Karar Özeti
11. Ceza Dairesi 2025/563 E. , 2025/2568 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Sulh Ceza Hakimliği SAYISI : 2020/329 Değişik iş SUÇ : Özel belgede sahtecilik KARAR : Kovuşturmaya yer olmadığına dair karara karşı yapılan itirazın reddi KANUN YARARINA BOZMA YOLUNA BAŞVURAN : Adalet Bakanlığının istemi üzerine Yargıtay Cumhuriyet
Karar Detayı
11. Ceza Dairesi 2025/563 E. , 2025/2568 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Sulh Ceza Hakimliği SAYISI : 2020/329 Değişik iş SUÇ : Özel belgede sahtecilik KARAR : Kovuşturmaya yer olmadığına dair karara karşı yapılan itirazın reddi KANUN YARARINA BOZMA YOLUNA BAŞVURAN : Adalet Bakanlığının istemi üzerine Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : İlgili kararın kanun yararına bozulması Erdek Cumhuriyet Başsavcılığının 31.01.2020 tarihli ve 2019/1905 Soruşturma, 2020/79 Karar sayılı kovuşturmaya yer olmadığına dair kararına karşı yapılan itirazın reddine ilişkin merci Bandırma Sulh Ceza Hakimliğinin 12.02.2020 tarihli ve 2020/329 Değişik İş sayılı kararının, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 271/4. maddesi uyarınca kesin nitelikte olması sebebiyle karar tarihi olan 12.02.2020’de kesinleştiği belirlenmiştir. Adalet Bakanlığının, 5271 sayılı Kanun’un 309/1. maddesi uyarınca, 12.04.2021 tarihli ve 2020/11071 sayılı evrakı ile kanun yararına bozma istemine istinaden düzenlenen, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 09.06.2021 tarihli ve KYB-2021/54904 sayılı Tebliğnamesi ile dava dosyası Daireye gönderilmekle, gereği düşünüldü: I. İSTEM Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 09.06.2021 tarihli ve KYB-2021/54904 sayılı kanun yararına bozma isteminin; “5271 sayılı Kanun’un 160. maddesi uyarınca, Cumhuriyet savcısının, ihbar veya başka bir suretle bir suçun işlendiği izlenimini veren bir hâli öğrenir öğrenmez kamu davasını açmaya yer olup olmadığına karar vermek üzere hemen işin gerçeğini araştırmaya başlaması gerektiği, aynı Kanun’un 170/2. maddesi gereğince yapacağı değerlendirme sonucunda, toplanan delillerin suçun işlendiği hususunda yeterli şüphe oluşturduğu kanısına ulaştığında iddianame düzenleyerek kamu davası açacağı, aksi hâlde ise anılan Kanun’un 172. maddesi gereği kovuşturma yapılmasına yer olmadığına dair karar vereceği, buna karşın Cumhuriyet savcısının 5271 sayılı Kanun’un kendisine yüklediği soruşturma görevini yerine getirmediği, ortada yasaya uygun bir soruşturmanın bulunmadığı durumda, anılan Kanun’un 173/3. maddesindeki koşullar oluşmadığından, itirazı inceleyen merciin Cumhuriyet savcısının soruşturma yapmasını sağlamak maksadıyla itirazın kabulüne karar verebileceği yönündeki açıklamalar karşısında, Dosya kapsamına göre, müşteki vekilinin şikayet dilekçesinde özetle; müvekkilinin aracını satmak için sahibinden.com sitesine ilan verdiğini, şüpheli...'in kendisine ulaşarak aracı almak istediğini, ancak işleri sebebiyle yol masraflarını karşılayarak müvekkilinin İzmir'e gelmesini istediğini, müvekkilinin oğlu ...ile 10/12/2018 tarihinde İzmir'in Buca ilçesine geldiklerini, şüpheli...'in sigortacı, şüpheli ...'in kendisine oto kaportacısı olduğunu, aracının ... tarafından alınacağını, kendilerinin işlemleri hızlandırmak için geldiklerini söylediklerini, ...'ın araç üzerindeki 21.400,00 Türk lirası taşıt rehnini kaldırdığını, ...'ın 100.000,00 Türk lirası tutarında kredi çekip satış bedelini ödeyeceğini belirttiğini, asıl borçlunun ..., kefilin ... ... olduğu 100.000,00 Türk lirası bedelli senedin müvekkiline verildiğini, müvekkilinin ise lehtarı ... olan 21.400,00 Türk lirası bedelli senedi imzalayarak ...'a verdiğini, senedin...'in el yazısıyla yazıldığını, yine...'in el yazısıyla satıştan sonra kalan bakiye bedel 78.600,00 Türk lirasının müvekkilinin hesabına yatırılacağını belirtir şekilde sözleşme yapıldığını, ancak bu ibarenin "Balıkesir Bandırma'ya satıcı evine bırakmaya gidildiğinde elden nakit verilmiştir" şekilde sonradan değiştirildiğini, noterde aracın ...'a devri sağlandıktan sonra, müvekkilinin noterden çıkartılarak aracın şüpheli ...'in oğlu ...'a vekaleten ...'a devredildiğini, satış sonrası bedelin ödenmesi konusunda ... ve ...'ın kendisini oyaladığını, ödemenin yapılacağı gün kahvehanede beklerlerken ...'ın kontör yükleme bahanesiyle uzaklaşarak izini kaybettirdiğini, müvekkilinin imzaladığı 21.400,00 Türk lirası bedelli senedin lehtarının ... olduğu, lehtarın ..., yetkili hamil alacıklının ..., düzenleme tarihinin 10/12/2018, vade tarihinin 20/12/2018, düzenleme yerinin Buldan ve senet bedelinin 21.400,00 Türk lirası olan senet ile müvekkiline karşı Buldan İcra Müdürlüğünün 2019/78 esas sayılı dosyası ile icra takibine girişildiğini, lehtarı ... olan 21.400,00 Türk lirası bedelli bir senedin düzenlenmediğini, senedin sahte olduğunu, bu nedenle şüpheliler tarafından resmi belgede sahtecilik suçunun işlendiğinin iddia edildiği somut olayda, senedin imza incelemesi için Adli Tıp Kurumuna gönderildiği, 19/09/2019 tarihli raporda, senet üzerindeki imzaların müştekinin eli ürünü olduğunun belirtildiği, bu nedenle imza dışındaki yazıların araştırılmasına gerek duyulmadığı, imzanın müştekinin eli ürünü olması sebebiyle ortada soruşturmayı gerektirir herhangi bir suç unsuru bulunmadığından bahisle, Erdek Cumhuriyet Başsavcılığınca kovuşturmaya yer olmadığına dair karar verilmiş ise de; somut olayda, şüphelilerin müşteki ile müştekinin oğlu tanık ...'in şüphelilerle önceden tanışıklıklarının bulunmadıklarını, araç satışı için bir araya geldiklerini beyan etmelerine rağmen şüphelilerin ifadelerinde müştekinin şüpheli ...'e borcu olması dolayısıyla senedi vermesi iddialarının örtüşmediği, 19/09/2019 tarihli Adli Tıp Kurumu raporunda söz konusu imzaların kuvvetle muhtemel ...'in eli ürünü olduğu, senetteki yazılar hususunda sağlıklı bir değerlendirme yapılabilmesi için ..., ... ve...'e ait yazı örneklerinin temini gerektiğinin bildirildiği, bu nedenle senetteki diğer yazıların şüphelilere ait olup olmadığının belirlenmesi için yazı örneklerinin alınarak tekrardan bilirkişiye gönderilmesi gerekirken, eksik soruşturma sonucu verilen kovuşturmaya yer olmadığına dair karara karşı yapılan itiraz üzerine, soruşturmanın genişletilmesine karar verilmesi yerine, yazılı şekilde itirazın reddine karar verilmesinde isabet görülmemiştir.“ Şeklindeki gerekçeye dayandığı anlaşılmıştır. II. GEREKÇE 1. 5271 sayılı Kanun‘un 160 ıncı maddesinin birinci ve ikinci fıkralarında; Cumhuriyet savcısının, ihbar veya başka bir suretle bir suçun işlendiği izlenimini veren bir hâli öğrenir öğrenmez kamu davasını açmaya yer olup olmadığına karar vermek üzere hemen işin gerçeğini araştırmaya başlayacağı, maddî gerçeğin araştırılması ve adil bir yargılamanın yapılabilmesi için, emrindeki adlî kolluk görevlileri marifetiyle, şüphelinin lehine ve aleyhine olan delilleri toplayarak muhafaza altına almakla ve şüphelinin haklarını korumakla yükümlü olduğu belirlenmiştir. 2. 5271 sayılı Kanun’un, “Kovuşturmaya yer olmadığına dair karar” başlıklı 172 nci maddesinin birinci fıkrası; “(1) Cumhuriyet savcısı, soruşturma evresi sonunda, kamu davasının açılması için yeterli şüphe oluşturacak delil elde edilememesi veya kovuşturma olanağının bulunmaması hâllerinde kovuşturmaya yer olmadığına karar verir. Bu karar, suçtan zarar gören ile önceden ifadesi alınmış veya sorguya çekilmiş şüpheliye bildirilir. Kararda itiraz hakkı, süresi ve mercii gösterilir. Şeklinde düzenlenmiştir. 3. 5271 sayılı Kanun’un, “Cumhuriyet savcısının kararına itiraz” başlıklı 173 üncü maddesinin inceleme konusu ile ilgili olan birinci, ikinci, üçüncü ve dördüncü fıkralarında; “(1) Suçtan zarar gören, kovuşturmaya yer olmadığına dair kararın kendisine tebliğ edildiği tarihten itibaren onbeş gün içinde, bu kararı veren Cumhuriyet savcısının yargı çevresinde görev yaptığı ağır ceza mahkemesinin bulunduğu yerdeki sulh ceza hâkimliğine itiraz edebilir. (2) İtiraz dilekçesinde, kamu davasının açılmasını gerektirebilecek olaylar ve deliller belirtilir. (3)(Değişik: 18/6/2014-6545/71 md.) Sulh ceza hâkimliği, kararını vermek için soruşturmanın genişletilmesine gerek görür ise bu hususu açıkça belirtmek suretiyle, o yer Cumhuriyet başsavcılığından talepte bulunabilir; kamu davasının açılması için yeterli nedenler bulunmazsa, istemi gerekçeli olarak reddeder; itiraz edeni giderlere mahkûm eder ve dosyayı Cumhuriyet savcısına gönderir. Cumhuriyet savcısı, kararı itiraz edene ve şüpheliye bildirir. (4) (Değişik: 25/5/2005 - 5353/26 md.) Sulh ceza hâkimliği istemi yerinde bulursa, Cumhuriyet savcısı iddianame düzenleyerek mahkemeye verir. Hükümleri yer almaktadır. 4. Kanun‘da yer alan düzenlemelerden de görüleceği üzere; Cumhuriyet savcısı, suçun işlenip işlenmediğinin tespiti bakımından hemen işin gerçeğini araştırmaya başlamalı, toplanan delillerin suçun işlendiği hususunda yeterli şüphe oluşturduğu kanısına ulaştığında iddianame düzenleyerek kamu davası açmalı, aksi halde 5271 sayılı Kanun’un 172 nci maddesi gereğince kovuşturma yapılmasına yer olmadığına dair karar vermelidir. 5. Kovuşturmaya yer olmadığına dair kararı itiraz üzerine inceleyen Sulh Ceza Hakimliği, kamu davası açılması için yeterli delil bulunmaması durumunda itirazın reddine, yeterli delil bulunması durumunda itirazın kabulüne veya eksik soruşturma nedeniyle soruşturmanın genişletilmesine karar verebilecektir. 6. Bu kapsamda inceleme konusu soruşturma dosyası değerlendirildiğinde; şikayetçi ...'in borçlu, şüphelilerden ...'ın ise lehtar olduğu 10.12.2018 tarihli, 21.400 TL bedelli ve düzenleme yeri bulunmadığından özel belge mahiyetinde olan suça konu bononun, ...'dan diğer şüpheli ...'a ciro edildiği ve bu şüpheli tarafından şikayetçiye karşı icra takibi başlatıldığı iddiasına yönelik sahtecilik suçundan soruşturma yürütüldüğü, dolandırıcılık suçundan ise Erdek Cumhuriyet Başsavcılığının 2018/2256 sayılı dosyası kapsamında ayrı bir tahkikat bulunduğu, Cumhuriyet Başsavcılığınca imza incelemesi için dosyanın Adli Tıp Kurumuna gönderildiği, Adli Tıp Kurumu Fizik İhtisas Dairesi’nin 19.09.2019 tarihli raporunda, suça konu bono üzerindeki borçlu imzalarının kuvvetle muhtemel şikayeçinin eli ürünü olduğunun belirtildiği, Buldan İcra Hukuk Mahkemesinin 2019/5 Esas sayılı dosyası kapsamında da bilirkişi incelemesi yaptırıldığı, Adli Tıp Kurumu Fizik İhtisas Dairesi’nin 07.12.2021 tarihli raporunun da aynı doğrultuda olduğu, Erdek Cumhuriyet Başsavcılığının 04.03.2019 tarihli ve 2018/2256 Soruşturma, 2019/209 Karar sayılı kararı ile dolandırıcılık suçundan kovuşturmaya yer olmadığına dair karar verildiği anlaşılmakla; Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 09.06.2021 tarihli ve KYB-2021/54904 sayılı kanun yararına bozma isteminde yer alan; "...senetteki yazıların şüphelilere ait olup olmadığının belirlenmesi için yazı örneklerinin alınarak tekrar bilirkişiye gönderilmesinin gerektiği..." şeklindeki düşünce yerinde görülmemiş olup Erdek Cumhuriyet Başsavcılığının 31.01.2020 tarihli ve 2019/1905 Soruşturma, 2020/79 Karar sayılı kovuşturmaya yer olmadığına dair kararına karşı yapılan itirazın reddine ilişkin merci Bandırma Sulh Ceza Hakimliğinin 12.02.2020 tarihli ve 2020/329 Değişik İş sayılı kararına yönelik kanun yararına bozma isteminin reddine karar vermek gerekmiştir. III. KARAR Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, kanun yararına bozma istemi doğrultusunda düzenlediği tebliğnamedeki düşünce yerinde görülmediğinden KANUN YARARINA BOZMA İSTEMİNİN oy birliğiyle REDDİNE, Dosyanın, mahalline gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 03.03.2025 tarihinde karar verildi.