İçeriğe geç
AC
11. Ceza Dairesi Esas: 2025/590 Karar: 2025/4475 Tarih: 2025

Yargıtay 11. Ceza Dairesi E.2025/590 K.2025/4475

11. Ceza Dairesi 2025/590 E. , 2025/4475 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ:Ağır Ceza Mahkemesi SUÇ: Tacir veya şirket yöneticileri ile kooperatif yöneticilerinin dolandırıcılığı A.Katılan ...'nın Temyizi Yönünden Yapılan İncelemede; Eskişehir 3. Ağır Ceza Mahkemesinin, 14.11.2017 tarihli ve 2017/150 Esas, 2017/377 Karar say

Karar Özeti

11. Ceza Dairesi 2025/590 E. , 2025/4475 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ:Ağır Ceza Mahkemesi SUÇ: Tacir veya şirket yöneticileri ile kooperatif yöneticilerinin dolandırıcılığı A.Katılan ...'nın Temyizi Yönünden Yapılan İncelemede; Eskişehir 3. Ağır Ceza Mahkemesinin, 14.11.2017 tarihli ve 2017/150 Esas, 2017/377 Karar say

Karar Detayı

11. Ceza Dairesi 2025/590 E. , 2025/4475 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ:Ağır Ceza Mahkemesi SUÇ: Tacir veya şirket yöneticileri ile kooperatif yöneticilerinin dolandırıcılığı A.Katılan ...'nın Temyizi Yönünden Yapılan İncelemede; Eskişehir 3. Ağır Ceza Mahkemesinin, 14.11.2017 tarihli ve 2017/150 Esas, 2017/377 Karar sayılı kararının, katılanlar vekili tarafından temyizi üzerine yapılan ön inceleme neticesinde gereği düşünüldü: Katılan sıfatını aldıktan sonra vefat eden ...'nın sanık hakkında nitelikli dolandırıcılık suçundan verilen beraat kararına yönelik temyiz itirazlarının incelenmesinde; 5271 sayılı CMK'nın 243. maddesinde, katılanın ölmesi halinde katılmanın hükümsüz kalacağı ve mirasçılarının katılanın haklarını takip etmek üzere davaya katılabileceklerinin düzenlendiği, somut olayda ise, katılan sıfatını alan ...'nın 21.04.2024 tarihinde vefat etmesi üzerine yasal mirasçılarının kendilerine usulüne uygun olarak tebliğ edilen hükmü temyiz etmedikleri ve davaya katılma taleplerinin bulunmadığının anlaşılması karşısında; ölenin katılan sıfatını taşımaması edeniyle, temyiz talebinin 5320 sayılı Kanun’un 8. maddesine istinaden uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK’un 317. maddesi gereğince REDDİNE, ...'nın Temyizi Yönünden Yapılan İncelemede; Yapılan ön inceleme neticesinde; sanık hakkında kurulan hükmün temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, temyiz isteminin süresinde olduğu, temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle, gereği düşünüldü: Müteahhit olan sanık ile davaya konu dairelerin üzerine bulunduğu arsa sahibi ... arasında düzenleme şeklinde gayrimenkul satış vaadi ve kat karşılığı inşaat sözleşmesi ve katılanlarla yaptığı adi yazılı satış vaadi sözleşmeleri uyarınca davaya konu daireleri tamamlayıp teslim etmesi karşılığında toplam olarak 80.000,00 TL aldığı fakat daireleri teslim etmediğinin iddia ve kabul olduğu olayda; 5237 sayılı Kanun'un 158/1-h maddesinde yer alan suçun oluşabilmesi için ise, öncelikle failin tacir olması veya bir şirketin olması, failin ise o şirketin yöneticisi veya şirket adına hareket etmeye yetkili temsilcisi, şirket müdürü olması ve suçun, söz konusu kişilerin ticari faaliyetleri sırasında ve yine bu faaliyetle ilgili olarak üçüncü kişilere karşı işlenmesinin gerektiği nazara alındığında; somut olayda sanığın sözleşmeleri kendi adına imzaladığı, şirketi adına yapmadığı ve şirketi aracı kılmadığı anlaşılmakla, sanığın eyleminin 5237 sayılı Ceza Kanunu'nun 157/1.maddesinde tanımlanan dolandırıcılık suçu kapsamında kaldığı kabul edilerek yapılan incelemede; Sanığa yüklenen “dolandırıcılık” suçunun Kanundaki cezasının türü ve üst sınırına göre, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 66/1-e ve 67/4. maddelerinde öngörülen olağanüstü dava zamanaşımının, 10.10.2011 olan suç tarihinden temyiz inceleme tarihine kadar gerçekleştiği ve bu itibarla katılan vekilinin temyiz nedenleri yerinde görüldüğünden, hükmün 5320 sayılı Kanun’un 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usul Kanunu’nun 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA; ancak yeniden yargılama yapılmasını gerektirmeyen bu hususta, aynı Kanun’un 322. maddesindeki yetkiye dayanılarak karar verilmesi mümkün olduğundan, sanık hakkındaki kamu davasının gerçekleşen olağanüstü dava zamanaşımı nedeniyle 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 223/8. maddesi uyarınca Tebliğname'ye aykırı olarak, oy birliğiyle DÜŞMESİNE, Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 15.04.2025 tarihinde karar verildi.

Özgün Analiz

Olay Özeti: Müteahhit sanığın, arsa sahibiyle kat karşılığı inşaat, katılanlarla adi yazılı satış vaadi sözleşmesi yapıp toplam 80.000 TL aldığı ancak daireleri teslim etmediği iddia edilmiştir. Katılanlardan biri temyiz aşamasında vefat etmiştir.

Hukuki İlke: TCK 158/1-h'deki suçun oluşması için failin tacir/şirket yöneticisi sıfatıyla ve ticari faaliyeti sırasında hareket etmesi gerekir; sözleşmeleri şirket adına değil kendi adına imzalayan sanığın eylemi TCK 157/1'deki basit dolandırıcılık kapsamındadır ve buna göre olağanüstü zamanaşımı hesaplanır.

Uygulama Sonucu: Ölen katılan yönünden temyiz REDDEDİLMİŞ; sanığın eylemi 157/1 kapsamında nitelendirilip 10.10.2011 suç tarihinden itibaren olağanüstü zamanaşımı dolduğundan hüküm BOZULARAK kamu davası DÜŞÜRÜLMÜŞTÜR.

Dava Strateji Notu: Müteahhitlerin kişisel olarak imzaladığı sözleşmelerde 158/1-h değil 157/1 uygulanır; suç vasfının basit dolandırıcılığa inmesi zamanaşımı süresini kısaltarak düşme sonucu doğurabilir.

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu emsali kullanmak için avukat desteği alın.

Görüşme Planla