KÜNYE
11. Hukuk Dairesi 2009/2665 E., 2010/9117 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 23 Eylül 2010
- Mahkemesi
- Sulh Hukuk Mahkemesi
Karar Metni
274 kelime·1 dk okuma
Taraflar arasında görülen davada Rize Sulh Hukuk Mahkemesi’nce verilen 09.09.2008 tarih ve 2008/379 - 2008/1196 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davalı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkilinin davalı banka nezdinde bulunan hesaplarına internet yolu ile girilerek sözkonusu hesaplardan havaleler yapılmış olduğunu, bu işlemlerin müvekkilinin internet şifresi kırılmak suretiyle meydana getirilmiş olduğunu, davalının gerekli güvenlik tedbirlerini almamış olması nedeniyle müvekkilinin zarara uğradığını, davalının müvekkilinin zararını tazmin etmediğini ileri sürerek, müvekkilinin uğradığı zarar tutarı olan 4.300,00 YTL’nin davalıdan faiziyle birlikte tahsilini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, davacının müvekkili bankanın internet sisteminden duyurduğu güvenlik uyarılarına ve imzalamış olduğu sözleşme hükümlerine uymayarak kendi bilgisayarını güvenli hale getirmediğini, bu nedenle davaya konu havale işlemlerinden müvekkili bankanın sorumlu olmadığını savunarak, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, iddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, davacıya ait internet şifresinin kırılması suretiyle davacının davalı banka nezdinde bulunan hesaplarına girilerek buradan başka hesaplara havaleler yapıldığı, bankanın bu işlemlerin yapılmasında kusurunun bulunduğu, davacının ise kusursuz olduğu sonucuna varılarak, davanın kabulüne karar verilmiştir.
Kararı, davalı vekili temyiz etmiştir.
Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davalı vekilinin tüm temyiz itirazları yerinde değildir.
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, E. 2009/2665, K. 2010/9117, 23 Eylül 2010 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama