İçeriğe geç
AC
11. Ceza Dairesi Esas: 2025/4670 Karar: 2026/1256 Tarih: 2026

Yargıtay 11. Ceza Dairesi E.2025/4670 K.2026/1256

11. Ceza Dairesi 2025/4670 E. , 2026/1256 K. "İçtihat Metni" B O Z M A Ü Z E R İ N E MAHKEMESİ:Ağır Ceza Mahkemesi SAYISI : 2016/2 E., 2020/207 K. SUÇ : Kamu kurum ve kuruluşlarının zararına olarak dolandırıcılık HÜKÜMLER: Mahkûmiyet, beraat TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ: Onama, düzeltilerek onama, bozma Yapılan ön inceleme netice

Karar Özeti

11. Ceza Dairesi 2025/4670 E. , 2026/1256 K. "İçtihat Metni" B O Z M A Ü Z E R İ N E MAHKEMESİ:Ağır Ceza Mahkemesi SAYISI : 2016/2 E., 2020/207 K. SUÇ : Kamu kurum ve kuruluşlarının zararına olarak dolandırıcılık HÜKÜMLER: Mahkûmiyet, beraat TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ: Onama, düzeltilerek onama, bozma Yapılan ön inceleme netice

Karar Detayı

11. Ceza Dairesi 2025/4670 E. , 2026/1256 K. "İçtihat Metni" B O Z M A Ü Z E R İ N E MAHKEMESİ:Ağır Ceza Mahkemesi SAYISI : 2016/2 E., 2020/207 K. SUÇ : Kamu kurum ve kuruluşlarının zararına olarak dolandırıcılık HÜKÜMLER: Mahkûmiyet, beraat TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ: Onama, düzeltilerek onama, bozma Yapılan ön inceleme neticesinde; sanıklar hakkında bozma üzerine kurulan hükümlerin temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenlerin hükümleri temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, temyiz istemlerinin süresinde olduğu, temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı, sanık ... müdafiinin temyiz isteminin vekalet ücreti ile sınırlı olduğu tespit edilmekle, gereği düşünüldü: Gerekçeli karar başlığında, suça konu faturaların katılan kuruma verildiği tarihlere göre, "21.11.2008, 23.10.2009" olan suç tarihinin "2008, 2009" şeklinde yanlış gösterilmesi mahallinde düzeltilmesi mümkün görülmüştür. A.Sanık ... Hakkında Kurulan Hükme Yönelik Katılan Vekilinin Temyizi Yönünden Bozmaya uyularak yapılan yargılamaya, toplanıp gerekçeli kararda gösterilen ve değerlendirilen delillere, Mahkemenin kovuşturma sonucunda oluşan kanaat ve takdirine, hukuka uygun, yasal ve yeterli olarak dosya içeriğine uygun şekilde açıklanan gerekçeye göre; yüklenen suçun sanık ... tarafından işlenmediğinin sabit olduğu Mahkemece kabul ve takdir kılınmış olmakla, katılan vekilinin temyiz nedenleri yerinde görülmediğinden hükmün Tebliğname'ye uygun olarak, oy birliğiyle ONANMASINA, B.SanıklarAhmet Hilmi Göker ile ... Hakkında Kurulan Hükümlere Yönelik Katılan Vekili ile Sanık ... Müdafii ve Sanık ...'ın Temyizleri Yönünden Tüm dosya kapsamında, 5271 sayılı CMK'nin 217. maddesi uyarınca duruşmadan edindiği kanaate göre delilleri değerlendirip vicdani kanıya ulaşan Mahkemenin takdir ve kabulünde bir isabetsizlik görülmediğinden, tebliğnamede sanık ... hakkında bozma isteyen düşünceye iştirak edilmemiştir. Bozma üzerine yapılan yargılamaya, toplanıp gerekçeli kararda gösterilerek tartışılan delillere, Mahkemenin oluşa uygun şekilde oluşan inanç ve takdirine, incelenen dosya içeriğine göre, sanık ... müdafii, sanık ... ile katılan vekilinin diğer temyiz nedenleri yerinde görülmemiştir, ancak; 1.Sanık ... hakkında kurulan hüküm yönünden, 1136 sayılı Kanun’un 168. maddesi ve hüküm tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca, beraat eden ve kendisini vekil ile temsil ettiren sanık lehine maktu avukatlık ücretine hükmedilmesi gerektiğinin gözetilmemesi, 2.Sanık ... hakkında kurulan hüküm yönünden, ayrıntıları Yargıtay Ceza Genel Kurulu‘nun 18.06.2013 tarih ve 2013/8-151/304 sayılı ilamında açıklandığı üzere, sanığın birden fazla tekerrüre esas alınabilecek hükümlülüğünün bulunması halinde bunlardan en ağırının esas alınması gerektiği gözetilmeden, tekerrüre esas olabilecek birden fazla mahkumiyetin hükümde gösterilmesi suretiyle karışıklığa neden olunması, Yasaya aykırı, sanık ... müdafii, sanık ... ile katılan vekilinin temyiz nedenleri bu itibarla yerinde görüldüğünden, hükmün 5320 sayılı Kanun’un 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK'un 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden aynı Kanun’un 322. maddesi gereği, sanık ... hakkında kurulan hüküm fıkrasının (1) numaralı bendinin 2. paragrafından sonra gelmek üzere “sanık ... kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca 6.810,00 TL maktu vekalet ücretinin hazineden alınarak sanığa verilmesine” ibaresinin eklenmesi; yine sanık ... hakkında kurulan hüküm fıkrasının (2) numaralı bendinin 9. paragrafında yer alan "sanık ...'ın tekerrüre esas olan sabıkası olduğundan (Ankara 17. Asliye Ceza Mahkemesi'nin 2005/1060 esas ve 2006/117 karar sayılı ilamı) sanığın cezasının TCK 58/6 maddesine göre infaz edilmesine infazdan sonra denetimli serbestlik hükümlerinin uygulanmasına, ibarelerinin çıkartılması suretiyle hükümlerin, Tebliğname’ye kısmen uygun olarak, oy birliğiyle DÜZELTİLEREK ONANMASINA, 05.02.2026 tarihinde karar verildi.

Özgün Analiz

Olay Özeti: Kamu kurumuna 2008 ve 2009 tarihlerinde suça konu faturaların verilmesi üzerine açılan kamu zararına dolandırıcılık davasında, Ağır Ceza Mahkemesi bozma sonrası kimi sanıklar hakkında mahkumiyet, kimi hakkında beraat hükmü kurmuştur. Temyizde bir sanık müdafiinin istemi vekalet ücretiyle sınırlıdır; Daire hükümleri ayrı başlıklar altında incelemiştir.

Hukuki İlke: Beraat eden ve kendisini vekille temsil ettiren sanık lehine 1136 sayılı Kanun'un 168. maddesi ve yürürlükteki Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca maktu vekalet ücretine hükmedilmesi zorunludur; ayrıca Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 18.06.2013 tarihli 2013/8-151/304 sayılı ilamı uyarınca birden fazla tekerrüre esas hükümlülük varsa yalnızca en ağırı esas alınır, birden fazlasının hükümde gösterilmesi karışıklık yaratır.

Uygulama Sonucu: Bir sanık yönünden beraat onanmış, diğer hükümler ise beraat eden sanığa 6.810,00 TL maktu vekalet ücreti eklenmesi ve tekerrüre ilişkin ibarelerin hükümden çıkarılması suretiyle düzeltilerek onanmıştır; yanlış gösterilen suç tarihi de mahallinde düzeltilebilir sayılmıştır.

Dava Strateji Notu: Beraat kararı alan müdafi, hükümde lehine maktu vekalet ücreti kurulup kurulmadığını mutlaka denetlemeli; unutulmuşsa bu eksiklik yeniden yargılama gerektirmeden Yargıtay'da düzeltilerek onama yoluyla giderilebilir. Tekerrür uygulamasında ise hükümde birden fazla sabıkanın gösterilmesi başlı başına düzeltme sebebidir.

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu emsali kullanmak için avukat desteği alın.

Görüşme Planla