KÜNYE
11. Hukuk Dairesi 2008/11580 E., 2010/2446 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 4 Mart 2010
- Mahkemesi
- Ticaret Mahkemesi
Karar Metni
462 kelime·2 dk okuma
Taraflar arasında görülen davada İstanbul Asliye 11.Ticaret Mahkemesi’nce verilen 03.04.2007 tarih ve 2004/3-2007/151 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davalı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkili ile davalı arasında 06.10.2000 tarihli “Yerel TV’lerde Film veya Programların Gösterim Sözleşmesi” yapılmış olduğunu, sözleşmenin 5 nci maddesi gereğince davalının borcunu barter karşılığı reklam ile ödeyeceğinin kararlaştırıldığını, müvekkillinin davalıdan 17.250 saniye reklam yerini barter karşılığı almış olduğunun ve davalının da barter karşılığı taahhüt edilen programları eksiksiz aldığının yapılan “Reklam ve Barter Sözleşmesi” ile kabul edilmiş bulunduğunu, ancak davalının edimini yerine getirmediğini ileri sürerek, davalının 17.250 saniye barter karşılığı reklam yerini müvekkiline vermesine,
olmadığı takdirde dava tarihi itibariyle 1 saniye reklam bedeli 1.000.000 TL’den toplam 17.250.000.000 TL’nin faiziyle birlikte davalıdan tahsilini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, davacının dayandığı sözleşmelerin müvekkili şirketin imza yetkilileri tarafından imzalanmamış olduğunu savunarak, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece; iddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre sözleşmeyi imzalayan ...’in sözleşmenin düzenlendiği tarihte davalı şirketin üst düzey çalışanı olduğu, bu nedenle davalı tarafın davaya konu sözleşmelerin kendisini bağlamadığı yönündeki savunmasının yerinde olmadığı gerekçesiyle davanın kısmen kabulü ile davacının 17.250 saniye barter karşılığı reklam bedeli olarak belirlenen 3.450,00 YTL tutarın dava tarihinden itibaren işleyecek faiziyle birlikte davalıdan alınmasına karar verilmiştir.
Kararı, davalı vekili temyiz etmiştir.
Dava, sözleşmede kararlaştırılan reklam yerinin tahsisi istemi, bu istem kabul edilmediği takdirde ise alacak istemine ilişkindir.Davalı şirket, davacının dayandığı sözleşme altındaki imzanın şirketi temsile yetkili kişilere ait olmadığından bağlayıcılığı bulunmadığını, sözleşme uyarınca teslim edildiği iddia olunan programları teslim almadığını, yayınlamadığını savunmuştur.Davacının dayandığı sözleşmelerde şirket kaşesi üstünde imzası bulunan ...’in sözleşme tarihi olan 06.10.2000 tarihinde davalı şirketi temsile yetkili olmadığı,
sözleşme tarihinden sonra 26.03.2002 tarihinde yapılan yetkilendirmede ...’in B grubu imza yetkililerinden biri olarak atandığı anlaşılmıştır.
Davalı şirket yetkisiz kişinin yaptığı sözleşme ile bağlı olmadığını, bunu kabul etmediğini bildirmiş, davacı tarafından ...’e teslim edilmiş bulunan programların davalıya ait televizyonda yayınlandığı, davalı tarafından bu programların kullanıldığı yönünde bir delil, bilgi ve belgeye de ulaşılmadığından yetkisiz temsilci tarafından yapılan işlemin davalı tarafından benimsendiği,
yapılan işleme icazet verilmiş olduğu yönünde bir sonuca ulaşılması da mümkün bulunmamaktadır.Bu durumda davacının davalı şirkete karşı ileri sürdüğü aynen ifa veya tazminata ilişkin davada davalı şirkete karşı yemin teklif etme hakkının hatırlatılarak bu hakkın davalı şirketi temsil ve ilzama yetkili bulunan kişiye yöneltilerek ifa edilmesi gerekirken eksik inceleme ile yazılı şekilde davalının sözleşmeden sorumlu olduğuna karar verilerek sorumlu tutulması doğru görülmemiş, kararın bu nedenle bozulması gerekmiştir.
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, E. 2008/11580, K. 2010/2446, 4 Mart 2010 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama