin tespitin yer aldığı, oysa Natura firmasını takiben ciranta olarak imzası bulunan ... inşaat Gıda San. Tic. Ltd. Şti firma yetkilisi ... ile kargo yetkilisi olan diğer şüphelinin de imza yazı ve rakam örnekleri alınarak inceleme yaptırılması, ayrıca çeki ibraz eden şüpheli ...'ın, çekin bir önceki ciranta olan Gapsan firması ve tüm cirantaların aralarındaki ticari ilişkinin açıklattırılarak, şüphelilerin tüm ticari kayıtlarının, defter, belge ve faturalarının temin edilmesi, şüphelilerin bu çek ile ilişkilendirilebilecek bir alışverişlerinin olup olmadığının araştırılması, faturaların incelenmesi, gerekli görülmesi halinde, bu alışverişlerin gerçek olup olmadığı hususunda da bilirkişi raporu alınarak sonucuna göre şüphelilerin hukuki durumunun tayin ve takdir edilmesi gerekirken, eksik soruşturma sonucu verilen kovuşturmaya yer olmadığına dair karara karşı yapılan itiraz üzerine, soruşturmanın genişletilmesine karar verilmesi yerine, yazılı şekilde itirazın reddine karar verilmesinde isabet görülmemiştir. " Şeklindeki gerekçeye dayandığı anlaşılmıştır. II. GEREKÇE 1. 5271 sayılı Kanun‘un 160 ıncı maddesinin birinci ve ikinci fıkralarında; Cumhuriyet savcısının, ihbar veya başka bir suretle bir suçun işlendiği izlenimini veren bir hâli öğrenir öğrenmez kamu davasını açmaya yer olup olmadığına karar vermek üzere hemen işin gerçeğini araştırmaya başlayacağı, maddî gerçeğin araştırılması ve adil bir yargılamanın yapılabilmesi için, emrindeki adlî kolluk görevlileri marifetiyle, şüphelinin lehine ve aleyhine olan delilleri toplayarak muhafaza altına almakla ve şüphelinin haklarını korumakla yükümlü olduğu belirlenmiştir. 2. 5271 sayılı Kanun’un, “Kovuşturmaya yer olmadığına dair karar” başlıklı 172 nci maddesinin birinci fıkrası; “(1) Cumhuriyet savcısı, soruşturma evresi sonunda, kamu davasının açılması için yeterli şüphe oluşturacak delil elde edilememesi veya kovuşturma olanağının bulunmaması hâllerinde kovuşturmaya yer olmadığına karar verir. Bu karar, suçtan zarar gören ile önceden ifadesi alınmış veya sorguya çekilmiş şüpheliye bildirilir. Kararda itiraz hakkı, süresi ve mercii gösterilir. ...“ Şeklinde düzenlenmiştir. 3. 5271 sayılı Kanun’un, “Cumhuriyet savcısının kararına itiraz” başlıklı 173 üncü maddesinin inceleme konusu ile ilgili olan birinci, ikinci, üçüncü ve dördüncü fıkralarında; “(1) Suçtan zarar gören, kovuşturmaya yer olmadığına dair kararın kendisine tebliğ edildiği tarihten itibaren onbeş gün içinde, bu kararı veren Cumhuriyet savcısının yargı çevresinde görev yaptığı ağır ceza mahkemesinin bulunduğu yerdeki sulh ceza hâkimliğine itiraz edebilir. (2) İtiraz dilekçesinde, kamu davasının açılmasını gerektirebilecek olaylar ve deliller belirtilir. (3)(Değişik: 18/6/2014-6545/71 md.) Sulh ceza hâkimliği, kararını vermek için soruşturmanın genişletilmesine gerek görür ise bu hususu açıkça belirtmek suretiyle, o yer Cumhuriyet başsavcılığından talepte bulunabilir; kamu davasının açılması için yeterli nedenler bulunmazsa, istemi gerekçeli olarak reddeder; itiraz edeni giderlere mahkûm eder ve dosyayı Cumhuriyet savcısına gönderir. Cumhuriyet savcısı, kararı itiraz edene ve şüpheliye bildirir. (4) (Değişik: 25/5/2005 - 5353/26 md.) Sulh ceza hâkimliği istemi yerinde bulursa, Cumhuriyet savcısı iddianame düzenleyerek mahkemeye verir. ...“ Hükümleri yer almaktadır. 4. Kanun‘da yer alan düzenlemelerden de görüleceği üzere; Cumhuriyet savcısı, suçun işlenip işlenmediğinin tespiti bakımından hemen işin gerçeğini araştırmaya başlamalı, toplanan delillerin suçun işlendiği hususunda yeterli şüphe oluşturduğu kanısına ulaştığında iddianame düzenleyerek kamu davası açmalı, aksi halde 5271 sayılı Kanun’un 172 nci maddesi gereğince kovuşturma yapılmasına yer olmadığına dair karar vermelidir. 5. Kovuşturmaya yer olmadığına dair kararı itiraz üzerine inceleyen Sulh Ceza Hakimliği, kamu davası açılması için yeterli delil bulunmaması durumunda itirazın reddine, yeterli delil bulunması durumunda itirazın kabulüne veya eksik soruşturma nedeniyle soruşturmanın genişletilmesine karar verebilecektir. 6. Bu kapsamda inceleme konusu soruşturma dosyası değerlendirildiğinde; keşideci ... A.Ş. tarafından, şikayetçi ... Meyve Suları Gıda Sanayi A.Ş.'ne keşide edilen çekin, şikayetçi şirketçe ticari ilişki kapsamında cirolanarak kargo yoluyla ... şirketine gönderilmek istendiğinin, çekin ... şirketine ulaşmadığının öğrenilmesi üzerine yapılan araştırmada, kargoda çalındığının, ele geçirilen bu çekin ... Endüstriyel, ... İnşaat ve ... şirketleri tarafından cirolanmak suretiyle bedelinin bankadan tahsil edildiğinin iddia olunması, çeki tahsil eden şüphelilerden ...'ın, bir önceki ciranta ... İnşaat şirketinden çeki aldığını belirtmesine rağmen, yetkilisi ...'nun ifadesine başvurulmaması, ...Endüstriyel yetkilisi şüpheli ...'ün alınan ifadesinde; şirketin bilgisi dışında kurulduğunu, ortakları olan ....ve ... tarafından çekin imzalandığını söylemesi, bununla birlikte; bilirkişi incelemesinin de çek fotokopisi üzerinden yapıldığının anlaşılması karşısında; kargo dağıtıcısı ...'in, 22.07.2020 tarihinde hırsızlık suçundan şikayetçi olarak verdiği ifadenin akibetinin araştırılması, bu suçtan ayrı bir soruşturma yürütülüp yürütülmediğinin belirlenerek tüm evrakların dosya içerisine alınması, ... İnşaat yetkilisi ...'nun ifadesinin alınması, şüphelilerden ... ile aralarında ticari ilişki bulunup bulunmadığının araştırılarak varsa buna ilişkin belgelerin getirtilmesi, şüpheli ...'ün beyanında geçen kişilerin açık kimlik ve adres bilgilerinin tespiti ile ifadelerine başvurulması, şirketin kuruluşuna ait tüm evrakların getirtilerek savunma doğrultusunda araştırma yapılması, tüm şüphelilerin imza ve yazı örnekleri temin edilerek çek aslı üzerinde yeniden bilirkişi incelemesi yaptırılması, hukuk dosyasının getirtilerek incelenmesi, bu dosyayı ilgilendiren bölümlerinin onaylı suretlerinin dosya arasına alınması, sonucuna göre şüphelilerin hukuki durumlarının takdir ve tayin edilmesi gerekirken; “...öncelikle müşteki şirketin Yurt içi kargodan ve dağıtım elemanından da şikayetçi olduğu, fakat müşteki ve şüpheli şirket arasında Türk Ticaret Kanununa tabi taşıma sözleşmesi imzalandığı, şüpheli şirketin taşımakla aldığı kargoyu kaybetmesinin veya çaldırmasının cezai anlamda bir yaptırımı olmayıp müşteki firmanın hukuk mahkemeleri yoluyla zararının tazminini isteyebileceği, bunun dışında çekin cirolanıp kullanıldığı bahsedilse de çeki ibraz eden kişilerin beyanlarında iyiniyetli oldukları, çekin çalıntı olduğunu bildiklerine dair bir şüphe bulunmadığı, zira senetin sebepten mücerret olduğu, müşteki firmanın ivedi bir şekilde çek iptal ve zayi davası açması gerektiği, bu sebeple atılı suçların yasal unsurları oluşmadığı...“ şeklindeki hatalı gerekçe ve eksik soruşturma neticesinde verilen kovuşturmaya yer olmadığına dair karara karşı yapılan itiraz üzerine soruşturmanın genişletilmesine karar verilmesi yerine itirazın reddine karar verilmesi Kanun’a aykırı olup kanun yararına bozma talebi yerinde görülmüştür. III. KARAR 1. Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının kanun yararına bozma isteminin KABULÜNE, 2. Bakırköy 3. Sulh Ceza Hakimliğinin 24.10.2023 tarihli ve 2023/5434 Değişik İş sayılı kararının 5271 sayılı Kanun’un 309 uncu maddesinin üçüncü fıkrası gereği, oy birliğiyle KANUN YARARINA BOZULMASINA, 5271 sayılı Kanun’un 309 uncu maddesinin dördüncü fıkrasının (a) bendi uyarınca gerekli işlemin yapılması için dava dosyasının, mahalline gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 17.11.2025 tarihinde karar verildi.

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu emsali kullanmak için avukat desteği alın.

Görüşme Planla