İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /Yargıtay Kararları
  3. /11. Hukuk Dairesi

YARGITAY · 11. HUKUK DAİRESİ

İçtihat Metni

Yargıtay 11. Hukuk Dairesi E.2009/11092 K.2011/10375

Taraflar arasında görülen davada İstanbul 7. Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 10/02/2009 tarih ve 2006/623-2009/35 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi duruşmalı olarak davacılar vekili ve davalı vekili tarafından istenmiş olmakla, duruşma için…

Esas2009/11092Karar2011/10375Tarih15 Eylül 2011Okuma7 dk · 1.348 kelime

KÜNYE

11. Hukuk Dairesi 2009/11092 E., 2011/10375 K.

Mercii
Yargıtay
Karar tarihi
15 Eylül 2011
Mahkemesi
Ticaret Mahkemesi
Karar metni, Yargıtay Karar Arama kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

1.348 kelime·7 dk okuma

Taraflar arasında görülen davada İstanbul 7. Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 10/02/2009 tarih ve 2006/623-2009/35 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi duruşmalı olarak davacılar vekili ve davalı vekili tarafından istenmiş olmakla, duruşma için belirlenen 13/09/2011 gününde davacı avukatı ... ile davalı avukatı... gelip, temyiz dilekçesinin süresinde verildiği anlaşıldıktan ve duruşmada hazır bulunan taraf avukatları dinlenildikten sonra, duruşmalı işlerin yoğunluğu ve süre darlığından ötürü işin incelenerek karara bağlanması ileriye bırakılmıştı. Dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlenildikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:

Davacılar vekili, müvekkillerinin miras bırakanı...'in 22/07/2005 tarihinde öldüğünü, murisin Beşiktaş - Dikilitaş, 7 Ada, 19 Parselde, 9 katlı kargir apartmanın 5 no'lu dairesini satın almak için Akbank Beykoz Şubesi'nden 100.000 TL'lik tüketici kredisi kullandığını, taşınmaza bankaca ipotek konulduğunu, kredi sözleşmesine bağlı hayat sigortasının da davalı şirketten aynı miktarda yapıldığını, primin tahsil edildiğini, kalan kredi borcunun son 4 aylık taksidinin ödenmemesi üzerine Akbank Beykoz Şubesi tarafından 27/04/2006 tarihinde ihtarname çekildiğini, müvekkillerinin 05/05/2006 tarihinde davalı şirketten ölüm tazminatının ödenmesini,

banka borcunun kapatılmasını, bakiye sigorta alacağının ödenmesini istediklerini ancak, bankanın müvekkilleri hakkında İstanbul 10.İcra Müdürlüğü'nün 2006/813 sayılı dosyasından tüketici kredisine dayanak yapılan ve alınan ipoteğin paraya çevrilmesini teminen takip yaptığını ileri sürerek kredili hayat sigorta poliçesinden doğan ölüm tazminatı ile uğranılan diğer zararlardan şimdilik 30.000 TL'sinin 15/08/2005 tarihinden itibaren ticari avans faizi ile davalıdan tahsiline karar verilmesini istemiştir.

İşbu dava dosyası ile birleşen İstanbul Asliye 3.Ticaret Mahkemesi'nin 2007/555 esas sayılı dosyada davacılar vekili, ödenmesi gereken ölüm tazminatından bakiye 70.000 TL'nin 15/08/2005 tarihinden itibaren ticari avans faizi ile davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiş, ayrıca İstanbul 10.İcra Müdürlüğü'nün 2006/813 dosyasında müvekkilleri hakkında yapılan takipte talep edilen takip miktarındaki 9.183,36 TL akdi ve temerrüt faizi, BSMV, ihtarname masrafı, takipten itibaren dava tarihine kadar hesaplanan temerrüt faizi, BSMV, icra vekalet ücreti, tahsil harcı, cezaevi harcı, ilk takip masrafı harçları tutarı 16.133,36 TL olmak üzere,

toplam 25.322 TL'nin ve dava tarihinden sonra icra takibindeki asıl alacak kalemine işleyecek %38,22 temerrüt faizi, BSMV ile birlikte dosya borcunu kapatmak üzere müvekkillerine ödenmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.

