KÜNYE
11. Hukuk Dairesi 2008/10506 E., 2010/1551 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 11 Şubat 2010
- Mahkemesi
- Asliye Hukuk Mahkemesi
Karar Metni
319 kelime·2 dk okuma
Taraflar arasında görülen davada Beyoğlu 3.Asliye Hukuk Mahkemesi’nce verilen 13.05.2008 tarih ve 2007/207 - 2008/212 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, davalı tarafından müvekkili aleyhine Kadıköy 4.Asliye Hukuk Mahkemesi'nde açılan davanın müvekkilinin gıyabında ve bilgisi dışında yürütülmüş olduğunu, dava boyunca yapılan tüm tebligat ile dava sonucu verilen kararın tebliğinin usulüne uygun olarak yapılmadığını, tüm tebligatın müvekkilinin ikamet etmediği sonradan da satmış olduğu konutuna gönderilmek suretiyle kararın kesinleştirilmiş olduğunu, bu şekilde hukuka aykırı olarak yürütülen ve kesinleştirilen dava sonucu müvekkili tarafından davalıya ödemede bulunulduğunu ileri sürerek, haksız ve mesnetsiz olarak davalıya ödenmek zorunda kalınan 11.632,00 YTL’nın davalıdan faiziyle birlikte tahsilini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, müvekkili şirkete davacı tarafından yapılan ödemenin kesinleşen mahkeme kararına dayalı olması nedeniyle davacının istirdat isteminin geçerli ve yasal bir dayanağının olmadığını, usul hukuku bakımından da mahkemenin başka bir mahkeme tarafından verilen kararın yerinde olup olmadığını inceleme yetkisinin bulunmadığını savunarak davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre ilk derece mahkemesi sıfatıyla bir başka ilk derece mahkemesinde görülen ve kesinleştirilmiş olan bir dava dosyasındaki usul işlemleri hatalarının ve yine takibe konulan bu mahkeme kararının icra takibine dair usul işlemlerinin inceleme ve karar verme merciinin davanın açıldığı işbu mahkeme olamayacağı sonucuna varılarak, davanın reddine karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.
Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davacı vekilinin tüm temyiz itirazları yerinde değildir.
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, E. 2008/10506, K. 2010/1551, 11 Şubat 2010 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama