KÜNYE
11. Hukuk Dairesi 2008/10989 E., 2010/1629 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 15 Şubat 2010
- Mahkemesi
- Ticaret Mahkemesi
Karar Metni
471 kelime·2 dk okuma
Taraflar arasında görülen davada Beyoğlu 1. Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 17.06.2008 tarih ve 2007/446-2008/202 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkili şirketin yapımını üstlendiği inşaata davalı nezdinde All Risk Sigorta Poliçesi ile sigortalı iken, inşaat malzemelerinin bulunduğu depoda çıkan yangın sonucu oluşan zarar bedelinin ödenmediğini, başlattıkları icra takibin davalının haksız itirazı üzerine durduğunu ileri sürerek, 13.940,00 YTL asıl, 2.100,00 YTL işlemiş faiz alacağına yönelik itirazın iptalini ve % 40 icra inkar tazminatının tahsilini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, yangın çıkmaması için gerekli önlemlerin alınmadığını savunarak, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, davanın kısmen kabulüne dair verilen kararın, Dairemizce, yangına karşı güvenlik önlemleri klozuna aykırılık halinde zararın teminat dışı kaldığının poliçede kararlaştırıldığı gözetilerek, önlemlerin alınıp alınmadığının yeni ya da ek rapor ile belirlenmesi gerektiğine işaret edilerek davalı yararına bozulması üzerine, bozmaya uyulmuş, alınan ve benimsenen yeni bilirkişi kurulu raporu benimsenerek klozda aranan önlem ve gerekliliklerin olay öncesi sağlanmadığı, davacı tanıklarının beyanlarında geçen önlemlerin bu kloza uymadığı gerekçesiyle, davanın reddine karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.
1- Bozma ilamında, sigortalının yangın nedeniyle hangi önlemleri alması gerektiği, bu önlemlerin alınıp alınmadığı, poliçede yer alan “112 yangına Karşı Güvenlik Önlemleri Klozu” hükümleri gözetilerek işyerinin büyüklüğü ve içinde bulunan emtianın niteliği itibariyle önlemlerin gerekli ve yeterli olup olmadığı belirlenerek hasarın teminat dahilinde kalıp kalmadığının tespiti bakımından ek rapor ya da uzman bilirkişilerden yeni bir rapor alınması istenmiştir.
Mahkemece, ek rapor değil, yeni bir bilirkişi kurulu oluşturma yolu tercih edilerek; sigortacı, inşaat mühendisi ve yangın önleyici tedbirler konusunda uzman bir bilirkişi aracılığı ile rapor alınmasına karar verilmiş ise de, yeni bilirkişi kurulu, inşaat mühendisi ve sigortacı bilirkişi ve elektrik yüksek mühendisi ile oluşturulmuş olup, ara karara uyulmamış ve ara karardan da dönülmemiştir. Hükme esas bilirkişi kurulu raporuna bu yönden de davacı vekilince itiraz edildiği halde itiraz üzerinde de durulmamış ve tartışılmamış olup, davacı bu yönü temyize de getirmiştir.
Bu durumda, mahkemece, ara karara uygun yeni bir bilirkişi kurulu oluşturulması ya da yangın ile ilgili bir uzmanın da yer aldığı bozma öncesi bilirkişi kurulundan ek rapor alınması gerekirken, bozma ilamında araştırılması istenen hususların niteliği ile ilgili alanda bir uzmanın yer almadığı bilirkişi kurulu raporunun hükme esas alınması eksik incelemeye dayalı olup, hükmün bu nedenle davacı yararına bozulması gerekmiştir.
2- Bozma neden ve şekline göre, davacı vekilinin diğer temyiz itirazlarının incelenmesine şimdilik gerek görülmemiştir.
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, E. 2008/10989, K. 2010/1629, 15 Şubat 2010 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama