KÜNYE
11. Hukuk Dairesi 2008/10686 E., 2010/1408 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 8 Şubat 2010
- Mahkemesi
- Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi
Karar Metni
730 kelime·4 dk okuma
Taraflar arasında görülen davada Ankara 2. Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi’nce verilen 01/05/2008 tarih ve 2007/200-2008/108 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacılar vekili ve davalı TPE vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkilinin 4/1-4, 35/1-8, 39/1-11 ve 40/1-28. sınıf mal ve hizmetleri içeren TürkOil+şekil ibareli 2005/30479 numaralı marka tescil başvurusunun, Markalar Dairesi tarafından 4/1 ve 4/3. sınıf ürünler yönünden 21.07.2003/18968 ve 21.07.2003/18969 sayılı, sırasıyla TURKOIL ve TÜRKPETROL TURKOIL ibareli markalar mesnet gösterilerek 556 sayılı KHK’nin 7/1-b maddesi uyarınca;
diğer mal ve hizmetler bakımından da TürkOil ibaresinin başvuruda yer alan mal ve hizmetler için coğrafi kaynak ve vasıf bildirici olması gerekçesiyle 556 sayılı KHK’nin 7/1-c maddesi uyarınca reddedildiğini, “başvuru konusu olan işaretin uzun süreli kullanımla ayırt edicilik kazandığı, reddinin hukuka aykırı olduğu” gerekçeleri ile ret kararının kaldırılması için yapılan itizarın YİDK tarafından 2007/M-1457 sayılı karar ile reddedildiğini ileri sürerek, YİDK’in 2007/M-1457 sayılı kararın iptaline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı TPE vekili, davacının başvurusunun konusu olan işaret ile redde mesnet alınan markaların görselliği, ses uyumu ve telaffuzu itibariyle aynı bulunduğunu, tescil kapsamına alınmak istenilen mal ve hizmetlerin aynı tür olması sebebiyle anılan hizmetlerin yararlanıcıları nazarında karışıklığa yol açacağını, TürkOil ibaresinin başvuruda yer alan mal ve hizmetler üzerinde coğrafi kaynak ve vasıf bildirici olması gerekçesiyle 556 sayılı KHK’nin 7/1-c maddesi uyarınca reddinin zorunlu olduğunu savunmuştur.
Davalı Türk Petrol Vakfı vekili, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, iddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, davacı başvurusunun konusu olan işaret ile redde mesnet alınan markaların görsel, anlamsal ve umumi intiba itibariyle benzer oldukları, ayırt ediciliğin TÜRKOİL ibaresi ile sağlandığı, diğer unsurların ayırt ediciliğe katkısının bu kelimelere göre geri planda bulunduğu, başvuruda yer alan şeklin TürkOil ibaresine göre geri planda kaldığı, redde mesnet 2003/18969 sayılı markada yer alan TÜRKPETROL ibaresinin Türk oil ibaresinin Türkçe karşılığı olup aynı anlamı taşıdığı, her birinde ayırt edicililiği temsil eden ibarelerin aynı bulunduğu, aynı biçimde okunduğu, aynı anlamı taşıdıkları, görsel olarak aynı izlenimi bıraktıkları ve umumi intiba olarak benzer bulundukları, davacı başvurusunun konusu olan
işaretin, redde mesnet davalı vakfa ait öncelik hakkına sahip olan markalar ile görsel, anlamsal, fonetik ve umumî intiba itibariyle benzer mahiyette bulunduğu, davacı başvurusunun kapsamında bulunan 4/1, 4/3, 35/8, 39/5 ve 40/13 sınıfta yer alan mal ve hizmetlerin tebliğde davalı markaları ile aynı sınıfın aynı alt grubunda bulunmaları, diğerlerinin ise davalı vakfa ait redde mesnet markaların kapsamındaki ürünlerin bir mağazada satışa sunulmasının mümkün ve zorunlu bulunması;
anılan mal ve hizmetlerin bir bütün olarak değerlendirilebilir, birbiriyle bağlantılı olan dağıtım ve hizmet kanallarına ait bulunması karşısında aynı tür olduklarının kabulü gerektiği, başvuru kapsamında bulunan ve reddedilen 4/1, 4/3, 35/8, 39/5 ve 40/13. sınıf mal ve hizmetler için 556 sayılı KHK’nin 7/b maddesindeki hususun redde mesnet markaların sahibi yararına gerçekleştiği, davacı tescile konu mallar veya hizmetlerle ilgili olarak kullanım sonucu ayırt edici bir nitelik kazandırdığını ileri sürmüş ise de tanınmış markaların dahi redde mesnet markayı terkin ettirmeden kendi markalarının tescilini sağlama olanağının bulunmadığı,
556 sayılı KHK’nin 7/b maddesi uyarınca reddedilen 4/1, 4/3, 35/8, 39/5 ve 40/13. sınıf mal ve hizmetlerin, ayrıca 556 sayılı KHK’nin 7/c maddesi uyarınca ayrıca bir ret nedeni malul olmadığı; başvuruda yer alan ve anılan mal ve hizmetler dışında kalan mal ve hizmetlerin normal düzeyde bilgilendirilmiş ve makul ölçüde dikkatli, ortalama düzeydeki sunucu/yararlanıcı/tüketici kitlesi tarafından işaret görüldüğünde hiçbir özel zihni çabaya mahal kalmadan ve doğrudan doğruya, işareti,
anılan ürün ve hizmetlerin coğrafi kaynağı veya bir vasfı olarak algılamalarının mümkün olmaması sebebiyle bu işaretle marka olarak tescil edilmelerine bir engel bulunmadığı gerekçesiyle davanın kısmen kabulü ile TPE YİDK’nun 2007/M-1457 sayılı kararının başvuru kapsamındaki 4/1, 4/3, 35/8, 39/5 ve 40/13. sınıf mal ve hizmetler haricinde kalan mal ve hizmetler bakımından iptaline, sair istemlerin reddine karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili ve davalı TPE vekili temyiz etmiştir. Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davacı vekili ve davalı TPE vekilinin tüm temyiz itirazları yerinde değildir.
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, E. 2008/10686, K. 2010/1408, 8 Şubat 2010 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama