Karar Özeti
11. Ceza Dairesi 2025/535 E. , 2025/11392 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Sulh Ceza Hakimliği SAYISI : 2023/7850 Değişik iş SUÇ : Özel belgede sahtecilik (5809 sayılı kanuna muhalefet) KARAR : Kovuşturmaya yer olmadığına dair karara karşı yapılan itirazın reddi TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : İlgili kararın kanun yararına bozulması
Karar Detayı
11. Ceza Dairesi 2025/535 E. , 2025/11392 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Sulh Ceza Hakimliği SAYISI : 2023/7850 Değişik iş SUÇ : Özel belgede sahtecilik (5809 sayılı kanuna muhalefet) KARAR : Kovuşturmaya yer olmadığına dair karara karşı yapılan itirazın reddi TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : İlgili kararın kanun yararına bozulması İstanbul Anadolu Cumhuriyet Başsavcılığının 07.07.2023 tarihli ve 2023/124703 Soruşturma, 2023/88551 Karar sayılı kovuşturmaya yer olmadığına dair kararına karşı yapılan itirazın reddine ilişkin merci İstanbul Anadolu 8. Sulh Ceza Hakimliğinin 25.09.2023 tarihli ve 2023/7850 Değişik İş sayılı kararının, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 271/4. maddesi uyarınca kesin nitelikte olması sebebiyle karar tarihi olan 25.09.2023’de kesinleştiği belirlenmiştir. Adalet Bakanlığının, 5271 sayılı Kanun'un 309/1. maddesi uyarınca, 17.01.2025 tarihli ve 2024/14493 sayılı evrakı ile kanun yararına bozma istemine istinaden düzenlenen, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 04.02.2025 tarihli ve KYB-2025/9948 sayılı Tebliğnamesi ile dava dosyası Daireye gönderilmekle, gereği düşünüldü: I. İSTEM Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 04.02.2025 tarihli ve KYB-2025/9948 sayılı kanun yararına bozma isteminin; “5271 sayılı Kanun’un 160. maddesi uyarınca, Cumhuriyet savcısının, ihbar veya başka bir suretle bir suçun işlendiği izlenimini veren bir hâli öğrenir öğrenmez kamu davasını açmaya yer olup olmadığına karar vermek üzere hemen işin gerçeğini araştırmaya başlaması gerektiği, aynı Kanun’un 170/2. maddesi gereğince yapacağı değerlendirme sonucunda, toplanan delillerin suçun işlendiği hususunda yeterli şüphe oluşturduğu kanısına ulaştığında iddianame düzenleyerek kamu davası açacağı, aksi halde ise anılan Kanun’un 172. maddesi gereği kovuşturma yapılmasına yer olmadığına dair karar vereceği, buna karşın Cumhuriyet savcısının 5271 sayılı Kanun’un kendisine yüklediği soruşturma görevini yerine getirmediği, ortada yasaya uygun bir soruşturmanın bulunmadığı durumda, anılan Kanun’un 173/3. maddesindeki koşullar oluşmadığından, itirazı inceleyen merciin Cumhuriyet savcısının soruşturma yapmasını sağlamak maksadıyla itirazın kabulüne karar verebileceği yönündeki açıklamalar ile, Dosya kapsamına göre, müşteki vekilinin 05...34 numaralı müvekkiline ait hattın bilgisi dışında çıkartılarak dolandırıcılık teşkil eden olaylarda kullanıldığı, müvekkili hakkında bu eylemler sebebiyle yakalama kararı çıkartıldığı ve mağduriyetler yaşadığından bahisle şikayetçi olması üzerine, İstanbul Anadolu Cumhuriyet Başsavcılığınca verilen 07/07/2023 tarihli karar ile ... İletişim Hizmetleri Anonim Şirketinin 30/01/2023 tarihli yazısında belirtilen numaranın 09/09/2021 tarihinde müşteki adına açılmış gözüktüğü ancak bu numaraya ilişkin herhangi bir abonelik sözleşmesinin bulunmadığı, böyle bir sözleşme bulunmadığı için de bu aboneliğin 08/12/2021 tarihinde iptal edildiği, bu nedenle bu sözleşme üzerindeki imzanın şikayetçinin eli ürünü olup olmadığına dair bilirkişi raporunun alınamadığından bahisle kovuşturmaya yer olmadığına karar verilmiş ise de, Benzer bir olay sebebiyle Yargıtay 15. Ceza Dairesinin 16/06/2020 tarihli ve 2017/239 99... /5901 karar sayılı ilâmında '' ... Hüküm tarihinden önce 10/11/2008 gün ve 27050 sayılı Resmî Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren 5809 sayılı Elektronik Haberleşme Kanunu'nun 63. maddesinin 10. fıkrası ile yaptırıma bağlanan 56. maddesinin 2. fıkrasındaki "İşletmeci veya adına iş yapan temsilcisine abonelik kaydı sırasında abonelik bilgileri konusunda gerçek dışı belge ve bilgi verilemez" ve 5. fıkrasındaki "Gerçeğe aykırı evrak düzenlemek veya değiştirmek suretiyle kişinin bilgi ve rızası dışında tesis edilmiş olan abonelikler kullanılamaz" hükmü karşısında; sanığın eyleminin özel hüküm niteliğinde bulunan ve lehe olan 5809 sayılı Elektronik Haberleşme Kanunu'nun 56. maddesindeki suçu oluşturduğu ve sanığa ön ödeme önerisinde bulunularak sonucuna göre hüküm kurulması gerektiği gözetilmeden, özel belgede sahtecilik suçundan yazılı şekilde hüküm tesisi, kanuna aykırı olup, sanığın temyiz itirazları bu nedenle yerinde görüldüğünden 5320 sayılı Kanun'un 8. maddesi gereğince halen uygulanmakta olan 1412 sayılı CMUK'un 321. maddesi uyarınca hükümlerin BOZULMASINA ... '' şeklindeki açıklamalar değerlendirildiğinde, 05...34 numaralı hatta ait sözleşme aslının ... İletişim-... isimli bayiden istenilmesini takiben anılan bayinin sahibi ve çalışanlarının beyanlarına başvurularak ilgili numaranın ne şekilde çıkarıldığı hakkında bilgi ve görgülerinin tespiti sonrası sonucuna göre 5809 sayılı Kanuna aykırılık yönünden işlem tesis edilmesi yerine, eksik inceleme ve araştırma ile kovuşturmaya yer olmadığına dair karar verildiği gözetilmeksizin, soruşturmanın genişletilmesine karar verilmesi yerine, yazılı şekilde itirazın reddine karar verilmesinde isabet görülmemiştir." Şeklindeki gerekçeye dayandığı anlaşılmıştır. II. GEREKÇE 1. 5271 sayılı Kanun‘un 160 ıncı maddesinin birinci ve ikinci fıkralarında; Cumhuriyet savcısının, ihbar veya başka bir suretle bir suçun işlendiği izlenimini veren bir hâli öğrenir öğrenmez kamu davasını açmaya yer olup olmadığına karar vermek üzere hemen işin gerçeğini araştırmaya başlayacağı, maddî gerçeğin araştırılması ve adil bir yargılamanın yapılabilmesi için, emrindeki adlî kolluk görevlileri marifetiyle, şüphelinin lehine ve aleyhine olan delilleri toplayarak muhafaza altına almakla ve şüphelinin haklarını korumakla yükümlü olduğu belirlenmiştir. 2. 5271 sayılı Kanun’un, “Kovuşturmaya yer olmadığına dair karar” başlıklı 172 nci maddesinin birinci fıkrası; “(1) Cumhuriyet savcısı, soruşturma evresi sonunda, kamu davasının açılması için yeterli şüphe oluşturacak delil elde edilememesi veya kovuşturma olanağının bulunmaması hâllerinde kovuşturmaya yer olmadığına karar verir. Bu karar, suçtan zarar gören ile önceden ifadesi alınmış veya sorguya çekilmiş şüpheliye bildirilir. Kararda itiraz hakkı, süresi ve mercii gösterilir. ...“ Şeklinde düzenlenmiştir. 3. 5271 sayılı Kanun’un, “Cumhuriyet savcısının kararına itiraz” başlıklı 173 üncü maddesinin inceleme konusu ile ilgili olan birinci, ikinci, üçüncü ve dördüncü fıkralarında; “(1) Suçtan zarar gören, kovuşturmaya yer olmadığına dair kararın kendisine tebliğ edildiği tarihten itibaren onbeş gün içinde, bu kararı veren Cumhuriyet savcısının yargı çevresinde görev yaptığı ağır ceza mahkemesinin bulunduğu yerdeki sulh ceza hâkimliğine itiraz edebilir. (2) İtiraz dilekçesinde, kamu davasının açılmasını gerektirebilecek olaylar ve deliller belirtilir. (3)(Değişik: 18/6/2014-6545/71 md.) Sulh ceza hâkimliği, kararını vermek için soruşturmanın genişletilmesine gerek görür ise bu hususu açıkça belirtmek suretiyle, o yer Cumhuriyet başsavcılığından talepte bulunabilir; kamu davasının açılması için yeterli nedenler bulunmazsa, istemi gerekçeli olarak reddeder; itiraz edeni giderlere mahkûm eder ve dosyayı Cumhuriyet savcısına gönderir. Cumhuriyet savcısı, kararı itiraz edene ve şüpheliye bildirir. (4) (Değişik: 25/5/2005 - 5353/26 md.) Sulh ceza hâkimliği istemi yerinde bulursa, Cumhuriyet savcısı iddianame düzenleyerek mahkemeye verir. ...“ Hükümleri yer almaktadır. 4. Kanun‘da yer alan düzenlemelerden de görüleceği üzere; Cumhuriyet savcısı, suçun işlenip işlenmediğinin tespiti bakımından hemen işin gerçeğini araştırmaya başlamalı, toplanan delillerin suçun işlendiği hususunda yeterli şüphe oluşturduğu kanısına ulaştığında iddianame düzenleyerek kamu davası açmalı, aksi halde 5271 sayılı Kanun’un 172 nci maddesi gereğince kovuşturma yapılmasına yer olmadığına dair karar vermelidir. 5. Kovuşturmaya yer olmadığına dair kararı itiraz üzerine inceleyen Sulh Ceza Hakimliği, kamu davası açılması için yeterli delil bulunmaması durumunda itirazın reddine, yeterli delil bulunması durumunda itirazın kabulüne veya eksik soruşturma nedeniyle soruşturmanın genişletilmesine karar verebilecektir. 6. Bu kapsamda inceleme konusu soruşturma dosyası değerlendirildiğinde; şikayetçinin bilgi ve rızası dışında 05...34 numaralı hatta ait sahte abonelik sözleşmesi düzenlendiğinin ve bu hattın dolandırıcılık suçlarında kullanılarak, ... ve Trabzon Cumhuriyet Başsavcılıklarında şikayetçi hakkında soruşturma yürütüldüğünün iddia olunması üzerine başlatılan soruşturma kapsamında, abonelik sözleşmesinin aslı veya fotokopisine fiziksel ve dijital arşivde yapılan araştırma neticesinde ulaşılamadığının bildirildiği ... İletişim Hizmetleri A.Ş.'nin 30.01.2023 tarihli cevabi yazısı doğrultusunda, İstanbul Anadolu Cumhuriyet Başsavcılığının 07.07.2023 tarihli ve 2023/124703 Soruşturma, 2023/88551 Karar sayılı kararı ile "...şikayet konusu yapılan cep telefonu numarasına ait bir abonelik sözleşmesinin temin edilemediği, bu nedenle bu sözleşme üzerindeki imzanın şikayetçinin eli ürünü olup olmadığına dair bilirkişi raporunun alınamadığı, kurum yazısından bu yönde bir uzmanlık raporu alınmasının da imkansız olduğunun anlaşıldığı, bu itibarla şikayet konusuyla ilgili maddi bir tespit yapılmasının mümkün bulunmadığı..." gerekçesiyle resmi belgede sahtecilik ve özel belgede sahtecilik suçlarından kovuşturmaya yer olmadığına dair karar verilmiş ise de; bahse konu 30.01.2023 tarihli cevabi yazıda, şikayetçi adına abonelik sözleşmesi düzenlenirken verilen adres bilgisi ile abonelik sözleşmesini düzenleyen bayi bilgisine de yer verildiği, bununla birlikte; UYAP üzerinden yapılan incelemede, ... Cumhuriyet Başsavcılığının 2021/5511 Soruşturma ve Trabzon Cumhuriyet Başsavcılığının 2021/11442 Soruşturma sayılı dosyalarında şikayetçi hakkında ek kovuşturmaya yer olmadığına dair karar verildiği anlaşılmakla; belirtilen soruşturma dosyalarının getirtilerek incelenmesi, bu dosyayı ilgilendiren delillerin onaylı bir suretinin dosya arasına alınması, sözleşmede yer aldığı bildirilen ... Mh. ... Sitesi Sk. No:6 D:5 .../İstanbul adresinde suç tarihlerinde kim ya da kimlerin ikamet ettiğinin araştırılması, bayi yetkilisi ... ile gerekirse bayi çalışanlarının beyanlarına başvurulması, 5809 sayılı Kanun'un 56 ncı maddesinin dördüncü fıkrasında yer alan, "kişinin bilgisi ve rızası dışında işletmeci veya adına iş yapan temsilcisi tarafından abonelik tesisi veya işlemi veya elektronik kimlik bilgisini haiz cihazların kayıt işlemi yapılamaz ve yaptırılamaz, bu amaçla gerçeğe aykırı evrak düzenlenemez, evrakta değişiklik yapılamaz ve bunlar kullanılamaz." şeklindeki düzenleme uyarınca, ön ödemeye tabi bu suç yönünden de değerlendirme yapılması, sonucuna göre şüpheli ya da şüphelilerin hukuki durumlarının takdir ve tayin edilmesi gerekirken, eksik soruşturma neticesinde verilen kovuşturmaya yer olmadığına dair karara karşı yapılan itiraz üzerine soruşturmanın genişletilmesine karar verilmesi yerine itirazın reddine karar verilmesi Kanun’a aykırı olup kanun yararına bozma talebi yerinde görülmüştür. III. KARAR 1. Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının kanun yararına bozma isteminin KABULÜNE, 2. İstanbul Anadolu 8. Sulh Ceza Hakimliğinin 25.09.2023 tarihli ve 2023/7850 Değişik İş sayılı kararının 5271 sayılı Kanun’un 309 uncu maddesinin üçüncü fıkrası gereği, oy birliğiyle KANUN YARARINA BOZULMASINA, 5271 sayılı Kanun’un 309 uncu maddesinin dördüncü fıkrasının (a) bendi uyarınca gerekli işlemin yapılması için dava dosyasının, mahalline gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 15.09.2025 tarihinde karar verildi.