KÜNYE
11. Hukuk Dairesi 2009/1145 E., 2010/7354 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 24 Haziran 2010
- Mahkemesi
- Gaziantep Asliye 3.Hukuk Mahkemesi
Karar Metni
321 kelime·2 dk okuma
Taraflar arasında görülen davada Gaziantep Asliye 3.Hukuk Mahkemesi’nce verilen 07.11.2008 tarih ve 2008/312-2008/516 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, davalı tarafın asansörlerde kullanılmakta olan otomatik kapı sistemleri içerisinde kullanılan bir sistem için faydalı model belgesi isteminde bulunduğunu, davalının faydalı model belgesi ile koruma altına almak istediği sistemin asansör sektöründe çok uzun yıllardan beri kullanılmakta olduğunu, bu nedenle davalının elinde bulundurduğu faydalı model belgesinin 551 sayılı KHK’nin aradığı şartları taşımadığını ileri sürerek, sözkonusu faydalı model belgesinin iptaline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, davanın açıldığı tarihte iptali istenen faydalı modelin henüz tescil edilmemiş olduğunu, bu nedenle hükümsüzlük davasının konusunun mevcut bulunmadığını savunarak, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, davacı tarafın hükümsüzlüğüne karar verilmesini istediği faydalı model belgesinin 23.06.2008 tarihinde davalı şirkete verildiği, işbu davanın ise 09.06.2008 tarihinde açıldığı, dolayısıyla dava tarihinde usulüne uygun bir tescil belgesi bulunmadığından iptalinin de istenemeyeceği sonucuna varılarak, davanın reddine karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.
Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmaması ile 551 sayılı KHK’nin 166 ncı maddesinin yaptığı yollama uyarınca aynı KHK’nin 130/3 ncü maddesine göre hükümsüzlük davasının davanın açıldığı anda sicilde kayıtlı bulunan kişiye karşı açılmasının mümkün olmasına, somut olayda ise dava tarihi itibariyle davalı adına tescil edilmiş bir faydalı model belgesinin bulunmadığının anlaşılmasına göre davacı vekilinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir.
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, E. 2009/1145, K. 2010/7354, 24 Haziran 2010 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama