KÜNYE
11. Hukuk Dairesi 2008/10620 E., 2010/1355 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 8 Şubat 2010
- Mahkemesi
- Ticaret Mahkemesi
Karar Metni
557 kelime·3 dk okuma
Taraflar arasında görülen davada Bakırköy Asliye 3.Ticaret Mahkemesi’nce verilen 10.04.2008 tarih ve 2007/219-2008/93 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, davalıya ait emteanın hava yolu ile müvekkili tarafından taşındığını, taşıma ücretinin ödenmemesi üzerine girişilen icra takibinin davalının itirazı sonucu durduğunu, BK.'nun 73.maddesi uyarınca para borcu götürülecek borçlardan olduğundan müvekkilinin ikametgahının bulunduğu yer icra dairelerinde de takip yapılabileceğini ileri sürerek, itirazın iptalini ve % 40 icra inkar tazminatının davalıdan tahsilini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, müvekkilinin ikametgahının bulunduğu Kayseri İcra Müdürlüğü ve Mahkemeleri' nin yetkili olduğunu, davacının müvekkiline ait malı taşıdığını ve gereği gibi teslim ettiğini kanıtlaması gerektiğini savunarak, davanın reddini istemiş, % 40 oranında kötüniyet tazminatının davacıdan tahsilini talep etmiştir.
Mahkemece, toplanan kanıtlara dayanılarak, davacının ikametgahının Küçükçekmece'de davalının ikametgahının ise Kayseri' de bulunduğu, davacının fatura alacağına dayansa da davalının akdi ilişkiyi kabul etmediği, ancak davacı tarafından sunulan ihracat yükleme talimatı ile konişmentolar ve faks mesajlarından taraflar arasında bir taşıma ilişkisinin bulunduğunun kabul edildiği, konişmentolara göre malın teslim yerinin Kayseri olduğu gibi sözleşme yerine kaim ihracat yükleme talimatına göre navlun ödemesinin yapılacağı yerin de Kayseri olduğu, bu durumda BK.' nun 73.maddesinin uygulanma yerinin bulunmadığı,
davacının yetkisiz Küçükçekmece İcra Dairesi' nde icra takibine giriştiği gerekçesiyle davalının yetki itirazının kabulüne, yetkili icra dairesinde takip yapılmadığından davanın reddine karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir. Dava, taşıma ücreti alacağının tahsili amacıyla girişilen icra takibine vaki itirazın iptali istemine ilişkindir.
Davacı yan, sözleşmenin ifa yeri (HUMK.’nun 10. maddesi) ve bu kapsamda borcun götürülecek borçlardan olması nedeniyle alacaklının bulunduğu yer (BK.’nun 73. maddesi) itibariyle Küçükçekmece İcra Müdürlüğü’nde icra takibi yapmış ve Bakırköy Asliye Ticaret Mahkemesi’nde işbu davayı açmıştır.
Mahkemece, konişmentolarda malın teslim yerinin davalının ikametgahının bulunduğu Kayseri olduğu gibi sözleşme yerine kaim ihracat yükleme talimatına göre de navlun ödemesinin yapılacağı yerin Kayseri olarak belirlendiği, dolayısıyla her iki edim (teslim ve ödeme) yönünden de ifa yeri belirlenmiş olduğundan BK.’nun 73. maddesinin olayda uygulanma yerinin bulunmadığı gerekçesiyle davalı yanın icra müdürlüğünün yetkisine yaptığı itirazın kabulüne karar verilmiştir.
Gerçekten de BK.’nun 73. maddesi uyarınca davanın konusu sözleşmeden doğan bir para borcu olup da sözleşmede borcun ifa edileceği yer kararlaştırılmış ise bu para borcunun alacaklının ikametgahında ödenmesi istenemez.
Ancak somut uyuşmazlıkta taraflar arasında imzalanan ihracat yükleme talimatında geçen “navlun ödemesinin yapılacağı yer” ibaresi ile taşıma ücretini kimin ödeyeceği kastedilmiş olup, bu ibare BK.’nun 73. maddesinde belirtilen borcun (somut uyuşmazlıkta taşıma borcunun) ifa edileceği yer (somut uyuşmazlıkta teslim) anlamında kullanılmamıştır. Dosyaya sunulan konişmentolarda da davacı taşıyıcı taraf değildir.
Kaldı ki dava konusu icra takibinin dayanağı olan ve davacı tarafından davalı adına düzenlenen 26.01.2007 tarihli faturada, dava konusu taşıma ücretinin Hindistan- İstanbul arasındaki hava taşımasına ilişkin bulunduğu, dolayısıyla teslim yerinin İstanbul olduğu açıkça belirtilmiştir. Durum böyle olunca alacaklı, bu para borcunun ödenmesi için kendi ikametgahının bulunduğu yerde de takip ya da dava açabilir.
O halde mahkemece, davalının icra müdürlüğünün ve mahkemenin yetkisine yaptığı itirazının bu kapsamda değerlendirilmesi ve sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken, yazılı şekilde hüküm tesisi doğru olmamış, bozmayı gerektirmiştir.
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, E. 2008/10620, K. 2010/1355, 8 Şubat 2010 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama