İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /Yargıtay Kararları
  3. /11. Ceza Dairesi

YARGITAY · 11. CEZA DAİRESİ

İçtihat MetniKANUNYARARINABOZMA

Yargıtay 11. Ceza Dairesi E.2025/3262 K.2026/1072

Bursa

Esas2025/3262Karar2026/1072Tarih2 Şubat 2026Okuma5 dk · 1.011 kelime

KÜNYE

11. Ceza Dairesi 2025/3262 E., 2026/1072 K.

Karar tarihi
2 Şubat 2026
Konu
Ceza Hukuku
Mahkemesi
Asliye Ceza Mahkemesi
Sayısı
2014/1310 E., 2015/1165 K
Suç
Güveni kötüye kullanma İNCELEME KONUSU
Karar
Mahkûmiyet KANUN YARARINA BOZMA YOLUNA BAŞVURAN: Adalet Bakanlığının istemi üzerine Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı
Tebliğname görüşü
İlgili kararın kanun yararına bozulması

Karar Detayı

1.011 kelime·5 dk okuma·2 bölüm

Bursa

1. Asliye Ceza Mahkemesinin, 30.06.2015 tarihli ve 2014/1310 Esas, 2015/1165 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında güveni kötüye kullanma suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (5237 sayılı Kanun) 155/1, 145, 62, 52/2, 53... . maddeleri uyarınca neticeten 7 ay 15 gün hapis ve 3.320,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına, hak yoksunluklarına, cezanın mükerrirlere özgü infaz rejimine göre çektirilmesine ilişkin hükmün, temyiz edilmeksizin 10.07.2015 tarihinde kesinleştiği belirlenmiştir.

Adalet Bakanlığının, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun (5271 sayılı Kanun) 309/1. maddesi uyarınca, 29.05.2025 tarihli ve 2024/565 sayılı evrakı ile kanun yararına bozma istemine istinaden düzenlenen, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 01.07.2025 tarihli ve KYB-2025/71419 sayılı Tebliğnamesi ile dava dosyası Daireye gönderilmekle, gereği düşünüldü:

I. İSTEM

A. Kanun Yararına Bozma İstemi Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 01.07.2025 tarihli ve KYB-2025/71419 sayılı kanun yararına bozma isteminin.

“Dosya kapsamına göre, sanığın müştekiye ait işyerinde sahte isim kullanmak suretiyle çalışmaya başladıktan sonra, 26.10.2014 tarihinde müştekinin yeğeninin otomobilinde bulunan ve müştekiye ait 67 adet cep telefonu, 1.500 Türk Lirası para ve çeşitli muhtelif eşyaları hırsızlaması sebebiyle açılan kamu davasında, her ne kadar müşteki Feryas'ın 30.06.2015 tarihli 2. oturumda sanıktan şikayetçi olduğunu beyan ettiği anlaşılmış ise de, müştekinin 30.10.2014 tarihli kolluk ifadesinde şüpheliden şikâyetçi olmadığını beyan etmesi karşısında,

soruşturma aşamasındaki ifadesinde şikayetçi olmayan müştekinin kovuşturma aşamasında alınan beyanında şikayetçi olmasının, şikayetten vazgeçmeden vazgeçme olmayacağından sonuca etkili olmayacağı ve 5237 sayılı Kanun'un 155/1. maddesinde düzenlenen yargılama konusu suçun soruşturulması ve kovuşturulmasının şikayete bağlı olduğu gözetilerek, şikayet yokluğu sebebiyle kamu davasının düşürülmesine karar verilmesi gerekirken, yazılı şekilde karar verilmesinde isabet görülmemiştir.” Şeklindeki gerekçeye dayandığı anlaşılmıştır. B.

Değerlendirme ve Gerekçe 1. 5271 sayılı Kanun’un 309/4-d. maddesinde. “Hükümlünün cezasının kaldırılmasını gerektiriyorsa cezanın kaldırılmasına, daha hafif bir cezanın verilmesini gerektiriyorsa bu hafif cezaya Yargıtay ceza dairesi doğrudan hükmeder.” Denilmektedir. 2. 5237 sayılı Kanun'un "Güveni kötüye kullanma" başlıklı 155/1. maddesinde.

"Başkasına ait olup da, muhafaza etmek veya belirli bir şekilde kullanmak üzere zilyedliği kendisine devredilmiş olan mal üzerinde, kendisinin veya başkasının yararına olarak, zilyedliğin devri amacı dışında tasarrufta bulunan veya bu devir olgusunu inkar eden kişi, şikayet üzerine, altı aydan iki yıla kadar hapis ve adlî para cezası ile cezalandırılır." hükmü yer almakta olup; anılan suçun soruşturulması ve kovuşturulması şikâyete tabi tutulmuştur.

3. 5237 sayılı Kanun’un "Soruşturulması ve kovuşturulması şikayete bağlı suçlar" başlıklı 73. maddesinin dördüncü ve altıncı fıkralarında; "(4) Kovuşturma yapılabilmesi şikayete bağlı suçlarda kanunda aksi yazılı olmadıkça suçtan zarar gören kişinin vazgeçmesi davayı düşürür ve hükmün kesinleşmesinden sonraki vazgeçme cezanın infazına engel olmaz. ... (6) Kanunda aksi yazılı olmadıkça, vazgeçme onu kabul etmeyen sanığı etkilemez." Hükümleri yer almaktadır.

4. 5271 sayılı Kanun'un 223. maddesinin sekizinci fıkrasının birinci cümlesi. "Türk Ceza Kanununda öngörülen düşme sebeplerinin varlığı ya da soruşturma veya kovuşturma şartının gerçekleşmeyeceğinin anlaşılması hallerinde, davanın düşmesine karar verilir" Şeklinde düzenlenmiştir.

5. Dairemizce de benimsenen, Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 15.10.2020 tarihli ve 2018/18-589 Esas, 2020/421 Karar sayılı ilamında; "...mağdurun yargılama aşamasında sanık hakkındaki şikâyetinden vazgeçmesi, TCK’nın 74. maddesinin altıncı fıkrasına göre kanunda aksi yazılı olmadıkça şikâyetten vazgeçmenin bunu kabul etmeyen sanığı etkilemeyeceğinin düzenlenmiş olması ve anılan Kanun hükmünün amacının yargılama sonucunda beraat etme ihtimali bulunan sanık hakkında yargılamaya devam olunarak suçun sabit olmaması hâlinde sanığın beraatına,

sabit olduğunun anlaşılması durumunda ise cezalandırma zorunluluğu ortadan kalktığı için davanın düşmesine karar verilmesini gerektirmesi karşısında, her ne kadar sanık şikâyetten vazgeçmeyi kabul etmemiş ise de yargılama sonucu yukarıda belirtildiği şekilde sanığın atılı suçu işlediğinin sabit olması nedeniyle beraat etme ihtimalinin bulunmadığı, ancak TCK'nın 73. maddesinin dördüncü ve CMK'nın 223. maddesinin sekizinci fıkraları uyarınca, kovuşturma şartının ortadan kalkması ve bir düşme sebebi bulunduğundan davanın düşmesine karar verilmesi gerektiği kabul edilmelidir.

Bu itibarla, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı itirazının kabulü ile sanık hakkında mağdur Behice’ye yönelik hakaret suçundan kurulan hükme ilişkin Özel Daire kararının kaldırılmasına, ancak yeniden yargılamayı gerektirmeyen bu hususta Ceza Genel Kurulunca karar verilmesi mümkün olup yargılama aşamasında her ne kadar sanık şikâyetten vazgeçmeyi kabul etmemiş ise de sanığın kovuşturulması şikâyete bağlı hakaret suçunu işlediği sabit olduğundan davanın düşmesine karar verilmiştir..." denilmektedir.

6. İncelenen dava dosya içeriğine göre; sanık hakkında, değişen suç vasfına göre güveni kötüye kullanma suçundan yürütülen yargılama sırasında, mağdurun Bursa İl Emniyet Müdürlüğünde alınan 30.10.2014 tarihli beyanında, "sanıktan davacı ve şikâyetçi olmadığını" beyan ettiği anlaşılmakla, her ne kadar dosya içerisinde sanığın şikâyetten vazgeçmeyi kabul edip etmediğine ilişkin bir beyanı yok ise de.

Yargıtay Ceza Genel Kurulunun, 15.10.2020 tarihli ve 2018/18-589 Esas, 2020/421 Karar sayılı ilamında da belirtildiği üzere, kanun hükmünün amacının yargılama sonucunda beraat etme ihtimali bulunan sanık hakkında yargılamaya devam olunarak suçun sabit olmaması hâlinde sanığın beraatına, sabit olduğunun anlaşılması durumunda ise cezalandırma zorunluluğu ortadan kalktığı için davanın düşmesine karar verilmesini gerektirmesi karşısında; yapılan yargılama sonucu sanığın atılı suçu işlediğinin sabit olması nedeniyle mahkûmiyetine karar verildiği ve bu kararın kesinleşerek kanun yararına bozma talebiyle incelendiği,

kanun yararına bozmanın kesinleşen hüküm yönünden hüküm tarihi itibarıyla yürürlükte bulunan gerek usûl, gerekse maddi hukuka ilişkin hukuka aykırılıkların giderilmesi ile sınırlı olduğu, dava konusu olayda mahkemece kanıtların toplanıp değerlendirilmesi yapıldıktan sonra verilen hükümde, sanığın cezalandırılması için yeterli delil bulunmadığından bahisle kanun yararına bozma yoluna başvurulmasının mümkün bulunmadığı nazara alındığında sanığın beraatine karar verilemeyeceği,

bununla birlikte 5237 sayılı Kanun'un 73/4 ve 5271 sayılı Kanun'un 223/8. maddeleri uyarınca kovuşturma şartının ortadan kalkması ve bir düşme sebebi bulunduğundan davanın düşmesine karar verilmesi gerektiği kabul edilmelidir.

7. Sanık hakkında düşme kararı verilmesi gerekirken, yargılamaya devamla mahkûmiyet hükmü kurulması Kanun’a aykırı olup kanun yararına bozma talebi yerinde görülmekle, 5271 sayılı Kanun’un 309/4-d maddesi uyarınca bahse konu hukuka aykırılık Yargıtay tarafından giderilmiştir.

II. KARAR

1. Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının kanun yararına bozma isteminin KABULÜNE, 2. Bursa

SONUÇ / HÜKÜM

1. Asliye Ceza Mahkemesinin, 30.06.2015 tarihli ve 2014/1310 Esas, 2015/1165 Karar sayılı kararının, 5271 sayılı Kanun'un 309/3. maddesi gereği, oy birliğiyle KANUN YARARINA BOZULMASINA, 3. 5271 sayılı Kanun’un 3094-d maddesi uyarınca bozma nedeni sanığın cezasının kaldırılmasını gerektirdiğinden, sanık hakkında açılan kamu davasının 5237 sayılı Kanun'un 73/4 ve 5271 sayılı Kanun’un 223/8. maddesi gereği şikâyet yokluğu nedeniyle DÜŞMESİNE, Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 02.02.2026 tarihinde karar verildi.

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu emsali kullanmak için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

BU SAYFADA

  1. Künye
  2. Karar Detayı
  3. I. İstem
  4. II. Karar
  5. Sonuç / Hüküm

Karar Bilgileri

Daire
11. Ceza Dairesi
Esas No
2025/3262
Karar No
2026/1072
Tarih
2 Şubat 2026
Konu
Ceza Hukuku

İlgili Rehberler

  • Ceza Hukuku Makaleleri
  • İnfaz Hesaplama Aracı

İlgili Kararlar

  • 11. Ceza Dairesi — Yargıtay 11. Ceza Dairesi E.2025/3252 K.2026/834
  • 11. Ceza Dairesi — Yargıtay 11. Ceza Dairesi E.2025/3250 K.2026/1560
  • 11. Ceza Dairesi — Yargıtay 11. Ceza Dairesi E.2025/3235 K.2026/346
  • 11. Ceza Dairesi — Yargıtay 11. Ceza Dairesi E.2025/3226 K.2026/3281
  • 11. Ceza Dairesi — Yargıtay 11. Ceza Dairesi E.2025/3213 K.2026/3303
  • 11. Ceza Dairesi — Yargıtay 11. Ceza Dairesi E.2025/3211 K.2025/12818

Tüm Arşiv

Karar Arşivine Dön
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.