Karar Özeti
11. Ceza Dairesi 2025/3852 E. , 2026/3344 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2024/2455 E., 2025/815 K. SUÇLAR : Dolandırıcılık, özel belgede sahtecilik HÜKÜMLER : Beraat TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama İlk Derece Mahkemesince verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından
Karar Detayı
11. Ceza Dairesi 2025/3852 E. , 2026/3344 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2024/2455 E., 2025/815 K. SUÇLAR : Dolandırıcılık, özel belgede sahtecilik HÜKÜMLER : Beraat TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama İlk Derece Mahkemesince verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenin hükümleri temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, temyiz isteminin süresinde olduğu, temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü: I. HUKUKÎ SÜREÇ 1. Bakırköy 17. Ağır Ceza Mahkemesinin, 26.06.2024 tarihli ve 2023/523 Esas, 2024/355 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında dolandırıcılık ve özel belgede sahtecilik suçlarından mahkumiyet kararı verilmiştir. 2. İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 22. Ceza Dairesinin, 12.03.2025 tarihli ve 2024/2455 E., 2025/815 K. sayılı kararı ile sanık hakkında dolandırıcılık ve özel belgede sahtecilik suçlarından duruşma açılmak suretiyle 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 223/2-a maddesi uyarınca beraatine karar verilmiştir. II. TEMYİZ SEBEPLERİ Katılanlar vekilinin temyiz isteği, kararın hukuka aykırı olduğuna, mahkumiyet kararı verilmesi gerektiğine, sanıkların cezalandırılması gerektiğine, ilişkindir. III. GEREKÇE Yargılama sürecindeki işlemlerin usul ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan ve dosya kapsamına göre yeterli olduğu anlaşılan delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, Mahkemenin kovuşturma sonucunda oluşan kanaat ve takdirine, hukuka uygun, yasal ve yeterli olarak dosya içeriğine uygun şekilde açıklanan gerekçeye göre; yüklenen suçların yasal unsurları itibarıyla oluşmadığı Mahkemece kabul ve takdir kılınmış olmakla, katılanlar vekilinin temyiz sebepleri yerinde görülmemiş ve Bölge Adliye Mahkemesince verilen hükümlerde hukuka aykırılık bulunmamıştır. IV. KARAR Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 22. Ceza Dairesinin kararında katılanlar vekili tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve 5271 sayılı Kanun’un 289/1. maddesi ile sınırlı olarak yapılan temyiz incelemesi sonucunda hukuka aykırılık görülmediğinden 5271 sayılı Kanun’un 302/1. maddesi gereği Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKÜMLERİN ONANMASINA, Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304/1. maddesi uyarınca Bakırköy 17. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 22. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 26.03.2026 tarihinde karar verildi.
Özgün Analiz
Olay Özeti: Bakırköy 17. Ağır Ceza Mahkemesi sanığı dolandırıcılık ve özel belgede sahtecilikten mahkûm etmiş; İstanbul BAM 22. Ceza Dairesi ise istinafta duruşma açarak sanığın her iki suçtan CMK 223/2-a uyarınca beraatine karar vermiştir. Katılanlar vekili, mahkûmiyet verilmesi gerektiğini ileri sürerek beraat kararını temyiz etmiştir.
Hukuki İlke: BAM'ın duruşma açmak suretiyle verdiği beraat kararı, deliller yeterli biçimde toplanmış, iddia ve savunmalar gerekçeli kararda tartışılmış ve suçların yasal unsurlarının oluşmadığı dosya içeriğine uygun gerekçeyle kabul edilmişse hukuka uygundur; temyiz denetimi CMK 289/1 ve ileri sürülen sebeplerle sınırlıdır.
Uygulama Sonucu: Katılanlar vekilinin temyiz istemi esastan reddedilerek beraat hükümleri oy birliğiyle onanmıştır; Daire, BAM'ın kanaat ve takdirinde hukuka aykırılık görmemiştir.
Dava Strateji Notu: İlk derecede mahkûmiyetle sonuçlanan bir dosyanın istinafta duruşmalı incelemeyle beraate dönebileceğini gösteren bu karar, müdafiler için istinafta duruşma talebinin önemini ortaya koyar; katılan tarafı ise unsur yokluğu gerekçesine karşı temyizde yalnızca 'mahkûmiyet gerekirdi' demekle yetinmeyip gerekçenin dosya içeriğiyle çeliştiği noktaları somutlaştırmalıdır.