KÜNYE
11. Hukuk Dairesi 2009/10858 E., 2011/4501 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 18 Nisan 2011
- Mahkemesi
- Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi
Karar Metni
341 kelime·2 dk okuma
Taraflar arasında görülen davada Ankara 2.Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi’nce verilen 16.04.2009 tarih ve 2007/82 - 2009/102 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davalı TPE Başkanlığı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkiline ait “Sebamed” markasının 03, 05, 16 ve 24. sınıf ürünler için TPE nezdinde tescilli olduğunu, davalı şirketin müvekkilinin markası ile iltibas oluşturan ve tanı/nmışlığından haksız yarar sağlayacak “Sebazol” ibaresini 03, 05 ve 29. sınıflarda tescili için yaptığı başvuruya yaptıkları itirazın Markalar Dairesi ve en son TPE YİDK tarafından reddedildiğini ileri sürerek, YİDK kararının iptaline karar verilmesini talep ve dava etmiş, 09.09.2008 tarihli ıslahla, YİDK kararının iptali ile davalı markasının hükümsüzlüğüne karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalıların vekilleri, davacının markaları ile davalı başvurusundaki işaretin karıştırılabilecek derecede benzer olmadığını, kapsamlarındaki ürünlerin farklı olduğunu bu nedenle davacı markalarının tanınmışlığından haksız yararlanmanın söz konusu olmadığını, davacı markasının ayırt edici karakteri ile markanın itibarına zarar verilemeyeceğini savunarak, ayrı ayrı davanın reddini istemişlerdir.
Mahkemece, iddia, savunma ve dosya kapsamına göre, markalar arasında görsel, sessel ve genel izlenim itibariyle 556 sayılı KHK'nin 8/1-b ve 8/4. maddesi anlamında benzerlik bulunduğu, markalar kapsamındaki ürünler ile ürünlerin nihai tüketicilerinin aynı olduğu, emtiaların bir birinin yerine ikame edilebileceği, davacı markasının tanınmışlığı dikkate alındığında, markadan haksız yararlanma ihtimali bulunduğu gerekçesiyle davanın kabulü ile, TPE YİDK’nun 2006/M-3938 sayılı kararının iptaline, davalı markasının hükümsüzlüğüyle sicilden terkinine karar verilmiştir.
Kararı, davalı TPE Başkanlığı vekili temyiz etmiştir.
Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davalı TPE Başkanlığı vekilinin tüm temyiz itirazları yerinde değildir.
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, E. 2009/10858, K. 2011/4501, 18 Nisan 2011 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama