KÜNYE
11. Hukuk Dairesi 2009/12990 E., 2011/5246 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 2 Mayıs 2011
- Mahkemesi
- Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi
Karar Metni
452 kelime·2 dk okuma
Taraflar arasında görülen davada Ankara 2. Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi’nce verilen 23.07.2009 tarih ve 2009/76-2009/11 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkilinin 132 sayılı Kanunla kurulmuş, tüzel kişiliği haiz özel hukuk hükümlerine göre yönetilen bir kamu kurumu olduğunu, Kuruluş Kanununun 1 nci maddesi uyarınca kurumun izni olmaksızın ‘TSE’ markasının üçüncü kişilerce hiçbir şekilde kullanılamayacağını, müvekkiline ait ‘K-Q TSE-ISO-EN 9000+şekil’ ibareli tescilli markanın davalı tarafından izin alınmaksızın kullanıldığını ileri sürerek, markaya yönelik tecavüzün tespiti ve önlenmesine, 4.130,00 TL maddi ve 20.650,00 TL manevi tazminatın davalıdan temerrüt faiziyle birlikte tahsiline, hükmün ilanına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı, davaya cevap vermemiştir.
Mahkemece, iddia ve dosya içeriğine göre, davalının, davacının tescilli markasını izin almaksızın ürün ve ambalajda kullanma eyleminin marka hakkına tecavüz oluşturduğu ve davalının, tecavüzden yarar sağladığı gerekçesiyle davanın kısmen kabulü ile davalının davacının marka hakkına tecavüz oluşturan eylemlerinin durdurulmasına ve önlenmesine, 2.065,00 TL maddi ve 2.065,00 TL manevi tazminatın temerrüt faiziyle birlikte davalıdan tahsiline, hüküm özetinin ilanına karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.
1) Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davacı vekilinin aşağıdaki bent kapsamı dışında kalan diğer temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir.
2) Dava, davalının davacı Enstitü ile sözleşme yapmaksızın “TSE” markasını kullanmasından kaynaklanan tecavüzün önlenmesi, maddi ve manevi tazminat istemlerine ilişkindir. ... Belgelendirme Talimatının 2.1.maddesine göre “TSE” markası, üzerine veya ambalajına konulduğu malların ilgili Türk Standardına uygun olarak imal edilip, piyasaya arz edildiklerini belirten ve Enstitü ile yapılacak bir sözleşme çerçevesinde kullanılabilen markadır.
Davalının, sözleşme yapmadığı dönemde davacının yaptırdığı tespit sırasında, üretilen mallarda ve ambalajlarda TSE. Markasını kullandığı belirlendiğine ve mahkemece de böyle kabul edildiğine göre davalının eylemi 556 sayılı KHK.nin 61.maddesi uyarınca marka hakkına tecavüz sayılan fiillerdendir. Aynı KHK.nin 62.maddesine göre de marka hakkı tecavüze uğrayan marka sahibi, tecavüzün giderilmesi ve maddi ve manevi zararının tazminini mahkemeden talep edebilir.
132 sayılı TSE Kanunu’na dayanılarak çıkarılan Sistem Belgelendirme Talimatının 12/2. maddesinde maddi tazminatın hesaplanma şekli belirtilmiş olup, davacı markasını izinsiz kullanan davalının işyerinde çalıştırdığı işçi sayısı saptanarak maddi tazminatın anılan talimat hükümlerine göre hesaplanması gerekirken, hatalı değerlendirmeyle yazılı şekilde hüküm kurulması doğru görülmemiş, kararın davacı yararına bozulması gerekmiştir.
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, E. 2009/12990, K. 2011/5246, 2 Mayıs 2011 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama