KÜNYE
11. Hukuk Dairesi 2009/11833 E., 2011/4566 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 18 Nisan 2011
- Mahkemesi
- Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi
Karar Metni
367 kelime·2 dk okuma
Taraflar arasında görülen davada Ankara 4. Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi’nce verilen 22.10.2008 tarih ve 2008/58-2008/120 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkilinin 10.02.2006 tarihli başvuru ile "ANADOLU LEASING" ibaresinin tescilini istediğini, daha önce tescilli bulunan "ANADOLU NET A+ŞEKİL", "ANADOLU 7/24" ve "ANADOLU FİNANS" markaları gerekçe gösterilerek 556 sayılı KHK'nin 7/1-b maddesi uyarınca talebinin reddedildiğini, müvekkilin başvurusu ile redde dayanak markaların görsel olarak benzemediğini, hizmet sınıfları, potansiyel hedef kitlesi ve müşterileri nezdinde algılanmaları gibi unsurlar düşünüldüğünde karıştırılmalarının mümkün olmadığını ileri sürerek, TPE YİDK kararının iptaline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, davacının marka başvurusu ile redde dayanak markaların "ANADOLU" ibaresini ihtiva ettiğini ve işaretlerin aynı olduğunu, markalarda yer alan diğer unsurların herkesin kullanımına açık işletmelerin faaliyet konularını gösteren ve ayırt ediciliği bulunmayan işaretler olduğunu, YİDK kararının doğru olduğunu savunarak davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, redde dayanak markalar zayıf da olsa tescilli olduklarından korunması gerektiği, ayrıca söz konusu markalardaki "net", "7/24", "FİNANS" unsurları ile davacı başvurusundaki "LEASING" unsurunun finansal ve parasal hizmetleri anımsattığı, bu nedenle ayırt ediciliği sağlamayacağı, aksine markaların daha çok birbirlerine benzemesi ve karışmasına yol açacağı, davacının ticaret unvanındaki "ANADOLU" sözcüğünün belirli bir tanınmışlığa sahip olduğu ve korunması gerektiği iddiasının 556 sayılı KHK'nin 7/1-b maddesi kapsamında tartışılamayacağı,
ancak Kararnamenin 8/3 ve 8/5 maddeleri kapsamında tartışılmasının söz konusu olabileceği ve bu hususların işbu davanın konusu olmadığı, davacının tescil başvurusunda bulunduğu ibare ile daha önce tescilli bulunan markaların 556 sayılı KHK'nin 7/1-b maddesi bağlamında ayırt edilemeyecek kadar benzer olduğu gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir. Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davacı vekilinin tüm temyiz itirazları yerinde değildir.
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, E. 2009/11833, K. 2011/4566, 18 Nisan 2011 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama