KÜNYE
11. Ceza Dairesi 2025/3845 E., 2025/13875 K.
- Karar tarihi
- 4 Kasım 2025
- Konu
- Dolandiricilik İban Magduriyeti
- Mahkemesi
- Ağır Ceza Mahkemesi
- Suç
- Tacir veya şirket yöneticisi olan ya da şirket adına hareket eden kişilerin ticari faaliyetleri sırasında dolandırıcılık
- Hükümler
- Mahkumiyet
Karar Detayı
440 kelime·2 dk okuma
Yapılan ön inceleme neticesinde; sanıklar hakkında kurulan hükümlerin temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenlerin hükümleri temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, temyiz istemlerinin süresinde olduğu, temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle, gereği düşünüldü: Sanık ...'ın sanık ...'in yetkilisi olduğu ...
Turizm Gıda Tic Ltd Şti adına bono tanzimine yetkili olmadığı halde şirket yetkilisi olan sanık ...'in bilgisi ve isteği doğrultusunda kendisini şirket yetkilisi olarak tanıtarak katılandan şirket adına aldığı temizlik malzemesi karşılığında 20.000,00 TL bedelli borçlusu ...
Yayıncılık şirketi ve kefili kendisi olan bonoyu imzalayarak verdiği, ödeme yapılmaması üzerine katılan tarafından başlatılan icra takibi sonrası sanık ...'in şirket adına, sanık ...'ın yetkili olmadığına dair menfi tespit davası açtığı, bu suretle sanıkların bilerek yetkisiz kişiye imza atılması suretiyle oluşturulan bonoyla mal aldıktan sonra itiraz ederek dolandırıcılık suçunu işledikleri iddia edilen olayda.
Sanık ... müdafii tarafından dosyaya fotokopisi sunulan 28.05.2005 tarihli sözleşmeye göre sanık ...'in ''taahhüt altındaki işler için ihtiyaç duyulan makine ekipman ve malzemeler için piyasa araştırması yapmak, yazılı ve sözlü teklifler almak, bu tekliflerden uygun olanına karar verip satın alım işlemlerini gerçekleştirmek, bu satın alma işlemi için çek senet evrakı imzalamak" şeklinde yetkisinin bulunduğu,
bozma sonrası bu belgenin aslı temin edilememiş ise de sanık ...'in bu yetkilendirme belgesinin altındaki imzanın kendisine ait olduğunu kabul ettiği, sanık ...'ın da bu belgeye dayanarak bu şirket ve sanık ...'in diğer şirketleri adına mal aldığını kabul ettiği anlaşıldığından, taraflar arasındaki meselenin hukuki ihtilaf niteliğinde bulunduğunun anlaşılması karşısında suç unsuru oluşmaması nedeniyle sanıkların beraatine karar verilmesi gerektiği gözetilmeden yazılı şekilde mahkûmiyetlerine hükmedilmesi,
Kabule göre de, 5237 sayılı TCK'nin 61. maddesi uyarınca temel cezalar belirlenirken söz konusu maddenin birinci fıkrasında yedi bent halinde sayılan hususlarla aynı Kanunun 3. maddesinin birinci fıkrasındaki "suç işleyen kişi hakkında işlenen fiilin ağırlığıyla orantılı ceza ve hükmolunur" şeklindeki kanuni düzenlemeler karşısında, mahkemece anılan maddede düzenlenen alt ve üst sınırlar arasında ceza miktarına yönelik takdir hakkı kullanılırken denetime olanak verecek somut gerekçeler gösterilmemesi,
hükümde de "suçun işleniş biçimine, suçun işlendiği zaman ve yere, suç konusunun önem ve değerine, meydana gelen zararın ağırlığına, sanıkların kasta dayalı kusurlarının ağırlığına, sanıkların güttüğü amaç ve saike nazaran" şeklinde maddede sayılan bir kısım ibarelerin aynen tekrarlanmasıyla yetinilerek, temel hapis cezasının üst sınırdan adli para cezasının da alt sınırdan uzaklaşılmak suretiyle belirlenmesi,
Özgün Analiz
Olay Özeti
Olay Özeti: Şirket adına bono tanzimine yetkili olmadığı halde kendini yetkili tanıtarak katılandan temizlik malzemesi alıp bono veren, ödeme yapılmayınca menfi tespit davası açılan olayda; tacir/şirket yöneticisi sıfatıyla dolandırıcılıktan mahkûmiyet verilmiştir. Ancak sanığın satın alma ve çek-senet imzalama yetkisi veren 28.05.2005 tarihli sözleşme dosyaya sunulmuştur.
Hukuki İlke
Hukuki İlke: Sanığa mal alımı ve çek/senet imzalama yetkisi veren belgenin varlığı ve tarafların bunu kabulü karşısında uyuşmazlık hukuki ihtilaf niteliğinde olup dolandırıcılık suçunun unsurları oluşmaz, beraat gerekir. Ayrıca TCK 61 ve 3 uyarınca temel ceza belirlenirken denetime elverişli somut gerekçe gösterilmeden alt/üst sınırdan uzaklaşılması hukuka aykırıdır.
Uygulama Sonucu
Uygulama Sonucu: bozma
Dava Strateji Notu
Dava Strateji Notu: Yetkilendirme belgesi bulunan ticari ilişkilerde eylem hukuki ihtilaftır, dolandırıcılık oluşmaz; kabule göre de temel ceza TCK 61'e uygun somut gerekçe olmadan üst sınırdan belirlenemez, bu iki hususu ayrı temyiz sebebi yapmak gerekir.