Karar Özeti
11. Ceza Dairesi 2025/3800 E. , 2026/1329 K. "İçtihat Metni" K A N U N Y A R A R I N A B O Z M A MAHKEMESİ:Çocuk Ağır Ceza Mahkemesi SAYISI : 2022/46 E., 2024/190 K. SUÇ :Kamu kurum ve kuruluşlarının araç olarak kullanılması suretiyle dolandırıcılık İNCELEME KONUSU KARAR : Mahkûmiyet KANUN YARARINA BOZMA YOLUNA BAŞVURA
Karar Detayı
11. Ceza Dairesi 2025/3800 E. , 2026/1329 K. "İçtihat Metni" K A N U N Y A R A R I N A B O Z M A MAHKEMESİ:Çocuk Ağır Ceza Mahkemesi SAYISI : 2022/46 E., 2024/190 K. SUÇ :Kamu kurum ve kuruluşlarının araç olarak kullanılması suretiyle dolandırıcılık İNCELEME KONUSU KARAR : Mahkûmiyet KANUN YARARINA BOZMA YOLUNA BAŞVURAN : Adalet Bakanlığının istemi üzerine Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı TEBLİĞNAME GÖRÜŞ: İlgili kararın kanun yararına bozulması Bursa Çocuk Ağır Ceza Mahkemesinin, 16.05.2024 tarihli ve 2022/46 Esas, 2024/190 Karar sayılı kararı ile suça sürüklenen çocuk hakkında 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 158 nci maddesinin birinci fıkrasının (d) bendi, 31/3, 62, 51, 52. maddeleri uyarınca 1 yıl 8 ay hapis ve 40,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına, hapis cezasının ertelenmesine karar verildiği, söz konusu kararın, istinaf edilmeksizin 10.09.2024 tarihinde kesinleştiğine ilişkin kesinleştirme şerhi düzenlendiği belirlenmiştir. Adalet Bakanlığının, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 309/1. maddesi uyarınca, 08.07.2025 tarihli ve 2024/30083 sayılı evrakı ile kanun yararına bozma istemine istinaden düzenlenen, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 01.09.2025 tarihli ve KYB-2025/94102 sayılı Tebliğnamesi ile dava dosyası Daireye gönderilmekle, gereği düşünüldü: I. İSTEM Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 01.09.2025 tarihli ve KYB-2025/94102 sayılı kanun yararına bozma isteminin; “Dosya kapsamına göre; kayden 06.03.2003 doğumlu olup, suç tarihi olan 15.10.2017 tarihinde 12-15 yaş grubunda olduğu anlaşılan suça sürüklenen çocuk hakkında tayin olunan cezadan 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 31/2. maddesi yerine aynı Kanun'un 31/3. maddesi uyarınca indirim yapılmak suretiyle yazılı şekilde fazla ceza tayin edilmesinde isabet görülmemiştir.” Şeklindeki gerekçeye dayandığı anlaşılmıştır. II. GEREKÇE 1. 5271 sayılı Kanun’un 309. maddesi uyarınca kanun yararına bozma yoluna, istinaf veya temyiz incelemesinden geçmeden kesinleşen hüküm ve kararlar aleyhine gidilebilir. 2. İnceleme konusu dava dosyası değerlendirildiğinde; suç tarihi itibarıyla 18 yaşından küçük olmakla birlikte, suça sürüklenen çocuğun bozmadan sonra 18 yaşını doldurduğu 05.02.2024 tarihli duruşmada alınan beyanında; "...savunmasını kendisinin yapacağını, müdafi talebinin bulunmadığını..." bildirmesi karşısında, zorunlu müdafinin görevinin sona ereceği ve gerekçeli kararın suça sürüklenen çocuğa tebliğ edilmesinin gerektiği anlaşılmakla; belirtilen hususun yerine getirilmemesi nedeniyle inceleme konusu hükmün kesinleşmediği anlaşılmıştır. 3. Henüz kesinleşmediği belirlenen inceleme konusu hükmün, bu aşamada olağanüstü kanun yolu olan kanun yararına bozma talebine konu edilemeyeceği belirlenmekle, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının kanun yararına bozma isteminin reddine karar vermek gerekmiştir. III. KARAR Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, kanun yararına bozma istemi doğrultusunda düzenlediği tebliğnamedeki düşünce yerinde görülmediğinden 5271 sayılı Kanun’un 309. maddesindeki koşulları taşımayan KANUN YARARINA BOZMA İSTEMİNİN oy birliğiyle REDDİNE, Dava dosyasının, Mahkemesine sunulmak üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 09.02.2026 tarihinde karar verildi.
Özgün Analiz
Olay Özeti: Suç tarihinde 12-15 yaş grubunda olan suça sürüklenen çocuk, kamu kurum ve kuruluşlarının araç olarak kullanılması suretiyle dolandırıcılıktan Bursa Çocuk Ağır Ceza Mahkemesince TCK 158/1-d ve 31/3 uygulanarak 1 yıl 8 ay erteli hapis ve 40 TL adli para cezasına mahkûm edilmiş, karar istinaf edilmeksizin kesinleştirilmiştir. Bakanlık, yaş grubuna göre TCK 31/2 yerine 31/3 ile indirim yapılarak fazla ceza verildiği gerekçesiyle kanun yararına bozma istemiştir.
Hukuki İlke: CMK 309 uyarınca kanun yararına bozma yoluna ancak istinaf veya temyiz incelemesinden geçmeden kesinleşen hüküm ve kararlar aleyhine gidilebilir; yargılama sırasında 18 yaşını doldurup müdafi istemediğini bildiren sanık yönünden zorunlu müdafiin görevi sona erdiğinden gerekçeli kararın sanığın kendisine tebliği gerekir ve bu yapılmamışsa hüküm kesinleşmiş sayılmaz.
Uygulama Sonucu: Kanun yararına bozma istemi oy birliğiyle reddedilmiştir; gerekçeli karar 18 yaşını dolduran suça sürüklenen çocuğa tebliğ edilmediğinden hüküm henüz kesinleşmemiş olup olağanüstü kanun yoluna konu edilemez.
Dava Strateji Notu: Yaş grubu hatasıyla fazla ceza verilen bu tür dosyalarda müdafi, kesinleşme şerhinin geçerliliğini önce denetlemelidir: yargılama sırasında reşit olan müvekkile gerekçeli karar tebliğ edilmemişse istinaf süresi hiç işlememiştir ve olağan kanun yolu hâlâ açıktır; kanun yararına bozma yerine doğrudan istinaf başvurusu yapılabilir.