Davalı vekili, tüketici kredisinde taraf bulunmadıkları, ölenin hayat sigortası poliçesini yenileme yükümlülüğü bulunmadığını, muris adına düzenlenen poliçenin 20/11/2004 tarihinde sona erdiğini, ikinci poliçenin başlangıcının 19/04/2005 olduğunu, murisin silahla yaralandığı, yoğun bakımda olduğu 18/04/2005 tarihinde poliçenin yapıldığının açık olduğunu, Trabzon'da yaşanan yaralanmanın müvekkil şirketçe bilinmesinin mümkün bulunmadığını savunarak, davanın reddini talep etmiştir.

Dava ihbar olunan ..., ipotekli takipte konu edilen taşınmazı davacıların miras bırakanı...’e devrettiğini, kredi borcunun bitiminde tapunun kendisine iade edilmesi gerektiğini, ancak kredi borcunun bitiminden önce murisin ölümü nedeniyle mirasçıların bu taşınmazı kendisine devretmediklerini, bu nedenle İstanbul Asliye 8.Hukuk Mahkemesi'nin 2006/283 Esasına kayıtlı tapu iptali ve tescil davası açtığını, bu dava sonucunun beklenmesi gerektiğini, takip dosyasında satışı önlemek yönünden 31.500 TL'yi Akbank Beykoz Şubesi'ne ödeyerek takip dosyasındaki alacağı bankadan temlik aldığını,

buna bağlı davalı şirket ve davacılardan alacaklı duruma geçtiğini, İstanbul Asliye 8.Hukuk Mahkemesi dosyasındaki davanın lehe sonuçlanması halinde ipoteğin ödediği para yönünden bir değerinin kalmayacağını belirterek, bu dava sonucunun beklenmesi gerektiğini beyan etmiştir.

Mahkemece, iddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, muris...’nin Akbank Beykoz Şubesi'nden kullandığı tüketici kredisine dayalı olarak alınan ipoteğin ödenmemesi üzerine bankaca davacılar aleyhine İstanbul 10.İcra Müdürlüğü'nün 2006/813 sayılı takip dosyasından 10/07/2006 tarihinde ipoteğin paraya çevrilmesi yollu takip yapıldığı, takipte toplam miktarın 30.349,50 TL olarak yer aldığı,

Akbank Beykoz Şubesi'nin bu takibe dayalı olarak takip borçlularına yönelik alacağının tamamını 31.500 TL üzerinden 08/11/2006 tarihinde ...’na temlik sözleşmesi ile devrettiği, davacıların miras bırakanı... ile davalı sigorta arasında düzenlenen poliçede ölüm halinde sigorta teminatının 100.000 TL olduğu, sigortanın poliçesinin 20/11/2003 tarihinde düzenlendiği , bir yıl süreli olduğu, aynı miktarı taşıyan ikinci poliçenin 19/04/2005 tarihinde düzenlenip 19/04/2006 tarihinde sona erdiği,

dosya verilerine göre davalı sigortacının beyan yükümlülüğünün ihlali ile ilgili olarak süresinde cayma hakkını kullanmaması nedeniyle düzenlenen 2.poliçenin sigortalının ölümü anında ayakta ve yürürlükte olduğu, Akbank Beykoz Şubesi'nin 20/08/2007 tarihli yazısına göre murisin kredi borcunun 08/11/2006 tarihinde kalmadığının bildirildiği, ...’nun açtığı tapu iptali ve tescil davasının kabul ile sonuçlandığı, İstanbul 10.İcra Müdürlüğü'nün 2006/813 dosyasındaki ipotekli taşınmazın ... adına tapuya tesciline karar verildiği, davanın somut davayı doğrudan ilgilendiren bir yönü bulunmadığından kesinleşmesinin beklenmesine gerek görülmediği,

poliçede ölüm anında 100.000 TL'lik ölüm tazminatının yer aldığı, açılan esas dava yönünden 30.000 TL talep edilmekle, bu miktarın aynen davalı şirketten alınmasına karar vermek gerektiği, birleşen dosyada ihbar olunan ...’nun 31.500 TL ödeyerek takip dosyasındaki alacağı temlik almasına bağlı 70.000 TL olarak istenen ölüm tazminatı tutarından bu miktarın düşümü sonucu davacıların ölüm tazminat tutarı olarak 38.500 TL talep edebilecekleri,

davacılar vekilinin diğer istemlerinin dosya kanıtlarına uygun düşmemesi nedeniyle yerinde bulunmadığı gerekçesiyle asıl davanın kabulü ile 30.000 TL'nin 12/12/2005 tarihinden itibaren değişen oranlarda avans faizi ile birlikte davalıdan alınıp davacılara... veraset belgesindeki payları oranında verilmesine, birleşen dosyanın kısmen kabulü ile 38.500 TL'nin 12/12/2005 tarihinden itibaren değişen oranlarda avans faizi ile birlikte davalıdan alınıp davacılara... veraset belgesindeki hisseleri oranında verilmesine, fazlaya ilişkin istemin reddine karar verilmiştir.

Kararı, davacılar vekili ve davalı vekili temyiz etmiştir. 1-Dava, hayat sigorta poliçesinden kaynaklanan tazminat istemine ilişkindir. Davalı sigorta şirketi, davacılar murisinin sigorta sözleşmesinin kurulma aşamasında doğru bilgi verme yükümlülüğünü yerine getirmediğini savunarak ödeme yapmamıştır.

Sigorta sözleşmesi kurulurken sigortalıya yüklenen doğru bilgi verme (ihbar) yükümlülüğü ile T.T.K.nun 1290.maddesi hükmü mal sigortalarına ilişkin olmakla birlikte yerleşmiş Yargıtay uygulaması ile hayat ve kaza sigortalarında da uygulanmaktadır. Bu nedenle sigorta ettiren, sigortacıya doğru bilgi vermekle yükümlü bulunmaktadır.

Kural olarak, rizikonun gerçekleşmesinden önce sigortacı bilginin yanlış verildiğini öğrendiği taktirde aynı hüküm gereğince sigortacıya sözleşmeden cayma hakkı tanınmıştır. Cayma hakkının kullanılmadığı halde ise bu hak düşer ve sözleşme hükümlerini doğurmaya devam eder.

Yine, sigorta hukukunda esas itibarıyla sigorta ettirenin sözleşme yapılırken gerçek durumu bildirme yükümlülüğü bulunmakta olup, yanlış veya eksik bildirimde bulunmak ya da bilinen önemli hususların sigortacıdan gizlenmesi halinde, sigortacının hataya düşmüş olup, olmadığı gözetilmeksizin sözleşmeden dönme (cayma) hakkı doğar.

Ancak, yasada öngörülen sürede, bu hakkın kullanılmasına ilişkin irade açıklamasının mı, bu iradenin sigorta ettirene bildirilmesinin mi zorunlu olduğu hususunda belirsizlik bulunmaktadır. Sözleşmeden dönme, fesih bildiriminden farklı olarak sözleşmenin kuruluş anından başlayarak geriye doğru sonuçlar doğuran bir irade açıklamasıdır. TTK.nun 1290 ncı maddesinde bu hakkın bir ay içerisinde sigorta ettirene bildiriminden değil, “kullanılmasından” söz edilmektedir.

Bundan dolayıdır ki, bu hak, ilgili hususun öğrenildiği tarihten bir ay içerisinde kullanılmalı, yani muhatabın bilgisine ulaştırılmak üzere dışa vurulmalıdır. Yasa metninin yazılış biçimi ve sözleşmeden cayma kavramının özü, böyle bir yorumu zorunlu kılmaktadır. Aksinin kabulü halinde, sözleşmeden dönme hakkının kullanılmasının olanaksız hale getirilmesine meydan verilmiş olur.

Dava konusu olayda ise, rizikonun gerçekleşmesinden önce sigortacının bu hususu öğrendiği ispat edilmiş değildir. Rizikonun gerçekleşmesinden sonra sözleşmeden cayma esasen mümkün değildir. Böyle bir durumda sigortacı ya sözleşmeye koyacağı hükümle, ya ...K.nun genel hükümlerine dayanarak hakkını koruyabilecektir. Nitekim dava konusu olayda da Genel Şartlar’ın C.2/2.2 .maddesine konulan hüküm ile kasıt halinde sözleşmeden caymanın mümkün olduğu düzenlenmiştir. Poliçeye bu yönde konulan hüküm sigorta hukuku ile ilgili emredici nitelikte hükümlere aykırı olmadığı gibi, B.K.nun sözleşme hukuku ilkelerine de aykırı düşmemektedir.

Davaya konu olayda, sigortalı muris...’nin 18.04.2005 tarihinde silahla saldırı sonucu yoğun bakımda iken 19.04.2005 tarihinde, başlangıç tarihi 19.04.2005 olan bir yıl süreli Akgüvence Kredi Hayat Sigorta Poliçesi düzenlendiği, sigortalı muris 22.07.2005 tarihinde vefat edince poliçede lehtar olan dava dışı Akbank A.Ş. tarafından davalı sigorta şirketine 21.11.2005 tarihinde tebliğ olunan 18.11.2005 tarihli ihtar ile riziko davalıya bildirildiği , davalı sigorta şirketinin 23.11.2005 tarihli yazı ile belgeleri talep ettiği ve 30.11.2005 tarihinde tebliğ olunan yazı ile eksik belgelerin gönderildiği,

davalı sigorta şirketinin de 12.12.2005 tarihli ihtarı ile poliçe teminatının ödenmeyeceği belirtilerek cayma hakkını süresinde kullanmış olduğu anlaşılmaktadır. Bu durumda mahkemece, davalı sigortacının yasal süresi içerisinde (Genel Şartlar’ın C.2/2.2 .maddesi ) sigorta bedelini ödemeyeceğini bildirerek cayma hakkını kullanmasından dolayı davanın reddi yerine, aksine düşüncelerle yazılı şekilde karar verilmesi doğru görülmemiş, kararın davalı yararına bozulması gerekmiştir.

2- Davacılar vekilinin temyiz itirazlarına gelince; bozma sebep ve şekline göre davacılar vekilinin temyiz itirazlarının incelenmesine yer olmadığına karar vermek gerekmiştir.

SONUÇ / HÜKÜM

SONUÇ

Yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davalı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile kararın davalı yararına BOZULMASINA, (2) numaralı bentte açıklanan nedenlerle bozma sebep ve şekline göre davacılar vekilinin temyiz itirazlarının incelenmesine yer olmadığına, takdir edilen 825,00 TL duruşma vekalet ücretinin davacılardan alınarak davalıya verilmesine, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz eden davalıya iadesine, 15/09/2011 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.

Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, E. 2009/11092, K. 2011/10375, 15 Eylül 2011 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

Karar Bilgileri

Mercii
Yargıtay
Daire
11. Hukuk Dairesi
Esas No
2009/11092
Karar No
2011/10375
Tarih
15 Eylül 2011

İlgili Kararlar

  • Yargıtay 11. Hukuk Dairesi E.2009/11098 K.2011/10408
  • Yargıtay 11. Hukuk Dairesi E.2009/11099 K.2011/10390
  • Yargıtay 11. Hukuk Dairesi E.2009/11106 K.2011/10392
  • Yargıtay 11. Hukuk Dairesi E.2009/11107 K.2011/10407
  • Yargıtay 11. Hukuk Dairesi E.2009/11112 K.2011/10376
  • Yargıtay 7. Ceza Dairesi E.2009/11121 K.2011/16260

Tüm Arşiv

Yargıtay KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.