KÜNYE
11. Ceza Dairesi 2026/390 E., 2026/1080 K.
- Karar tarihi
- 2 Şubat 2026
- Konu
- Bilisim Suclari
- Mahkemesi
- Ağır Ceza Mahkemesi
- Sayısı
- 2019/512 E., 2020/153 K
- Suç
- Bilişim sistemlerinin, banka veya kredi kurumlarının araç olarak kullanılması suretiyle dolandırıcılık İNCELEME KONUSU
- Karar
- Mahkûmiyet KANUN YARARINA BOZMA YOLUNA BAŞVURAN: Adalet Bakanlığının istemi üzerine Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı
- Tebliğname görüşü
- İlgili kararın kanun yararına bozulması
Karar Detayı
494 kelime·2 dk okuma·2 bölüm
Sakarya
6. Ağır Ceza Mahkemesinin, 07.07.2020 tarihli ve 2019/512 Esas, 2020/153 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında bilişim sistemlerinin banka veya kredi kurumlarının araç olarak kullanılması suretiyle dolandırıcılık suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 158/1-f-son, 62, 52/2 ve 53. maddeleri uyarınca 3 yıl 4 ay hapis ve 240,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına, hak yoksunluklarına ilişkin hükmün, istinaf edilmeksizin 01.12.2020 tarihi itibarıyla kesinleştirildiği anlaşılmıştır.
Adalet Bakanlığının, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 309/1. maddesi uyarınca, 22.12.2025 tarihli ve 2024/40001 sayılı evrakı ile kanun yararına bozma istemine istinaden düzenlenen, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 06.01.2026 tarihli ve KYB-2025/153058 sayılı Tebliğnamesi ile dava dosyası Daireye gönderilmekle, gereği düşünüldü:
I. İSTEM
A. Kanun Yararına Bozma İstemi Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 06.01.2026 tarihli ve KYB-2025/153058 sayılı kanun yararına bozma isteminin. “5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun "Etkin Pişmanlık" başlıklı 168. maddesinde yer alan, " (2) Etkin pişmanlığın kovuşturma başladıktan sonra ve fakat hüküm verilmezden önce gösterilmesi halinde, verilecek cezanın yarısına kadarı indirilir..
(4) Kısmen geri verme veya tazmin halinde etkin pişmanlık hükümlerinin uygulanabilmesi için, ayrıca mağdurun rızası aranır." şeklindeki düzenlemeler nazara alındığında, Dosya kapsamına göre, sanığın yakalama üzerine 11.03.2020 tarihinde alınan savunmasında zararı giderdiğini beyan ettiğinin anlaşılması karşısında, hüküm verilmeden önce zararının giderildiği anlaşılan mağdurdan zararın giderilip giderilmediği araştırılarak sonucuna göre sanığın hukuki durumunun takdir ve tayini gerekirken, yazılı şekilde karar verilmesinde isabet görülmemiştir.” Şeklindeki gerekçeye dayandığı anlaşılmıştır. B.
Değerlendirme ve Gerekçe 1. 5237 sayılı Kanun’un "Etkin pişmanlık" başlıklı 168. maddesinin birinci, ikinci ve dördüncü fıkraları; "(1) Hırsızlık, mala zarar verme, güveni kötüye kullanma, dolandırıcılık, hileli iflâs, taksirli iflâs suçları tamamlandıktan sonra ve fakat bu nedenle hakkında kovuşturma başlamadan önce, failin, azmettirenin veya yardım edenin bizzat pişmanlık göstererek mağdurun uğradığı zararı aynen geri verme veya tazmin suretiyle tamamen gidermesi halinde, verilecek cezanın üçte ikisine kadarı indirilir.
(2) Etkin pişmanlığın kovuşturma başladıktan sonra ve fakat hüküm verilmezden önce gösterilmesi halinde, verilecek cezanın yarısına kadarı indirilir. ... (4) Kısmen geri verme veya tazmin halinde etkin pişmanlık hükümlerinin uygulanabilmesi için, ayrıca mağdurun rızası aranır. ..." Şeklinde düzenlenmiştir. 2. Bu kapsamda inceleme konusu dava dosyası değerlendirildiğinde.
11.03.2020 tarihli sorgusu sırasında katılanın zararını karşıladığını beyan eden sanığın bu hususta herhangi bir bilgi/belge sunamaması ile şikâyetçinin yargılama sırasında alınan 04.11.2019 tarihli beyanında ve Mahkeme tarafından düzenlenen 06.07.2020 tarihli tutanak içeriğine göre zararının karşılanmadığını bildirdiğinin anlaşılması karşısında, sanık hakkında mevcut durum itibarıyla 5237 sayılı Kanun’un 168/2. maddesi gereğince etkin pişmanlık hükümlerinin uygulanma imkanı bulunmadığı cihetle, ihbarnamede belirtilen düşünce yerinde görülmediğinden kanun yararına bozma isteminin reddine karar vermek gerekmiştir.
II. KARAR
Özgün Analiz
Olay Özeti
Olay Özeti: Sakarya 6. Ağır Ceza Mahkemesi, bilişim sistemlerinin, banka veya kredi kurumlarının araç olarak kullanılması suretiyle dolandırıcılık suçundan sanığı TCK 158/1-f-son, 62, 52/2 ve 53. maddeleri uyarınca 3 yıl 4 ay hapis ve 240,00 TL adli para cezasına mahkum etmiş, hüküm istinaf edilmeksizin kesinleşmiştir. Adalet Bakanlığının istemi üzerine Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı, sanığın sorgusunda zararı giderdiğini beyan etmesine rağmen etkin pişmanlık araştırması yapılmadığı gerekçesiyle kanun yararına bozma yoluna başvurmuştur.
Hukuki İlke
Hukuki İlke: TCK'nın 168/2. maddesindeki etkin pişmanlık indirimi, zararın hüküm verilmezden önce fiilen giderilmesini gerektirir; failin soyut 'zararı karşıladım' beyanı, belge sunulmadığı ve mağdur zararının karşılanmadığını bildirdiği sürece indirim uygulamayı veya araştırma eksikliği nedeniyle bozmayı gerektirmez. Kısmi giderimde ise TCK 168/4 uyarınca ayrıca mağdurun rızası aranır.
Uygulama Sonucu
Uygulama Sonucu: Kanun yararına bozma istemi oy birliğiyle reddedilmiştir; çünkü sanık zarar giderimine dair hiçbir bilgi veya belge sunamamış, şikayetçi hem 04.11.2019 tarihli beyanında hem 06.07.2020 tarihli tutanakta zararının karşılanmadığını bildirmiştir.
Dava Strateji Notu
Dava Strateji Notu: Dolandırıcılıkta etkin pişmanlık indirimi için savunma, zarar giderimini dekont, ibraname veya mağdur beyanı gibi somut belgelerle dosyaya koymalıdır; salt sözlü beyan, mağdurun aksi yöndeki açıklaması karşısında hiçbir aşamada, kanun yararına bozma dahil, sonuç doğurmamaktadır.