KÜNYE
11. Hukuk Dairesi 2009/10581 E., 2011/2899 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 21 Mart 2011
- Mahkemesi
- Denizcilik İhtisas Mahkemesi
Karar Metni
556 kelime·3 dk okuma
Taraflar arasında görülen davada İstanbul Denizcilik İhtisas Mahkemesi’nce verilen 04/12/2008 tarih ve 2007/50-2008/393 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkili sigorta şirketine nakliyat sigorta poliçesi ile sigortalı Betek Boya A.Ş'ne ait boya emtiasının Kazakistan'daki alıcısına gönderilmek üzere davalı Tolos Denizcilik Taş. Ltd. Şti. tarafından tahsis edilen konteynere sağlam olarak yüklendiğini, sigortalının nakliye işlerini yapan davalı Tolos Ltd. Şti. tarafından konteynirin taşınması için diğer davalıya teslim edildiğini, deniz ve demiryolu ile yapılan karma taşıma sonrası varma yerinde emtianın hasarlı olarak teslim edilmesi üzerine sigortalıya ödenen 17.998,00 TL tazminatın tahsili için başlatılan takibe davalıların itirazının haksız olduğunu ileri sürerek, itirazın iptali ile takibin devamına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı ... ve Nak. A.Ş vekili, hasarın istifleme hatasından kaynaklanmadığını, konteynirin müvekkiline mühürlü olarak teslim edildiğini, konişmentodaki şartlara göre müvekkilinin sorumluluğu bulunmadığını savunarak, davanın reddini istemiştir.
Davalı Tolos Denizcilik Taş. Dış Tic. Paz. Ltd. Şti. vekili, müvekkili şirketin sigortalının taşıma komisyoncusu olup, taşımayı bu sıfatla diğer davalıya yaptırdığını, emtianın konteynere sigortalıca istiflendiğini ve müvekkilinin sorumluluğu bulunmadığını savunarak, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, iddia, savunma, benimsenen bilirkişi raporu ve dosya kapsamına göre, davalı ... tarafından gerçekleştirilen taşıma sırasında emtiada oluşan hasarın taşınan emtianın konteyner içinde taşımaya uygun şekilde istiflenmemesinden kaynaklandığı, konişmentoda bulunan “shippers stow, load, count and seal” kaydı nedeniyle taşıyanın mühürlü şekilde aldığı konteyner içindeki istif hatasından sorumlu olmadığı, davalı Tolos Ltd. Şti'nin ise konşimentoya göre taşıyan değil yükleten olduğu gerekçesiyle davalı ... AŞ hakkındaki davanın esastan, diğer davalıya yönelik davanın pasif husumet yönünden reddine karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.
1) Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davacı vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan ve yerinde görülmeyen sair temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir.
2) Dava, nakliyat sigorta poliçesinden kaynaklanan rücuan tazminat istemine ilişkindir. Her ne kadar mahkemece, davalı Talos Denizcilik Ltd. Şti. hakkındaki davanın husumet yönünden reddine karar verilmiş ise de anılan davalının taşıma komisyoncusu olduğu ve taşıma komisyoncusunun TTK‘nun 808. maddesine göre taşıyan gibi sorumlu olduğu, taşınan emtianın sigortalı tarafından istiflendiği ve istif kusuru nedeniyle hasara uğradığı anlaşılmasına göre mahkemece, davanın açıklanan gerekçelerle esastan reddi gerekirken, husumet yönünden reddi yerinde değil ise de, sonucu itibariyle doğru olan kararın onanmasına karar vermek gerekmiştir.
3- Hüküm tarihinde yürürlülükte olan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi Genel Hükümleri`nin 3. maddesinde, müteselsil sorumlular aleyhine açılan davanın reddinde, ret sebebi ortak olanlar lehine tek avukatlık ücreti hükmolunması gerekmesine rağmen mahkemece her bir davalı yararına ayrı ayrı vekalet ücretine hükmedilmesi doğru görülmemiş ve kararın bozulması gerekmiş ise de bu yanlışlığın düzeltilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden hükmün HUMK'nun 438/7 nci maddesi uyarınca düzeltilerek onanması yoluna gidilmiştir.
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, E. 2009/10581, K. 2011/2899, 21 Mart 2011 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama