Karar Özeti
11. Ceza Dairesi 2025/3270 E. , 2026/1380 K. "İçtihat Metni" K A N U N Y A R A R I N A B O Z M A MAHKEMESİ:Sulh Ceza Hakimliği SAYISI : 2024/5606 Değişik İş SUÇ : Özel belgede sahtecilik İNCELEME KONUSU KARAR : Kovuşturmaya yer olmadığına dair karara karşı yapılan itirazın reddi KANUN YARARINA BOZMA YOLUNA BAŞVURAN: Ad
Karar Detayı
11. Ceza Dairesi 2025/3270 E. , 2026/1380 K. "İçtihat Metni" K A N U N Y A R A R I N A B O Z M A MAHKEMESİ:Sulh Ceza Hakimliği SAYISI : 2024/5606 Değişik İş SUÇ : Özel belgede sahtecilik İNCELEME KONUSU KARAR : Kovuşturmaya yer olmadığına dair karara karşı yapılan itirazın reddi KANUN YARARINA BOZMA YOLUNA BAŞVURAN: Adalet Bakanlığının istemi üzerine Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ: İlgili kararın kanun yararına bozulması İzmir Cumhuriyet Başsavcılığının, 16.05.2024 tarihli ve 2023/152022 Soruşturma, 2024/35875 Karar sayılı kovuşturmaya yer olmadığına dair kararına karşı yapılan itirazın reddine ilişkin mercii İzmir 1. Sulh Ceza Hakimliğinin, 21.06.2024 tarihli ve 2024/5606 Değişik İş sayılı kararının, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 271/4. maddesi uyarınca kesin nitelikte olması sebebiyle karar tarihi olan 21.06.2024'te kesinleştiği belirlenmiştir. Adalet Bakanlığının, 5271 sayılı Kanun'un 309/1. maddesi uyarınca, 28.05.2025 tarihli ve 2024/34812 sayılı evrakı ile kanun yararına bozma istemine istinaden düzenlenen, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 27.06.2025 tarihli ve KYB-2025/71262 sayılı Tebliğnamesi ile soruşturma dosyası Daireye gönderilmekle, gereği düşünüldü: I. İSTEM A. Kanun Yararına Bozma İstemi Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 27.06.2025 tarihli ve KYB-2025/71262 sayılı kanun yararına bozma isteminin; "5271 sayılı Kanun’un 160. maddesi uyarınca, Cumhuriyet savcısının, ihbar veya başka bir suretle bir suçun işlendiği izlenimini veren bir hâli öğrenir öğrenmez kamu davasını açmaya yer olup olmadığına karar vermek üzere hemen işin gerçeğini araştırmaya başlaması gerektiği, aynı Kanun’un 170/2. maddesi gereğince yapacağı değerlendirme sonucunda, toplanan delillerin suçun işlendiği hususunda yeterli şüphe oluşturduğu kanısına ulaştığında iddianame düzenleyerek kamu davası açacağı, aksi halde ise anılan Kanun’un 172. maddesi gereği kovuşturma yapılmasına yer olmadığına dair karar vereceği, buna karşın Cumhuriyet savcısının 5271 sayılı Kanun’un kendisine yüklediği soruşturma görevini yerine getirmediği, ortada yasaya uygun bir soruşturmanın bulunmadığı durumda, anılan Kanun’un 173/3. maddesindeki koşullar oluşmadığından, itirazı inceleyen merciin Cumhuriyet savcısının soruşturma yapmasını sağlamak maksadıyla itirazın kabulüne karar verebileceği yönündeki açıklamalar karşısında, Dosya kapsamına göre, müştekinin evini emlakçı şüpheli ... aracılığıyla tanıştığı diğer şüpheli ...'ye 1 yıl süreyle kiraya verdiğini, ancak kira sözleşmesinin süresinin dolmasına rağmen şüpheli ...'nin taşınmazı tahliye etmemesi üzerine kira sözleşmesinin yenilenmemesi ve kira ücretini almamak için banka hesap numaralarını kapattığını ve şüpheli ...'nin kira ücretini ödeyeceği yerin belirlenmesi için İzmir 10. Sulh Hukuk Mahkemesinin 2023/73 değişik iş sayılı dosyasında açtığı davada imzası kendisine ait olmayan kira sözleşmesini dosyaya sunduğunu, kendisinin yeniden kira sözleşmesi imzalamadığını beyan ederek şikayetçi olması üzerine başlatılan soruşturma sonunda, kira sözleşmesinin aslının bulunmadığı ve soyut beyan dışında delil bulunmadığından bahisle kovuşturmaya yer olmadığına ilişkin karar verilmiş ise de, İzmir 10. Sulh Hukuk Mahkemesinin 22.12.2023 tarihli yazısında, dosyanın istinaf aşamasında olduğundan UYAP üzerinden yapılan kontrollerde evrak aslına rastlanmadığının belirtilmiş olması karşısında, kira sözleşmesi aslının anılan Mahkeme dosyasının içerisinde bulunup bulunmadığı konusunda araştırma yapılmasını takiben, temin edilmesi durumunda, sahte olarak düzenlenip düzenlenmediği konusunda bilirkişi raporu alındıktan sonra sonucuna göre karar verilmesi gerektiği cihetle, eksik soruşturma ile kovuşturmaya yer olmadığına dair karar verilmesi nedeniyle, soruşturmanın genişletilmesine karar verilmesi gerektiği gözetilmeden, yazılı şekilde itirazın reddine karar verilmesinde isabet görülmemiştir." Şeklindeki gerekçeye dayandığı anlaşılmıştır. B. Değerlendirme ve Gerekçe 1. 5271 sayılı Kanun‘un 160. maddesinin birinci ve ikinci fıkralarında; Cumhuriyet savcısının, ihbar veya başka bir suretle bir suçun işlendiği izlenimini veren bir hâli öğrenir öğrenmez kamu davasını açmaya yer olup olmadığına karar vermek üzere hemen işin gerçeğini araştırmaya başlayacağı, maddî gerçeğin araştırılması ve adil bir yargılamanın yapılabilmesi için, emrindeki adlî kolluk görevlileri marifetiyle, şüphelinin lehine ve aleyhine olan delilleri toplayarak muhafaza altına almakla ve şüphelinin haklarını korumakla yükümlü olduğu belirlenmiştir. 2. 5271 sayılı Kanun’un, “Kovuşturmaya yer olmadığına dair karar” başlıklı 172/1. maddesi; “(1) Cumhuriyet savcısı, soruşturma evresi sonunda, kamu davasının açılması için yeterli şüphe oluşturacak delil elde edilememesi veya kovuşturma olanağının bulunmaması hâllerinde kovuşturmaya yer olmadığına karar verir. Bu karar, suçtan zarar gören ile önceden ifadesi alınmış veya sorguya çekilmiş şüpheliye bildirilir. Kararda itiraz hakkı, süresi ve mercii gösterilir. ...“ Şeklinde düzenlenmiştir. 3. 5271 sayılı Kanun’un, “Cumhuriyet savcısının kararına itiraz” başlıklı 173. maddesinin inceleme konusu ile ilgili olan birinci, ikinci, üçüncü ve dördüncü fıkralarında; “(1) Suçtan zarar gören, kovuşturmaya yer olmadığına dair kararın kendisine tebliğ edildiği tarihten itibaren onbeş gün içinde, bu kararı veren Cumhuriyet savcısının yargı çevresinde görev yaptığı ağır ceza mahkemesinin bulunduğu yerdeki sulh ceza hâkimliğine itiraz edebilir. (2) İtiraz dilekçesinde, kamu davasının açılmasını gerektirebilecek olaylar ve deliller belirtilir. (3)(Değişik: 18/6/2014-6545/71 md.) Sulh ceza hâkimliği, kararını vermek için soruşturmanın genişletilmesine gerek görür ise bu hususu açıkça belirtmek suretiyle, o yer Cumhuriyet başsavcılığından talepte bulunabilir; kamu davasının açılması için yeterli nedenler bulunmazsa, istemi gerekçeli olarak reddeder; itiraz edeni giderlere mahkûm eder ve dosyayı Cumhuriyet savcısına gönderir. Cumhuriyet savcısı, kararı itiraz edene ve şüpheliye bildirir. (4) (Değişik: 25/5/2005 - 5353/26 md.) Sulh ceza hâkimliği istemi yerinde bulursa, Cumhuriyet savcısı iddianame düzenleyerek mahkemeye verir. ...“ Hükümleri yer almaktadır. 4. Kanun‘da yer alan düzenlemelerden de görüleceği üzere; Cumhuriyet savcısı, suçun işlenip işlenmediğinin tespiti bakımından hemen işin gerçeğini araştırmaya başlamalı, toplanan delillerin suçun işlendiği hususunda yeterli şüphe oluşturduğu kanısına ulaştığında iddianame düzenleyerek kamu davası açmalı, aksi halde 5271 sayılı Kanun’un 172. maddesi gereğince kovuşturma yapılmasına yer olmadığına dair karar vermelidir. 5. Kovuşturmaya yer olmadığına dair kararı itiraz üzerine inceleyen Sulh Ceza Hakimliği, kamu davası açılması için yeterli delil bulunmaması durumunda itirazın reddine, yeterli delil bulunması durumunda itirazın kabulüne veya eksik soruşturma nedeniyle soruşturmanın genişletilmesine karar verebilecektir. 6. Bu kapsamda inceleme konusu soruşturma dosyası değerlendirildiğinde; şüphelilerden ...'nin, şikâyetçiye ait evde kiracı olarak ikamet ettiğinin, şüpheli ...'ın ise emlakçı olduğunun, aralarında kira bedelinin belirlenmesi ve evin tahliyesi hususunda ihtilaf çıkması üzerine, şüpheli ...'nin şikâyetçi aleyhine kira bedelinin yatırılması amacıyla tevdi mahalli belirlenmesi talebiyle İzmir 10. Sulh Hukuk Mahkemesinin 2023/73 Değişik İş sayılı dosyası kapsamında talepte bulunduğunun, talep dilekçesi ekinde yer alan kira sözleşmesinde şikâyetçi adına atılı imzanın sahte olduğunun, gerçekte yazılı herhangi bir kira sözleşmesi imzalanmadığının, şüphelilerin iştirak halinde tanzim ettikleri bu sahte kira sözleşmesini başka kurumlarda da kullanmış olabileceklerinin iddia olunması üzerine yürütülen soruşturma kapsamında; İzmir 10. Sulh Hukuk Mahkemesinin, 22.12.2023 tarihli cevabi yazısında, "dosya istinaf aşamasında olduğundan, UYAP üzerinden yapılan kontrollerde herhangi bir evrak aslına rastlanmamıştır." denilmesi üzerine, İzmir Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından "...söz konusu suçun işlendiğine dair müştekinin soyut şikayet ve iddiaları dışında kamu davası açmaya yarar nitelik ve yeterlilikte tanık, güvenlik kamera görüntüsü, ses kaydı vb. herhangi bir delil elde edilemediği, kaldı ki gerek şüpheli savunmalarından , gerek mahkemenin verdiği cevabi yazı ile mahkeme dosyası içeriğinden müştekinin şikayet ettiği gibi ortada herhangi bir kira sözleşmesi aslı veya benzeri bir belge aslının da bulunmadığı, dolayısıyla sahtecilik iddia edilen bir belgenin ortada olmadığı..." şeklindeki gerekçeyle verilen 16.05.2024 tarihli ve 2023/152022 Esas, 2024/35875 Karar sayılı kovuşturmaya yer olmadığına dair kararda herhangi bir isabetsizlik bulunmadığı anlaşılmakla, kanun yararına bozma isteminin reddine karar vermek gerekmiştir. II. KARAR Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, kanun yararına bozma istemi doğrultusunda düzenlediği tebliğnamedeki düşünce yerinde görülmediğinden KANUN YARARINA BOZMA İSTEMİNİN oy birliğiyle REDDİNE, Soruşturma dosyasının, mahalline gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 09.02.2026 tarihinde karar verildi.