KÜNYE
11. Hukuk Dairesi 2009/15098 E., 2011/7764 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 27 Haziran 2011
- Mahkemesi
- Ticaret Mahkemesi
Karar Metni
550 kelime·3 dk okuma
Vekili Av....
Taraflar arasında görülen davada Antalya 1. Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 11.09.2009 tarih ve 2008/269-2009/415 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davalı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkilinin dava dışı ... Ltd.
Şti'den aldığı 1815 adet kot pantolonun davalı kargo firması aracılığıyla İstanbul Güngören şubesinden Lara Şubesine 04.07.2007 ve 16.08.2007 tarihlerinde gönderildiğini, 04.07.2007 tarihinde 13 çuval olarak gönderilen pantolonlardan 3 çuvalının, 16.08.2007 tarihinde gönderilenlerden ise, 2 çuvalının kaybedildiğini, toplam 5 çuvalda 723 adet pantolonun davalı tarafça kaybedildiğini, TTK 'nın 781. maddesine göre taşıyıcının alıcıya teslim tarihine kadar geçen sürede oluşan ziyaa ve hasardan sorumlu olduğunu ileri sürerek,
teslim anında tutulan tutanaklarda mahiyeti ve miktarı belirtilen kaybedilmiş pantolonlardan şimdilik 567 adedinin fatura karşılığı olan 18.650,00 TL'nin kargoya teslim tarihinden itibaren ticari avans faizi ile tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, taşıma sözleşmesinin dava dışı Mustafaoğlu Ltd.
Şti. ile yapıldığını, davacının sözleşmenin tarafı olmadığını, gönderenin bizzat imzaladığı ambar teslim fişinin arkasında bulunan taşıma sözleşmesinin 5, 6 ve 7. maddelerinin dikkate alınması gerektiğini, davacının her zaman düzenlenmesi mümkün faturalar ile kalite standardı gereği müşteri beyanına göre tutulan tutanaklara dayanarak zarar ve tazminat iddiasında bulunmasının yasaya aykırı olduğunu, gönderinin içeriğinin teslim tarihinde belli olmadığını, tutulan tutanakların ve davacının sunduğu faturaların da içeriği tesbit etmeye yarayan delil olarak kabul edilemeyeceğini,
fatura tarihi ile gönderme tarihi arasında 2 günlük bir sürenin bulunduğunu, davacının eksik ve yanlış beyan ile kusurlu davrandığını savunarak davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, davacıya gönderilen eşyanın davalı taşıyıcıya teslim edildikten sonra, alıcıya teslim edilmeden önce kaybolduğunun sabit olduğu, TTK.'nın 781. maddesine göre taşıyıcının, eşyanın kendisine teslim edildiği tarihten gönderilene teslim olunduğu tarihe kadar geçen müddet içinde ziya ve hasarlardan sorumlu olduğu, davalı her ne kadar bir taşıma sözleşmesinden bahsedip, bunun hükümlerine göre sorumlu olmadığını idia etmiş ise de, imzalanmış bir sözleşme bulunmadığı,
ayrıca TTK.'nın 766. maddesi uyarınca da taşıma akdinde kanunun taşıyıcıya yüklediği sorumlulukların önceden hafifletilmesi veya kaldırılması neticesini doğuran bütün kayıt ve şartların hükümsüz olduğu, teslim sırasında gönderilen emtianın içeriğinin belirtilmediği, sadece çuval olarak yazılı olduğu anlaşılmış ise de, davalı çalışanlarının bizzat tuttukları tutanaklarla kaybolan eşyanın "lacarino kot" olduğunu kabul ettikleri, davalı elemanlarının imzalarını taşıyan bu tutanakların davalıyı bağlayıcı nitelikte olduğu, dolayısıyla kaybolan çuvallar içinde kot pantolon ve kapri pantolon olduğunun kabul edildiği,
ilk gün taşınan 1560 adet kottan 360 adedinin kaybedildiği ve zararın 9.486,72 TL olduğu, ikinci gün taşınan emtialara ilişkin sunulan faturalar ve bilirkişi raporuna göre 2 çuvalda faturada belirtilen 255 adet pantolonun olduğu, bu durumda davacının 723 adet değil 615 adet kotunun kaybolduğu, davacının bunlardan 567 adedinin bedelini talep ettiği, kaybolan pantolonlardan 360 adedinin ilk taşımada, 207 adedinin ikinci taşımada kaybolduğu gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne 14.456,88 TL'nin dava tarihinden itibaren avans faiziyle tahsiline karar verilmiştir.
Kararı, davalı vekili temyiz etmiştir. Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davalı vekilinin tüm temyiz itirazları yerinde değildir.
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, E. 2009/15098, K. 2011/7764, 27 Haziran 2011 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama