Karar Özeti
11. Ceza Dairesi 2026/1331 E. , 2026/3131 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2025/2813 E., 2026/2 K. SUÇ : Kişinin, kendisini kamu görevlisi veya banka,sigorta,kredi kurumlarının çalışanı olarak tanıtması veya bu kurumlarla ilişkili olduğunu söylemesi suretiyle dolandırıcılık HÜKÜM : İstinaf başvurusun
Karar Detayı
11. Ceza Dairesi 2026/1331 E. , 2026/3131 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2025/2813 E., 2026/2 K. SUÇ : Kişinin, kendisini kamu görevlisi veya banka,sigorta,kredi kurumlarının çalışanı olarak tanıtması veya bu kurumlarla ilişkili olduğunu söylemesi suretiyle dolandırıcılık HÜKÜM : İstinaf başvurusunun esastan reddi TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama Yapılan ön inceleme neticesinde; sanık hakkında kurulan hükmün temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, temyiz isteminin süresinde olduğu, temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle; I. HUKUKÎ SÜREÇ 1. Ankara 13. Ağır Ceza Mahkemesinin 24.10.2025 tarihli ve 2025/274 Esas, 2025/433 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında kişinin kendisini kamu görevlisi veya banka, sigorta yada kredi kurumu çalışanı olarak olarak tanıtması suretiyle dolandırıcılık suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 158/1-l.son, 52... maddeleri uyarınca 8 yıl hapis ve 57.190.500,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir. 2. Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 11. Ceza Dairesinin 05.01.2026 tarihli ve 2025/2813 Esas, 2026/2 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında İlk Derece Mahkemesince kurulan hükme yönelik sanık müdafiinin istinaf başvurusunun 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanun’unun (5271 sayılı Kanun) 280/1-a maddesi uyarınca esastan reddine karar verilmiştir. II. TEMYİZ SEBEPLERİ Sanık müdafinin temyiz istemi; tahliye talepli olarak, müvekkilinin katılanı telefonla aramadığına, kendisini kamu görevlisi olarak tanıtmadığını, olayda kullanılan hatların kime ait olduğu, müvekkilinin kimler tarafından yönlendirildiği hususlarının araştırılmadığına, alt sınırdan uzaklaşılarak hüküm kurulmasının ve takdiri indirim uygulanmamasının yeterli gerekçesi olmadığına, müvekkilinin ekonomik durumu araştırılmadan yüksek miktarda adli para cezasına hükmedildiğine, müvekkilinin eylemi kabul edilse dahi yardım eden olarak cezalandırılabileceğine, tüm bu sebeplerle kararın usul ve yasaya aykırı olduğuna ilişkindir. III. GEREKÇE Yargılama sürecindeki işlemlerin usul ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanı kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfı ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği, anlaşıldığından, Bölge Adliye Mahkemesince verilen kararda, hukuka aykırılık bulunmamıştır. IV. KARAR Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 11. Ceza Dairesinin kararında sanık müdafi tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve 5271 sayılı Kanun’un 289/1. maddesi ile sınırlı olarak yapılan temyiz incelemesi sonucunda hukuka aykırılık görülmediğinden 5271 sayılı Kanun’un 302/1. maddesi gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN ONANMASINA, Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304/1. maddesi uyarınca Ankara 13. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 11. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 24.03.2026 tarihinde karar verildi.
Özgün Analiz
Olay Özeti: Kendisini kamu görevlisi ya da banka/sigorta/kredi kurumu çalışanı olarak tanıtmak suretiyle dolandırıcılıktan İlk Derece Mahkemesince 8 yıl hapis ve yüksek adli para cezasına mahkûm edilen, istinaf başvurusu esastan reddedilen sanığın temyizi. Sanık müdafi, müvekkilinin katılanı aramadığını, en fazla yardım eden sayılabileceğini ve ekonomik durumu araştırılmadan yüksek para cezası verildiğini ileri sürmüştür.
Hukuki İlke: Temyiz incelemesi CMK 289/1 ile sınırlı hukuka aykırılık denetimidir; yargılama işlemlerinin usule uygunluğu, iddia-savunmanın delillerle tartışılması, suç vasfı ve yaptırımların doğru belirlenmesi denetlenir. Delillerle sabit görülen eylemde vasıf ve yaptırım doğru belirlenmişse hukuka aykırılık bulunmaz.
Uygulama Sonucu: BAM kararında hukuka aykırılık görülmeyerek sanık müdafinin temyiz istemi esastan reddedilmiş ve hüküm CMK 302/1 uyarınca oy birliğiyle ONANMIŞTIR.
Dava Strateji Notu: Yüksek miktarlı nitelikli dolandırıcılıkta 'yardım eden' savunması ve iştirak derecesi ancak somut delille (kim aradı, hatlar kime ait, yönlendirme kim tarafından) desteklenirse sonuç verir; bu delilleri istinaf aşamasında dosyaya koymak, temyizde CMK 289/1 sınırına takılmaktan daha etkilidir. Ekonomik duruma dayalı gün para cezası itirazı da yerel aşamada belgelendirilmelidir.