Karar Özeti
11. Ceza Dairesi 2025/2733 E. , 2025/15702 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi SAYISI : 2015/177 E. 2015/277 K. SUÇ : Bilişim sistemlerinin, banka veya kredi kurumlarının araç olarak kullanılması suretiyle dolandırıcılık HÜKÜM : Mahkumiyet TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ: Bozma Yapılan ön inceleme neticesinde; sanık ha
Karar Detayı
11. Ceza Dairesi 2025/2733 E. , 2025/15702 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi SAYISI : 2015/177 E. 2015/277 K. SUÇ : Bilişim sistemlerinin, banka veya kredi kurumlarının araç olarak kullanılması suretiyle dolandırıcılık HÜKÜM : Mahkumiyet TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ: Bozma Yapılan ön inceleme neticesinde; sanık hakkında kurulan hükmün temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenlerin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, temyiz istemlerinin süresinde olduğu, temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle, gereği düşünüldü: A.Katılan ... Vekilinin Temyizi yönünden; Katılanın, UYAP'tan alınan güncel nüfus kaydına göre katılan vekili tarafından hüküm temyiz edildikten sonra 07.05.2021 tarihinde öldüğü, 5271 sayılı CMK'nın 243. maddesi uyarınca katılmanın hükümsüz kaldığı, yine katılan ile vekili arasındaki vekalet ilişkisinin de ölümle sona erdiği, mirasçıların katılanın yasal haklarını takip etmek üzere davaya katılma haklarının bulunması nedeniyle gerekçeli kararın yasal mirasçılara tebliğ edildiği ancak mirasçılar tarafından da hükmün temyiz edilmediği anlaşılmakla dava dosyasının katılan vekilinin temyizi yönünden İNCELENMEKSİZİN İADESİNE, B. Sanığın Temyizi Yönünden; 1.Sanık hakkında 5237 sayılı Kanun'un 158/1-f maddesi gereğince kamu davası açıldığı ve aynı maddenin son cümlesinin uygulanması suretiyle 5271 sayılı Kanun'un 226. maddesine muhalefet edilmesi nedeniyle hükmün bozulması yönündeki tebliğname görüşüne, 5237 sayılı Kanun'un 158/1-f maddesinde suç oluşturan fiilin, aynı Kanun'un birinci fıkrasının son cümlesinde ise bu fiile uygulanacak ceza miktarın düzenlenmiş, suça konu iddianamede yüklenen suçun unsurlarını oluşturan fiillerin nelerden ibaret olduğu hiçbir tereddüte yer bırakmayacak biçimde açıklanmış ve suç vasfı olarak 158/1-f olarak gösterilmiş olup buna göre sanığa savunmasını yapabilme ve delillerini sunabilme imkanının tanınmış olması, sanığın kime karşı ne şekilde ve hangi fiille suç işlediğini bilmesi, cezanın arttırılmasını gerektiren ve sonradan ortaya çıkan bir husus olmadığı gibi suç vasfında da bir değişiklik söz konusu olmadığı, sanığın savunma hakkının kısıtlanmadığı, bu hususta ek savunma verilmesine gerek olmadığı anlaşıldığından; 2.Ayrıntıları Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 04.10.2018 tarihli ve 2015/8-656 Esas, 2018/404 Karar sayılı içtihadında belirtildiği üzere; 28.06.2014 tarihinde yürürlüğe giren 6545 sayılı Kanun'un 81. maddesi ile değişik 5275 sayılı Kanun'un 106/3. maddesi uyarınca adli para cezalarının ödenmemesi halinde kamuya yararlı bir işte çalışma tedbirine de karar verilebileceği gözetilmeksizin, sanıklar hakkında kurulan hükümde infaz yetkisini de kısıtlar şekilde adli para cezasının ödenmemesi halinde hapse çevrileceğinin ihtar edilmiş olması infaz aşamasında gözetilmesi olanaklı görüldüğünden, Tebliğname görüşüne iştirak edilmemiştir. 3.Yapılan yargılamaya, toplanıp gerekçeli kararda gösterilerek tartışılan delillere, Mahkemenin oluşa uygun şekilde oluşan inanç ve takdirine, incelenen dosya içeriğine göre, sanığın diğer temyiz nedenleri yerinde görülmemiştir, ancak; 5237 sayılı Kanun'un 158/1. maddesinin (e), (f), (j), (k) ve (l) bentlerinde sayılan hallerde, adli para cezası belirlenirken, tespit olunacak temel gün, suçtan elde olunan haksız menfaatin iki katından az olmayacak şekilde asgari bu miktara yükseltilerek belirlenecek gün sayısı üzerinden artırma ve eksiltmeler yapıldıktan sonra ortaya çıkacak sonuç gün sayısı ile bir gün karşılığı aynı Kanun'un 52 nci maddesi uyarınca, 20-100,00 TL arasında takdir olunacak miktarın çarpılması suretiyle tespit edilmesi gerektiği gözetilmeden, 5237 sayılı Kanun'un 158 inci maddesinin birinci fıkrasının (f) ve (son) bentleri gereğince doğrudan suçtan elde olunan haksız menfaat miktarının iki katı adli para cezası belirlenmek ve bu miktar üzerinden indirim yapılması suretiyle sanık hakkında fazla ceza tayini, Yasaya aykırı, sanığın temyiz nedenleri bu itibarla yerinde görüldüğünden, 5320 sayılı Kanun’un 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK’nin 321. maddesi uyarınca hükmün BOZULMASINA, ancak yeniden yargılama yapılmasını gerektirmeyen bu hususun aynı Kanun’un 322. maddesi uyarınca düzeltilmesi mümkün bulunduğundan, hüküm fıkrasının 2. maddesindeki " 5," " 4," "80,00", "44.000,00" ibarelerinin çıkarılarak yerine sırasıyla "2200", "1833", "36.660,00", "36.660,00" ibarelerinin yazılması ve 6. paragrafın tümden çıkarılması suretiyle, hükmün tebliğnameye aykırı oy birliğiyle DÜZELTİLEREK ONANMASINA, 04.12.2025 tarihinde karar verildi.
Özgün Analiz
Olay Özeti: Sanık bilişim sistemlerinin araç olarak kullanılması suretiyle dolandırıcılıktan (TCK 158/1-f) mahkum edilmiş; adli para cezası hesabında hata bulunmuş, ayrıca katılan temyizden sonra vefat etmiştir.
Hukuki İlke: TCK 158/1'in (e-f-j-k-l) bentlerinde adli para cezası, haksız menfaatin iki katından az olmayan temel gün üzerinden TCK 52 gün-para sistemiyle hesaplanmalıdır; doğrudan menfaatin iki katı tutarında para cezası belirleyip indirim yapmak fazla cezadır. Katılanın ölümüyle CMK 243 uyarınca katılma hükümsüz kalır. Ayrıca 158/1-f suç vasfında değişiklik olmadığından CMK 226 kapsamında ek savunma gerekmez.
Uygulama Sonucu: düzeltilerek onama
Dava Strateji Notu: Nitelikli dolandırıcılıkta adli para cezasının gün-para (TCK 52) yöntemiyle mi hesaplandığı denetlenmeli; doğrudan 'iki kat TL' yöntemi hatalıdır ve müvekkil lehine düzeltme sağlar.