KÜNYE
11. Hukuk Dairesi 2009/12993 E., 2011/5588 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 9 Mayıs 2011
- Mahkemesi
- Ticaret Mahkemesi
Karar Metni
380 kelime·2 dk okuma
Taraflar arasında görülen davada Ankara 1. Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 11.06.2009 tarih ve 2007/178 - 2009/437 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davalı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, davalı ile 21.04.1998 tarihli noter onaylı acentelik sözleşmesi düzenlendiğini, sözleşmenin 14.12.2006 tarihinde çekilen noter ihtarı ile fesih edildiğini, davalı acentenin 146.251,02 TL borcunun bulunduğunu ileri sürerek, bu miktarın davalıdan tahsilini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, müvekkilinin sözleşme kapsamınca yükümlülüklerini yerine getirdiğini, sözleşmenin tek taraflı olarak haksız şekilde fesih edildiğini ve müvekkilinin mağduriyetine neden olduğunu savunarak, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, toplanan delillere ve benimsenen bilirkişi raporuna dayanılarak, taraflar arasındaki acentelik sözleşmesinin 22.maddesi uyarınca davacı şirketin sözleşmeyi önceden haber vermeksizin ve hiçbir kanuni işleme gerek kalmaksızın derhal ve doğrudan fesih hakkının bulunduğu, 17. maddesi uyarınca ihtilaf halinde davacı şirket defterler ve kayıtlarının esas alınacağı, davacı defter ve kayıtlarında davalının 143.553,54 TL borçlu olduğu, borç ipotek ile temin edilmiş olsa da davacının alacak davası açabileceği gerekçesiyle 143.553,54 TL’nin dava tarihinden itibaren avans faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmiştir.
Kararı, davalı vekili temyiz etmiştir.
1)Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davalı vekilinin aşağıdaki bent dışında kalan sair temyiz itirazlarının reddine karar vermek gerekmiştir.
2) Dava alacak istemine ilişkin olup, yukarıda yapılan özetten de anlaşılacağı üzere davalının davacı şirketin prim tahsil yetkisi olan acentesi olduğu ve bilahare davacının davalıyla olan sözleşmesini feshettiği çekişmesizdir. Davalı, aracılık ettiği poliçelerden bazılarının primlerinin henüz kendisine ödenmediğini ve davacının prim tahsil etme yetkisini kaldırması nedeniyle bunları tahsil etmesinin de mümkün olmadığını, buna karşılık bu primlerinde hesabına borç kaydedildiğini savunmuştur. Davalının bu savunması mahkemece değerlendirilmemiştir. Bu itibarla, mahkemece davalının bu savunması üzerinde durularak neticesine göre bir karar vermek gerekirken eksik inceleme ile yazılı şekilde karar tesisi bozmayı gerektirmiştir.
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, E. 2009/12993, K. 2011/5588, 9 Mayıs 2011 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama