İçeriğe geç
AC
11. Ceza Dairesi Esas: 2025/591 Karar: 2025/6803 Tarih: 2025

Yargıtay 11. Ceza Dairesi E.2025/591 K.2025/6803

11. Ceza Dairesi 2025/591 E. , 2025/6803 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2023/2469 E., 2024/973 K. SUÇ : Kişinin, kendisini kamu görevlisi veya banka,sigorta,kredi kurumlarının çalışanı olarak tanıtması veya bu kurumlarla ilişkili olduğunu söylemesi suretiyle dolandırıcılık HÜKÜMLER : İstinaf başvur

Karar Özeti

11. Ceza Dairesi 2025/591 E. , 2025/6803 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2023/2469 E., 2024/973 K. SUÇ : Kişinin, kendisini kamu görevlisi veya banka,sigorta,kredi kurumlarının çalışanı olarak tanıtması veya bu kurumlarla ilişkili olduğunu söylemesi suretiyle dolandırıcılık HÜKÜMLER : İstinaf başvur

Karar Detayı

11. Ceza Dairesi 2025/591 E. , 2025/6803 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2023/2469 E., 2024/973 K. SUÇ : Kişinin, kendisini kamu görevlisi veya banka,sigorta,kredi kurumlarının çalışanı olarak tanıtması veya bu kurumlarla ilişkili olduğunu söylemesi suretiyle dolandırıcılık HÜKÜMLER : İstinaf başvurularının esastan reddi TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Esastan ret Sanık ...'nın Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına göndermiş olduğu 23.09.2024 tarihli dilekçesinin, temyiz dilekçesi mahiyetinde olduğu belirlenerek yapılan incelemede; Yapılan ön inceleme neticesinde; sanıklar hakkında kurulan hükümlerin temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenlerin hükümleri temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, sanık ...'in yokluğunda verilen hükme ilişkin gerekçeli kararın, sorgusunda beyan ettiği en son bilinen adresine 14.03.2024 tarihinde Tebligat Kanunu'nun 21/1. maddesi gereğince tebliğ edildiği belirlenmiş ise de; tebligat parçasında, muhatabın adreste geçici veya sürekli olarak ayrılıp ayrılmadığı tespit edilmediği gibi, bulunmama nedeni ve bilgi veren ve haber verilen komşunun isim ve imzasının yer almadığı, imzadan çekinme nedeninin de belirtilmediği, bu sebeplerle tebliğin usulsüz olduğu; yine sanık ...'nın ise, yokluğunda verilen hükme ilişkin gerekçeli kararın, sorgusunda beyan ettiği bilinen en son adresi olan "... Köyü .../Ardahan" adresi yerine aynı zamanda MERNİS adresi olan "... Mah. ... Sk. No: ... Apt. D:12 .../.../İstanbul" adresine tebligat çıkartıldığı, bila tebliğ dönmesi üzerine bu kez aynı adrese "7201 sayılı T.K.'nın 21/2 maddesi" şerhli tebligat çıkartıldığı ve aynı Kanunun 21/2. maddesine uyarınca 15.04.2024 tarihinde mahalle muhtarına tebliğ edildiği anlaşılmış ise de; bilinen en son adresi yerine başka adrese çıkartılan tebliğin usulsüz olduğu ve sanık ...'nın öğrenme üzerine ve süresinde temyiz talebinde bulunduğundan temyiz istemlerinin süresinde olduğu, temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle, gereği düşünüldü: I. HUKUKÎ SÜREÇ 1. Söke 2. Ağır Ceza Mahkemesinin, 23.02.2023 tarihli ve 2023/72 Esas, 2023/121 Karar sayılı kararı ile sanıklar hakkında kişinin, kendisini kamu görevlisi veya banka, sigorta ya da kredi kurumlarının çalışanı olarak tanıtması veya bu kurum ve kuruluşlarla ilişkili olduğunu söylemesi suretiyle dolandırıcılık suçundan 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (5237 sayılı Kanun) 158/1-L-son, 158/3, 43/1, 52/2-4, 53/1 maddeleri uyarınca 8 yıl 16 ay 15 gün hapis ve 1.500.000 TL adli para cezası ile cezalandırılmalarına ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir. 2. İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 13. Ceza Dairesinin, 01.03.2024 tarihli ve 2023/2469 Esas, 2024/973 Karar sayılı kararı ile sanıklar hakkında İlk Derece Mahkemesince kurulan hükümlere yönelik sanıkların istinaf başvurularının, 5271 sayılı Kanun'un 280/1-a maddesi uyarınca esastan reddine karar verilmiştir. II. TEMYİZ SEBEPLERİ 1.Sanık ... Müdafiinin temyiz isteği; infaz durdurma talepli olarak, tebligat usulsüz olduğundan öğrenme tarihinin temyiz tarihi olarak kabul edilmesi gerektiği, suçun sübut bulmadığına, suçun vasfına (uzlaşma kapsamında kalan TCK mad. 157/1 olur), lehe olan hükümlerin uygulanmadığına ilişkindir. 2.Sanık ...'nın temyiz isteği; suçsuz olduğuna ilişkindir. III.GEREKÇE Yargılama sürecindeki işlemlerin usul ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanıklar tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanı kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfı ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği, 5237 sayılı Kanun'un cezanın belirlenmesi başlıklı 61/1. maddesinde belirtilen kriterler ile aynı Kanun'un 3/1. maddesinde ifade edilen cezada orantılılık ilkesi nazara alındığında temel cezaların alt sınırdan uzaklaşılarak belirlenmesinin ve dosya kapsamıyla örtüşen gerekçelerle takdiri indirim hükmünün uygulama dışı bırakılmasının isabetli olduğu anlaşıldığından, sanık ... müdafii ile sanık ...'ın temyiz istemleri yerinde görülmemiş, Bölge Adliye Mahkemesince verilen kararda hukuka aykırılık bulunmamıştır. IV. KARAR Değerlendirme ve Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle sanık ... müdafii ile sanık ... tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve 5271 sayılı Kanun’un 289/1 maddesi ile sınırlı olarak yapılan temyiz incelemesi sonucunda hükümlerde hukuka aykırılık görülmediğinden 5271 sayılı Kanun’un 302/1. maddesi gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMLERİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKÜMLERİN ONANMASINA, Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304/1. maddesi uyarınca Söke 2. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 13. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 29.05.2025 tarihinde karar verildi.

Özgün Analiz

Olay Özeti: Sanıklar, kendilerini kamu görevlisi ya da banka/sigorta/kredi kurumu çalışanı olarak tanıtıp bu yolla dolandırıcılıktan Söke 2. Ağır Ceza Mahkemesince mahkum edilmiş, İzmir BAM sanıkların istinafını esastan reddetmiştir. Daire, önce tebligatların usulsüzlüğünü inceleyip temyizin süresinde olduğunu kabul etmiş, ardından esasa girmiştir.

Hukuki İlke: Tebligat parçasında muhatabın adresten geçici/sürekli ayrılıp ayrılmadığı, bulunmama nedeni ve haber verilen komşunun ad-imzası yoksa ya da bilinen son adres yerine başka (MERNİS) adrese çıkarılmışsa tebliğ usulsüzdür; bu halde temyiz süresi öğrenme tarihinden başlar.

Uygulama Sonucu: Onama - yargılamadaki iddia ve savunmaların delillerle tartışıldığı, suç vasfı ve yaptırımların doğru belirlendiği, temel cezanın alt sınırdan uzaklaştırılmasının isabetli olduğu görüldüğünden hükümlerde hukuka aykırılık bulunmamıştır.

Dava Strateji Notu: Yokluğunda hüküm kurulan sanığın müdafii, temyiz süresini kaçırdığı gerekçesiyle reddedilse bile tebligat parçasındaki komşu ad-imzası, bulunmama nedeni ve doğrudan 21/2 uygulaması gibi eksiklikleri öne çıkararak öğrenme üzerine temyiz yolunu açık tutabilir.

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu emsali kullanmak için avukat desteği alın.

Görüşme Planla