KÜNYE
11. Hukuk Dairesi 2008/4692 E., 2010/947 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 28 Ocak 2010
- Mahkemesi
- Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi
Karar Metni
605 kelime·3 dk okuma
Taraflar arasında görülen davada Ankara 2. Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi’nce verilen 24/01/2008 tarih ve 2007/202-2008/10 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi duruşmalı olarak davacı vekili tarafından istenmiş olmakla, duruşma için belirlenen 26.01.2010 gününde davacı avukatı ... gelip, davalı avukatı tebliğe rağmen gelmediğinden temyiz dilekçesinin süresinde verildiği anlaşıldıktan ve duruşmada hazır bulunan taraf avukatı dinlenildikten sonra, duruşmalı işlerin yoğunluğu ve süre darlığından ötürü işin incelenerek karara bağlanması ileriye bırakılmıştı. Dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlenildikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkili şirketin 16.12.1976 tarih ve 95575 no ile 30.sınıf için tescilli ve tanınmış "ETİ MEK", 25.12.2000 tarihli 2000/28477 nolu "PEY MEK" ve 06.10.2005 tarih ve 2005 43.000 no ile "MEK" ibareli markaların ve "ETİ MEK" markasının üzerinde kullandığı ürün ambalajının endüstriyel tasarım tescil belgelerinin sahibi olduğunu, davalı şirketin 1-45.sınıflarda bulunan tüm ürün ve hizmetleri içeren 21.06.2004 gün ve 2004/18796 kod numaralı "HİDROMEK" ibareli marka tescil başvurusuna yaptıkları itirazı reddeden davalı TPE YİDK kararının iptali ile davalı adına tescil olunan markanın hükümsüzlüğü ile sicilden terkinine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı TPE vekili, 2004/18796 kod numarası verilerek işleme alınan başvurunun 556 sayılı KHK'nun 7. Maddesinde düzenlenen mutlak red nedenleri yönünden incelenerek, 2003/31348 ve 199139 sayılarla tescilli "hidromak + şekil" ve "hidromak şekil" markaları mesnet gösterilerek bir kısım mal ve hizmet için reddedildiğini, müvekkilince yapılan işlemlerin hukuka uygun olduğunu belirterek davanın reddini istemiştir.
Davalı Hidromek Hidrolik Mekanik Makina İnş. San. Ltd. Şti. vekili, müvekkilinin 1978 yılında Ankara'da kurulup, marka ve ünvanını dünya çapında tanınmış ve tanınmışlık düzeyine ulaşmış bir marka haline getirdiğini, müvekkilinin HİDROMEK ana ve ayırt edici unsuruna haiz ilk markasının tescil tarihi dikkate alındığında 556 sayılı KHK'nun 42. maddesinde düzenlenen (5) yıllık hak düşürücü süresinde geçtiğini, davacı markasının asli ve ayırt edici unsurunun "ETİ" kelimesi olduğunu, markaların benzer olmadığını, iltibas tehlikesinin bulunmadığını belirterek davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, iddia, savunma ve dosyadaki kantılara göre, davacının 29. ve 30. sınıf emtiaları içeren MEK ibareli 06.10.2005/43000 sayı ile tescilli markasının, davalının 2004/18796 sayılı markasından daha sonraki tarihi taşıdığından bu markayla ilgili olarak öncelik hakkının davalıda bulunduğu, bu sebeple davacının yalnızca ETİ MEK ve PEYMEK ibareli markaların davalı başvurusu ile karşılaştırılmasının gerektiği, davacı markaları ile başvuru konusuişaretin aynı olmadığı gibi karıştırmaya sebebiyet verebilecek derecede bir yakınlık da bulunmadığı,
davalı başvurusunun konusu işaretin davacı markasının ayırt ediciliğini sağlayan imaj devrini gerçekleştirecek biçimde değil, özgün biçimde yaratılmış bir biçimden oluşturulmuş, ayırt ediciliği yüksek bir yazım şeklini ihtiva ettiği ve bir bütün komposizyon olarak davacı markasından bambaşka bir anlam ve içerikte bulunduğu,
başvuru konusu işaretin davacının karma markalarının ayrılmaz bir parçası olan sadece "MEK" hecesi ile benzemesinin, bütünde de marka ile benzerliğinin bulunduğu sonucunu doğurmayacağı, bu nedenlerle başvuru konusu işaret ile davacı markaları arasında biçimse, anlamsal, görsel ve sair içerisine girmek biçiminde yahut umumi intibadan doğan bir benzerlik bulunmadığı,
tasarım görsel anlatımında marka unsurunun bulunmasının, tasarım hakkı sahibine marka hakkı sağlayamayacağı, davacı tasarımın bir bütün olarak korunabilip, korunmasının yalnıza ETİ MEK şekline inhizar ettirilemeyeceği davalı marka tescil başvurusunun konusu olan işaretin davacının tasarımının belirgin biçimde benzeri olduğununda söylenemeyeceği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Karar, davacı vekilince temiz edilmiştir. Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davacı vekilinin tüm temyiz itirazları yerinde değildir.
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, E. 2008/4692, K. 2010/947, 28 Ocak 2010 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama