KÜNYE
11. Hukuk Dairesi 2009/10739 E., 2011/4649 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 19 Nisan 2011
- Mahkemesi
- Asliye Hukuk Mahkemesi
Karar Metni
486 kelime·2 dk okuma
Taraflar arasında görülen davada Konya 3.Asliye Hukuk Mahkemesi’nce verilen 05.05.2009 tarih ve 2006/38 - 2009/100 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi taraf vekilleri tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkilinin tescilli TSE markasını kullanmak için müvekkili ile marka kullanma sözleşmesi yapılmasının gerektiğini, davalının bu sözleşmeyi yapmaksızın imal ettiği ve sattığı dorse, remork, yarı remork, dingil, ilave dingil gibi ürünleri tanıtan kataloglarda, broşürlerde, bloknotlarda ve internet sitelerinde TSE markasını kullandığını, yapılan tespit ile de bu durumun belirlendiğini, bu nedenle müvekkilinin maddi ve manevi zarara uğradığını ileri sürerek, TSE markasına vaki tecavüzün önlenmesine, piyasaya sunulan ve stoklarda bulunan haksız marka basılı her türlü evrak ve broşürün toplatılmasına, 3.850 TL maddi, 3.850 TL manevi olmak üzere 7.700 TL tazminatın reeskont faiziyle birlikte davalıdan tahsiline, kararın ilanına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, müvekkilinin davacı kurumdan yeterlilik belgesi aldığını, TSE markasını kullanmak için de hazırlık yaptığını, bu sebeple davaya konu belgelerin basıldığını, dağıtımı gerçekleşmeyen materyallerdeki markanın kullanıldığı iddiasında bulunulamayacağını savunarak, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, davalının, davacı ile sözleşme akdetmeksizin davacının TSE markasını katalog, broşür ve formlar üzerinde kullandığını, bu kullanımın davacının marka hakkına tecavüz oluşturduğu, bu tecavüz nedeniyle davacının 3.576 TL maddi zararının oluştuğu, davacı tarafın ürünlerin toplatılmasına yönelik talebini atiye bıraktığı gerekçesiyle, açılan davanın TSE markasına tecavüz yönünden kabulü ile davacının TSE markasına vaki tecavüzünün önlenmesine, toplatılma talebi hakkında karar verilmesine yer olmadığına, maddi ve manevi tazminat taleplerinin kısmen kabulü ile,
3.576 TL maddi, 3.576 TL manevi tazminatın dava tarihinden itibaren işleyecek reeskont faizi ile birlikte davalıdan tahsiline, fazlaya ilişkin talebin reddine, kararın ilanına karar verilmiştir.
Kararı, taraf vekilleri temyiz etmiştir.
1-Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre davalı vekilinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddine karar vermek gerekmiştir.
2-HUMK’nun 21.07.2004 tarihinde yürürlüğe giren 5219 sayılı Kanun ile değişik 427/2 nci maddesi hükmüne göre, miktar veya değeri 2009 yılı itibariyle 1.400,00 YTL'nı geçmeyen taşınır mal ve alacak davalarına ilişkin nihai kararlar, 14.05.2009 hüküm tarihi itibariyle kesindir.
Somut uyuşmalıkta davacı toplam 7.700 TL'nın tahsilini talep etmiştir. Mahkemece, davanın kısmen kabulü ile toplam 7.152 TL’nın davacıya ödenmesine, fazlaya ilişkin talebin reddine karar verilmiş olup davacı vekilinin karara yönelik olarak yapılan temyiz isteminin reddedilen alacağın yukarıda anılan Kanun hükümleri uyarınca temyiz sınırının altında kalması nedeniyle reddine karar vermek gerekmiştir.
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, E. 2009/10739, K. 2011/4649, 19 Nisan 2011 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama