KÜNYE
11. Hukuk Dairesi 2009/11106 E., 2011/10392 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 15 Eylül 2011
- Mahkemesi
- İstanbul 3.Fikrî ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi
Karar Metni
328 kelime·2 dk okuma
Taraflar arasında görülen davada İstanbul 3.Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi’nce verilen 04.03.2009 tarih ve 2006/399 - 2009/47 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi duruşmalı olarak davacı vekili tarafından istenmiş olmakla, duruşma için belirlenen 13.09.2011 gününde davacı avukatı .... ile davalı avukatı ... gelip, temyiz dilekçesinin süresinde verildiği anlaşıldıktan ve duruşmada hazır bulunan taraf avukatları dinlenildikten sonra, duruşmalı işlerin yoğunluğu ve süre darlığından ötürü işin incelenerek karara bağlanması ileriye bırakılmıştı. Dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlenildikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkilinin "Hey" ve "Hey&Hey" markalarının sahibi olduğunu, aynı zamanda "Hey-..." ticaret unvanını 11.06.1975 tarihinde adına tescil ettirip bu güne kadar da kullandığını, davalı şirketin ise aynı faaliyet alanında "Hey Tekstil San. ve Tic.A.Ş." unvanını 30.03.1992 tarihinde adına tescil ettirdiğini ileri sürerek, davalının müvekkilinin marka hakkına tecavüz ve haksız rekabet oluşturan eyleminin tespit ve önlenmesini, ticaret unvanından "Hey" ibaresinin silinmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece, toplanan kanıtlara dayanılarak, davacının "Hey" markasının 04.04.1991 tarihinde tescil edilse de yenilenmemek suretiyle marka hakkının sona erdiği, "Hey&Hey" markasının ise 12.01.2003 tarihinde davacı adına tescil edildiği, bu tarihin davalının ticaret unvanının tescil tarihinden çok sonra olduğu, tarafların aynı sektörde faaliyette bulundukları da gözetildiğinde, davalının 30.03.1992 tarihinde ticaret unvanını tescil ettirdikten 13 yıl sonra açılan bu davanın, MK'nun 2. maddesi uyarınca hakkın kötüye kullanılması sonucunu yaratacağı gerekçesiyle, davanın reddine karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.
Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davacı vekilinin tüm temyiz itirazları yerinde değildir.
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, E. 2009/11106, K. 2011/10392, 15 Eylül 2011 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama