İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /Yargıtay Kararları
  3. /11. Hukuk Dairesi

YARGITAY · 11. HUKUK DAİRESİ

İçtihat Metni

Yargıtay 11. Hukuk Dairesi E.2009/1003 K.2010/12023

Taraflar arasında görülen davada İzmir 3. Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 04.11.2008 tarih ve 2006/518-2008/658 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi duruşmalı olarak davacı vekili tarafından istenmiş olmakla, duruşma için belirlenen 23.11.2010…

Esas2009/1003Karar2010/12023Tarih25 Kasım 2010Okuma5 dk · 977 kelime

KÜNYE

11. Hukuk Dairesi 2009/1003 E., 2010/12023 K.

Mercii
Yargıtay
Karar tarihi
25 Kasım 2010
Mahkemesi
Ticaret Mahkemesi
Karar metni, Yargıtay Karar Arama kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

977 kelime·5 dk okuma

Taraflar arasında görülen davada İzmir 3. Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 04.11.2008 tarih ve 2006/518-2008/658 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi duruşmalı olarak davacı vekili tarafından istenmiş olmakla, duruşma için belirlenen 23.11.2010 gününde davacı avukatı ... gelip, yapılan tebligata rağmen davalı vekili duruşmaya gelmediğinden, temyiz dilekçesinin süresinde verildiği anlaşıldıktan ve duruşmada hazır bulunan taraf avukatı dinlenildikten sonra, duruşmalı işlerin yoğunluğu ve süre darlığından ötürü işin incelenerek karara bağlanması ileriye bırakılmıştı. Dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlenildikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:

Davacı vekili müvekkili ile davalı yanın KORDON İnş.

San.ve Tic.Ltd.Şti.'nin %43 er hisse ile ve münferit imza yetkisine sahip ortağı olduklarını, bu aile şirketinin, müvekkili ve davalının müşterek malik olduğu, İzmir Urla İlçesi 737 ada 44 parsel ve 1558 ada 5 parselde kayıtlı yaklaşık 130 dönüm büyüklüğünde bulunan iki arazi üzerine villa tipi bağımsız bölümlerden oluşan inşaat yapımı işini üstlendiğini diğer müşterek malikler ile birlikte 06.04.1995 tarihinde arsa payı karşılığı inşaat sözleşmesi imzaladıklarını,

bu sözleşmenin 3-4. maddelerinde “inşa olunacak villaların 11 adetinin arsa sahibinin diğerlerinin ise müteahhidin olacağını“ belirlediklerini ancak müvekkilinin 2000 yılında bu şirket ile ilişkisini fiilen bitirdiğini, diğer arazi paydaşlarının bu bağımsız bölümden kendilerine düşen miktardaki villaları aldıklarını, fakat müvekkiline hiçbir villanın verilmediğini, öte yandan şirkete müteahhit sıfatıyla düşen taşınmazların satışlardan elde edilen gelirin şirket kayıtlarına yansımadığını ve rayiçler karşısında düşük kaldığını, müvekkili adına hiçbir bağımsız bölüm imal olunmadığını,

arazi parçalarının usulsüz vekaletlerle satıldığını bu arada davalının müvekkilinin imza yetkilerini kaldırmaya çalıştığını, buna karşılık ihtiyadi tedbir kararları ile engel olunması ile davalının şirketmallarını bir başka firmaya muvazaalı olarak satmaya çalıştığını, davalının aslında var olmayan bir zarar çıkarmaya çalışıp, şirketi zarar soktuğunu ve şirkete borç vermiş gibi bir durum meydana getirerek alacaklı duruma geçtiğini, şirket üzerindeki villaların çok ucuza satılmış gibi kayıtlandırıldığını, oysa bu villaların çok daha fazla bedelle satılabileceğini, şirketi zarara soktuğu gibi en azından bu sonucu doğuracak kayıtlar tuttuğunu,

TTK m.305'e göre davalının bu fiilinden dolayı şirket paydaşlarına ve alacaklılarına karşı sorumlu olduğunu ve elde edilecek tazminatın şirkete verileceğini, bu nedenle davalının kendisine menfaat sağlar kusurlu davranışları nedeni ile T.T.K.m 309 ve 336' ya göre sorumlu olup gerek şirkete ve gerekse müvekkiline karşı tazminat borcu bulunduğunu belirterek, şirket için 50.000 YTL maddi ve müvekkili içinde yine 100.000 YTL maddi tazminatın dava tarihinden itibaren ticari faizi ile ödenmesini fazlaya ilişkin hakların saklı tutulmasını talep ve dava etmiştir.

Davalı vekili taraflar arasında yapılan arsa payı karşılığı inşaat sözleşmesinin aile içi bir sözleşme olduğunu, sözleşmenin yüklenicisi ve mülk sahipleri aynı kişiler olduğunu, davacının İzmir' den ayrılmak istememesi nedeni ile bir ev yapılmadığını, davacının şirketin müdürü olup, T.T.K.m 540' a göre davacının şirketi müdür sıfatıyla temsil ve ilzam etmeye yetkili olduğunu oysa davacının şirket işleri ile hiç ilgilenmediğini, 2000 yılından itibaren ise 2005 yılı sonuna kadar takriben 416.000 ABD doları para aldığını ve yine diğer ortak ...‘dan da 548.000 YTL ödünç para aldığını, bu parayı da ödememesi nedeni ile hakkında,

İzmir 5. Asliye Hukuk Mahkemesinde 2006–178 Esas sayılı davanın açıldığını, davacının dağ sporları ve kayak merkezi işleri ile uğraşıp şirketle hiç uğraşmadığını, ayrıca 2001 yılındaki ekonomik krizden şirketin de etkilendiğini bu nedenle şirketin yaptığı evleri çok düşük bedelle satmak zorunda kaldığını, davacının hissedarı olduğu arazi parçalarının usulsüz satılmadığını belirterek davanın reddini istemiştir.

Mahkemece iddia, savunma, dosyadaki kanıtlara göre, davacı ile davalı şirket müdürü olup şirketi temsil yetkisine sahip olduğuna dair 12.12.1997 tarihli karara göre 10 yıl süre ile şirketi her iki ortağın münferiden temsil yetkisi olduğu,

davacının ayrı bir şirket kurup bu şirket yönetimi ile ilgilenmemesi ve hatta şirket yöneticilerinin yaptığı toplantılardan çok sonra haber alıp bu toplantıda alınan kararların iptali için dava açmasında olduğu üzere şirketin yönetimi ile ilgilenmediğinin anlaşıldığı,ayrıca bunların yanında davacı söz konusu sorumluluk davasının bir kısmını şirket adına açtığı,

davacının şirket adına tazminat talep edebilmesi için TTK m.341'deki şartların gerçekleşmesinin gerekeceği TTK m.341'deki bu şartlar gerçekleşmeden davacının davalı müdür hakkında şirkete ödenmek üzere tazminat davası açmasının mümkün olmadığı,öte yandan davacının arsa karşılığı inşaat sözleşmesine dayandığı iddiasının ise bu sözleşmenin tarafı olan şirkete karşı ileri sürmesi ve ona karşı dava açması gerektiği, davacınında Ltd. Şti.

Müdürü olması nedeniyle şirket nezdinde gerçekleştiğini iddia ettiği zararların oluşumunda kendi ortak kusurunun bulunması ve TTK m.341'deki şartların oluşmaması nedeniyle açılan davanın reddi gerektiği, TTK m.556 atfı ile TTK m.338 gereği kusuru olmadığını ispatlayamayan davacının da şirket yönetiminden sorumlu olacağı gerekçeleriyle davanın reddine karar verilmiştir.

Karar davacı vekilince temyiz edilmiştir. 1- Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davacı vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan sair temyiz itirazları yerinde değildir.

2- Somut olayda davacı iddiasının ileri sürülüş biçimine göre,davalı şirket müdürünün şirkete ait taşınmazları değerinden daha düşük fiyata sattığı değil,gerçek değerinden sattığı halde şirket kayıtlarında düşük göstermek suretiyle aradaki farkı zimmetine geçirdiği iddia edilmektedir.Bu durumda ortak sayısı 20’den az olan limited şirketlerde yönetici olmayan ortakların ortaklar kurulunun her hangi bir kararına gerek olmaksızın dolayısıyla zararlardan dolayı ve hükmolunacak tazminat şirkete ödenmek üzere müdürlere karşı sorumluluk davası açması mümkündür.Davaya konu taşınmaz satışlarının tek başına davalı tarafından yapıldığı konusunda

taraflar arasında bir uyuşmazlık bulunmadığına göre bu satışlara ilişkin hukuki sorumluluğun da davalıya ait olduğunu kabul etmek gerekir.Bu çerçevede iddia edildiği gibi davalı tarafından yapılan taşınmaz satışlarında şirketin zarara uğratılması halinde bu zarardan TTK’nun 556.maddesi göndermesiyle TTK’nun 336.maddesi uyarınca davalının sorumlu tutulması mümkündür.Bu durumda mahkemece davacının da şirket müdürü olup şirketin işleyişinden sorumlu olduğu ve kusursuzluğunu ispatlayamadığından varsa doğan zarardan sorumlu olacağı ve TTK’nun 341.maddesi koşullarının oluşmadığından bahisle yazılı şekilde hüküm tesisi yanlış olmuş ve kararın

açıklanan nedenle davacı yararına bozulmasına karar vermek gerekmiştir.

SONUÇ / HÜKÜM

SONUÇ

Yukarıda (1) nolu bentte açıklanan nedenlerle davacı vekilinin sair temyiz itirazlarının REDDİNE, (2) numaralı bentte açıklanan nedenlerle temyiz itirazlarının kabulü ile kararın davacı yararına BOZULMASINA, takdir edilen 750.00 TL duruşma vekillik ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, 25.11.2010 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.

Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, E. 2009/1003, K. 2010/12023, 25 Kasım 2010 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

Karar Bilgileri

Mercii
Yargıtay
Daire
11. Hukuk Dairesi
Esas No
2009/1003
Karar No
2010/12023
Tarih
25 Kasım 2010

İlgili Kararlar

  • Yargıtay 8. Ceza Dairesi E.2009/1004 K.2010/12553
  • Yargıtay 11. Hukuk Dairesi E.2009/1005 K.2010/12051
  • Yargıtay 1. Ceza Dairesi E.2009/1006 K.2010/7528
  • Yargıtay 1. Ceza Dairesi E.2009/1007 K.2010/7522
  • Yargıtay 11. Hukuk Dairesi E.2009/1014 K.2010/11892
  • Yargıtay 11. Hukuk Dairesi E.2009/1022 K.2010/12000

Tüm Arşiv

Yargıtay KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.