KÜNYE
11. Hukuk Dairesi 2009/10433 E., 2011/2902 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 21 Mart 2011
- Mahkemesi
- Asliye Hukuk Mahkemesi
Karar Metni
410 kelime·2 dk okuma
Taraflar arasında görülen davada Çorlu 2. Asliye Hukuk Mahkemesi’nce verilen 05/06/2009 tarih ve 2007/262-2009/167 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davalı vekili ve katılma yoluyla davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkilinin davalı bankanın Çorlu Şubesinde bulunan internet bankacılığına açık hesabından, davalının gerekli güvenlik önlemini almaması nedeniyle 6.654,00 TL’nın müvekkilinin bilgisi haricinde internet şifreleri kırılarak tanımadığı kişinin hesabına aktarılarak çekildiğini, davalının özen yükümlüğünü yerine getirmediğini ileri sürerek, anılan meblağın temerrüt faiziyle birlikte tahsilini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, işlemin davacıya ait şifre kullanılmak suretiyle gerçekleştirildiğini, müvekkilinin tüm güvenlik önlemlerini eksiksiz aldığını, şifre ve bilgilerin sorumluluğunun davacıya ait olduğunu, davacının şifre ve bilgilerin korumak için gereken güvenlik önlemlerini almadığını, müvekkiline yüklenecek kusur bulunmadığını savunarak, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, iddia, savunma, benimsenen bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, davacının, internet şifre ve kişisel bilgilerini korumada özensiz davranması nedeniyle 1/5 oranında, davalının ise ek güvenlik önlemlerini tüm müşterileri için zorunlu hale getirmemesi nedeniyle 4/5 oranında kusurlu olduğu gerekçesiyle davanın kısmen kabulü ile 5.323,20 TL’nın olay tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte tahsiline, fazlaya ilişkin istemin reddine karar verilmiştir.
Kararı, davalı vekili ve katılma yoluyla davacı vekili temyiz etmiştir.
1) Davacı temyizi yönünden yapılan incelemede, HUMK’nun 21.07.2004 tarihinde yürürlüğe giren 5219 sayılı Kanun ile değişik 427/2. madde hükmüne göre miktar veya değeri 1.400,00 TL’sını geçmeyen taşınır mal ve alacak davalarına ilişkin nihai kararlar, 06.04.2009 hüküm tarihi itibariyle kesindir.
Somut olayda dava, 6.654,00 TL alacağın tahsili için açılmış, mahkemece, davanın kısmen 5.323,20 TL olarak kabulüne, fazlaya ilişkin kısmın reddine ilişkin olarak verilen karar yukarıda anılan madde hükmüne göre reddedilen miktar itibariyle temyiz sınırının altında kaldığından davacı vekilinin davaya yönelik temyiz isteminin bu nedenle reddine karar vermek gerekmiştir.
2) Davalı temyizine gelince, dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre davalı vekilinin tüm temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir.
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, E. 2009/10433, K. 2011/2902, 21 Mart 2011 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama