KÜNYE
11. Ceza Dairesi 2025/4149 E., 2025/13493 K.
- Karar tarihi
- 21 Ekim 2025
- Konu
- Dolandiricilik İban Magduriyeti
- Mahkemesi
- Ağır Ceza Mahkemesi
- Sayısı
- 2014/103 E., 2015/66 K
- Suç
- Tacir veya şirket yöneticileri ile kooperatif yöneticilerinin dolandırıcılığı
- Hükümler
- Mahkumiyet
- Tebliğname görüşü
- Onama
Karar Detayı
377 kelime·2 dk okuma
Yapılan ön inceleme neticesinde; sanıklar hakkında kurulan hükümlerin temyiz edilebilir olduğu, katılan ...'in hükmü temyiz ettikten sonra öldüğü, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 243.ü maddesi uyarınca katılmanın hükümsüz kaldığı ve gerekçeli kararın kendilerine tebliğ edilmesine rağmen katılanın mirasçıları tarafından hükmün temyiz edilmediği; katılan ... vekilinin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, temyiz isteminin süresinde olduğu, temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle, gereği düşünüldü: A.
Katılan ...'in temyiz isteğinin incelenmesinde Katılan ...'ın UYAP'tan alınan güncel nüfus kaydına göre hükümden sonra 04.12.2018 tarihinde ölmesi nedeniyle, 5271 sayılı CMK'nın 243. maddesi uyarınca katılmanın hükümsüz kaldığı, Dairemizin 27.05.2025 tarihli ve 2021/20238 Esas, 2025/6665 Karar sayılı tevdii kararı üzerine gerekçeli karar kendilerine tebliğ edilmesine rağmen katılanın mirasçıları tarafından hükmün temyiz edilmediği anlaşılmakla; dava dosyasının, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle İNCELENMEKSİZİN İADESİNE, B.
Katılan ...'a yönelik nitelikli dolandırıcılık suçundan kurulan hükme ilişkin katılan vekilinin temyiz isteğinin incelenmesinde.
Sanıkların, bir mağaza açacaklarını, çekiliş yaptıklarını, mağazanın açılışı için hediye dağıttıklarını söyleyip tencere takımı, fırın vs. verdikleri toplamdaki değerin taksitlendirilip ödeme planını imzalattıkları, taksit tutarlarını ödersiniz diyerek, katılan ve mağdurlardan haksız menfaat temin ettikleri iddia olunan olayda, dosya kapsamındaki vergi levhasında mükellefin sanık ... olduğu, ticaret unvanının olmadığı, yine kapıdan satış yetkisi ve katılana teslim edilen fatura evrakında " ..." ibaresinin yer aldığı,
sanıkların şirket adına hareket edip, satış işlemi yaptıklarına dair herhangi bir delil bulunmadığı anlaşılmakla, tacir veya şirket yöneticisi olmadıkları anlaşılan sanıkların eylemlerinin sübutu halinde, 5237 sayılı Kanun'un 157. maddesinde düzenlenen basit dolandırıcılık suçunu oluşturacağı belirlenerek yapılan incelemede.
Sanıklara yüklenen "dolandırıcılık" suçunun Kanundaki cezasının türü ve üst sınırına göre, 5237 sayılı TCK’nin 66/1-e maddesinde öngörülen olağan dava zamanaşımının, kesen son sebep olan, sanıklar hakkında mahkumiyet kararlarının verildiği 19.03.2015 tarihinden temyiz inceleme tarihine kadar gerçekleştiği ve bu itibarla katılan ... vekilinin temyiz nedenleri yerinde görüldüğünden, diğer yönleri incelenmeyen hükümlerin 5320 sayılı Kanun’un 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK’nin 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA;
Özgün Analiz
Olay Özeti
Olay Özeti: Sanıklar mağaza açılışı ve çekiliş bahanesiyle tencere/fırın gibi ürünleri taksitli ödeme planı imzalatarak vermiş ve haksız menfaat sağlamış; ancak vergi levhası ve faturada şirket/ticaret unvanı bulunmadığından tacir veya şirket yöneticisi oldukları ispatlanamamıştır.
Hukuki İlke
Hukuki İlke: Şirket adına hareket ettiği kanıtlanamayan sanıkların eylemi TCK 157. maddedeki basit dolandırıcılığı oluşturur; buna göre TCK 66/1-e olağan dava zamanaşımı mahkumiyet tarihinden temyize kadar dolmuştur.
Uygulama Sonucu
Uygulama Sonucu: bozma ve düşme
Dava Strateji Notu
Dava Strateji Notu: Failin tacir/şirket yöneticisi sıfatı vergi levhası ve fatura üzerindeki unvanla ispatlanamıyorsa eylem basit dolandırıcılığa döner ve daha kısa zamanaşımıyla düşme elde edilebilir.