Karar Özeti
11. Ceza Dairesi 2025/5722 E. , 2026/1264 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ:Ceza Dairesi SAYISI : 2023/1741 E. 2025/563 K. SUÇLAR : Nitelikli dolandırıcılık HÜKÜMLER: Esastan ret EK KARAR : Temyiz isteminin reddi TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ: Ek karar ve hükmün esastan reddi ile onanması Yapılan ön inceleme neticesinde; sanık hakkında
Karar Detayı
11. Ceza Dairesi 2025/5722 E. , 2026/1264 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ:Ceza Dairesi SAYISI : 2023/1741 E. 2025/563 K. SUÇLAR : Nitelikli dolandırıcılık HÜKÜMLER: Esastan ret EK KARAR : Temyiz isteminin reddi TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ: Ek karar ve hükmün esastan reddi ile onanması Yapılan ön inceleme neticesinde; sanık hakkında kurulan hüküm ve ek kararların temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenin hüküm ve ek kararları temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, temyiz isteminin süresinde olduğu, temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle, gereği düşünüldü: I. HUKUKİ SÜREÇ A. İlk Derece Trabzon 1.Ağır Ceza Mahkemesinin 14/04/2022 gün ve 2019/206 Esas, 2022/135 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında; Nitelikli dolandırıcılık suçundan 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun(5237 sayılı Kanun) 158/1-h, 43/1,168, 52/2-4, 53. maddeleri gereğince her bir katılana yönelik ayrı ayrı hapis ve adli para cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına, karar verilmiştir. B. İstinaf 1.Samsun Bölge Adliye Mahkemesi 9. Ceza Dairesinin, yukarıda belirtilen kararı ile sanık hakkında İlk Derece Mahkemesince kurulan hükümlere yönelik istinaf başvurusunun 5271 sayılı Kanun’un 280/1-a maddesi uyarınca esastan reddine karar verilmiştir. 2. Bursa Bölge Adliye Mahkemesi 8. Ceza Dairesinin 28.04.2025 tarihli ek kararı ile katılanlar ..., ..., ..., ..., ..., ..., ... 'e yönelik kurulan hükümlere yönelik temyiz isteminin reddine karar verilmiştir. II. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri Sanık Müdafiinin Temyiz İstemi Atılı suçların sübut bulmadığına, fazla ceza verildiğine, lehe hükümlerin uygulanmadığına ilişkindir. B. Sanık hakkında katılan ...'na yönelik kurulan mahkumiyet hükmü yönünden yapılan incelemede; Sanık hakkında hükmolunan adlî para cezasının ödenmemesi hâlinde hapse çevrileceğine karar verilmiş ise de adlî para cezasının ödenmemesi halinde izlenecek yöntemin, 5275 sayılı Ceza ve Güvenlik Tedbirlerinin İnfazı Hakkında Kanun'un 106/3 maddesinde belirtildiği, Yargıtay Ceza Genel Kurulunun, 23.01.2018 tarihli ve 2017/12-463 Esas, 2018/20 Karar sayılı kararı uyarınca da infaz aşamasında dikkate alınabileceği anlaşıldığından bu hususlar bozma nedeni yapılmamıştır. Yargılama sürecindeki işlemlerin usul ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan ve dosya kapsamına göre yeterli olduğu anlaşılan delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, hükme esas alınan ve reddedilen delillerin açıkça gösterildiği, vicdani kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, eyleme uyan suç vasfı ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği, 5237 sayılı Kanun'un cezanın belirlenmesi başlıklı 61/1. maddesinde belirtilen kriterler ile aynı Kanun'un 3/1. maddesinde ifade edilen cezada orantılılık ilkesi nazara alındığında dosya kapsamıyla örtüşen gerekçelerle temel cezanın alt sınırdan uzaklaşılarak belirlenmesinin isabetli olduğu anlaşıldığından, sanık müdafiinin temyiz istemi yerinde görülmemiş Bölge Adliye Mahkemesince verilen kararda, hukuka aykırılık bulunmamıştır. III. KARAR A. Sanık hakkında diğer katılanlara yönelik Nitelikli dolandırıcılık suçundan verilen 28.04.2025 tarihli ek karar yönünden; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 286/2-a maddesinde yer verilen “İlk derece mahkemelerinden verilen beş yıl veya daha az hapis cezaları ile miktarı ne olursa olsun adlî para cezalarına ilişkin istinaf başvurusunun esastan reddine dair bölge adliye mahkemesi kararları”nın temyiz incelemesine tabi olmadığına ilişkin düzenleme ile 5271 sayılı Kanun’un 286/3. maddesinde belirtilen suçlar ve aynı Kanun’un 296/1. maddesinin ilgili bölümünde yer alan; “ … temyiz edilemeyecek bir hüküm temyiz edilmiş … ise … hükmü temyiz olunan bölge adliye veya ilk derece mahkemesi bir karar ile temyiz istemini reddeder.” şeklindeki hüküm birlikte değerlendirildiğinde, Samsun Bölge Adliye Mahkemesi 9. Ceza Dairesinin, 28.04.2025 tarihli ek kararında hukuka aykırılık görülmediğinden, sanık müdafiinin temyiz isteminin, 5271 sayılı Kanun’un 296/2. maddesi gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle REDDİ İLE EK KARARIN ONANMASINA, B. Sanık hakkında katılan ...'na yönelik kurulan hüküm yönünden; Gerekçe bölümünde açıklanan nedenle Samsun Bölge Adliye Mahkemesi 9. Ceza Dairesinin, 06.03.2025 tarih, 2023/1741 E. 2025/563 K. Sayılı kararında sanık müdafii tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve 5271 sayılı Kanun’un 289/1. maddesi ile sınırlı olarak yapılan temyiz incelemesi sonucunda hukuka aykırılık görülmediğinden 5271 sayılı Kanun’un 302/1. maddesi gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN ONANMASINA, Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304/1. maddesi uyarınca Trabzon 1.Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise Samsun Bölge Adliye Mahkemesi 9. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 05.02.2026 tarihinde karar verildi.
Özgün Analiz
Olay Özeti: Trabzon 1. Ağır Ceza Mahkemesi, sanığı çok sayıda katılana yönelik nitelikli dolandırıcılıktan TCK 158/1-h ve zincirleme suç hükümleri uyarınca her katılan için ayrı ayrı hapis ve adli para cezasına mahkum etmiş, Samsun BAM 9. Ceza Dairesi istinafı esastan reddetmiş ve beş yıl altı hükümler yönünden temyiz istemini ek kararla reddetmiştir. Yalnızca bir katılana yönelik hüküm temyiz sınırını aştığından esastan incelenmiştir.
Hukuki İlke: Adli para cezasının ödenmemesi halinde hapse çevrileceğinin hükümde belirtilmesi, Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 23.01.2018 tarihli 2017/12-463 Esas, 2018/20 Karar sayılı kararı uyarınca 5275 sayılı Kanun'un 106/3. maddesindeki yöntemin infaz aşamasında gözetilebilmesi nedeniyle bozma nedeni yapılmaz; beş yıl altındaki hükümler ise CMK 286/2-a gereği temyiz edilemez.
Uygulama Sonucu: Temyize kapalı hükümlere ilişkin ek karar CMK 296/2 gereği onanmış; temyize açık tek hüküm yönünden ise sübut ve alt sınırdan uzaklaşma isabetli bulunarak temyiz isteminin esastan reddi ile hüküm onanmıştır.
Dava Strateji Notu: Çok mağdurlu zincirleme dolandırıcılık dosyalarında her katılana ilişkin hüküm ayrı temyiz eşiğine tabi olduğundan, müdafi hangi hükümlerin Yargıtay'a taşınabileceğini katılan bazında listelemeli; para cezasının hapse çevrilmesine ilişkin hüküm fıkrası hataları için bozma değil infaz aşamasında itiraz yolu planlanmalıdır.